Haber Detayı
Metalde grev kararı
MESS ile yürütülen TİS görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine üç metal işkolu sendikası grev kararı aldı. Yaklaşık 155 bin işçiyi kapsayan süreçte sendikalar, yüzde 18’lik zam teklifini ve üç yıllık sözleşme ısrarını reddetti.
Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri grev sürecine girdi.
Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile yürütülen müzakerelerde uzlaşma sağlanamaması üzerine Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Özçelik-İş sendikaları grev kararı aldı.
Yaklaşık 155 bin metal işçisini kapsayan süreçte sendikalar, işverenin ilk 6 ay için yüzde 18’e kadar çıkan zam tekliflerini, üç yıllık sözleşme ısrarını ve kazanılmış hakları geriye götüren düzenlemeleri kabul edilemez bulduklarını vurguladı.
Dün düzenlenen basın toplantısında Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, 31 işletmeye bağlı 43 fabrikada yaklaşık 11 bin işçiyi kapsayan sözleşme görüşmelerinde sürecin kritik bir aşamaya geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Uzun süredir sürdürdüğümüz toplu pazarlık sürecinin sonunda, haklı taleplerimize karşılık bulamadık.
MESS ile yapılan görüşmelerde, işçilerin içinde bulunduğu koşulları ayrıntılı olarak anlattık; en temel ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamadığımızı defalarca dile getirdik. “Ancak maalesef başta ücret zammı olmak üzere, işçilerin haklı talep ve beklentilerine uygun bir teklif gelmedi.
Ne sosyal haklara yönelik taleplerimiz ne de diğer isteklerimiz kabul gördü.
Aksine, çeşitli maddelere ilişkin kazanılmış haklarımızı geriye götüren teklifler sunuldu.” ‘ÜÇ YILLIK SÖZLEŞME DAHA FAZLA KAYIP DEMEK’ İşveren tarafının sözleşmenin 3 yıl olması yönündeki ısrarına tepki gösteren Atar, bu teklifin işçiler açısından ağır sonuçlar doğuracağını söyleyerek şöyle devam etti: “İşveren tarafı sözleşmenin 3 yıl olmasında ısrar ediyor.
Biz ise, 3 yıllık bir sözleşmeyi tartışma konusu dahi yapamayacağımızı, böyle bir teklifi kabul etmemizin söz konusu olamayacağını açıkça belirttik. 3 yıllık sözleşmenin işçiler için daha fazla kayıp anlamına geldiğini biliyoruz. ‘KAZANILMIŞ HAKLARIMIZ HEDEF ALINIYOR’ “Bunun yanı sıra, esneklik içeren bazı karşı teklifler getirildi.
Örneğin, ikramiyelerin fiili çalışmaya bağlı ödenmesi, yani işçi rapor aldığında ikramiye alamaması isteniyor.
Denkleştirme ve telafi çalışması yapmamız isteniyor.
Hafif işte çalışabilir raporu alan işçilerin, teklif edilen uygun işi kabul etmemesi durumunda, almakta olduğu ihbar tazminatının ödenmemesi talep ediliyor.
Ayrıca, raporda bir defada 5 gün ve üzeri istirahat alan üyelere, işverenin 2 günlük ücret ödememe uygulamasının 10 güne çıkarılması isteniyor.
Tamamlayıcı Sağlık Sigortasının sona ermesi talep ediliyor.
İşverenlerin bu tekliflerini ne kabul ederiz ne de tartışırız.
İşçilerin kazanılmış hakları pazarlık konusu olamaz. “Arka arkaya gelen zamlar, alım gücümüzü büyük ölçüde düşürdü ve ücretlerimiz eridi.
Yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle, adeta açlık sınırında yaşamaya başladık.
İşçilerin bu ücretlerle yaşaması, asgari ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir.
İnsanca yaşanacak bir ücret, tüm metal işçilerinin en temel hakkıdır.” ‘BİZ YOKSULLAŞIRKEN PATRONLAR ZENGİNLEŞİYOR’ “TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranlarına inanan neredeyse kimse yok.
Buna rağmen hâlâ resmî enflasyonu baz alan, onun yalnızca birkaç puan üzerinde teklifler sunuluyor.
Biz, resmî enflasyonu temel alan bir tartışmanın içinde olmayacağız.
Biz yoksullaşırken, patronlar kârlarına kâr katmaya devam ediyor.
İşverenler zenginleşirken işçiler yoksullaşıyor.
En zor koşullarda, en ağır işlerde gece gündüz çalışıyoruz.
Onların elde ettiği kârı yaratan biziz.
Şimdi, yarattığımızdan hak ettiğimiz kısmını istiyoruz. “MESS patronları kârlarını katlarken ve ihracat rekorları kırarken, işçiye gelince ‘kriz var’ diyorlar.
Sizin kriziniz, bizim soframızdaki ekmeğimizden çalamaz!
Fabrikalarda preslerin başında, dökümhanelerin sıcağında, montaj hatlarında ömür tüketiyoruz.
Karşılığı yoksulluk sınırının altında bir yaşam olamaz. “Sabit kur politikasıyla ücretlerin döviz bazında arttığı iddiası gerçeği yansıtmıyor; tükettiğimiz tüm mal ve hizmetlerin fiyatları hem TL hem de döviz bazında artmaya devam ediyor.
Vergi dilimleri işçilerin gelirini adeta gasp eder hale geldi.
Gelir vergisi dilimleri enflasyonun altında artırılırken, işçinin geliri çalıştıkça azalıyor.
Bu tablo kabul edilemez.” ‘GREV YASAKLANIRSA TANIMAYACAĞIZ’ Toplu sözleşme sürecinde grev sürecine girildiğini duyuran Atar şunları söyledi: “Arabulucu raporu sendikamıza ulaştı ve grev sürecine giriyoruz.
Taleplerimiz karşılanmadığı takdirde grev hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğiz.
Kimse olası bir grev yasağından medet ummasın.
Grevimiz yasaklanırsa, anayasal hakkımızı kullanacak ve yasağı tanımayacağız. “2022’de grevi yasaklanan Bekaert işyerinde 18 gün fiili grev yaptık. 2023’te Gebze’deki Green Transfo Energy’de grev 1 gün sonra sözleşmeyle sonuçlandı.
Hitachi Energy’de Aralık 2024’te başlayan grevimiz 10 gün sonra yasaklandı, ancak fiilen 10 gün daha sürdü.
Schneider Elektrik Gebze ve Manisa fabrikalarında grev 1 gün sonra yasaklandı, fiilen 24 gün devam etti.
GE Grid Solutions’da grev 1 gün sonra yasaklandı ve fiilen 32 gün sürdürüldü.
Arıtaş Kriyojenik’te ise grev başlamadan bir gün önce yasaklandı, buna rağmen fiilen 23 gün sürdü.” ’İLK GREVLER 30 OCAK’TA BAŞLIYOR’ “Çukurova İnşaat Makinaları, Cengiz Makina, Çayırova Boru, Çelsantaş, Dostel Makina, Arpek Arkan, Sanel, SIO Automotive ve ZF Lemförder işyerlerinde 30 Ocak Cuma günü greve çıkıyoruz.
Diğer fabrikaların grev tarihlerini gelişmelere göre kademeli olarak açıklayacağız.
Bu mücadele yalnızca Birleşik Metal-İş üyelerinin değil, sendika ayrımı gözetmeksizin tüm metal işçilerinin ortak mücadelesidir.
Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, metal işçisi kazanacak.
Biz kazanacağız; çünkü haklıyız ve güçlüyüz.” Türk Metal Sendikası: Bıçak kemiğe dayandı Türk Metal Sendikası da grev kararı alma sebebini şöyle açıkladı: “138 bin üyemizi ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yapılan 5 oturumda, 47 ana madde, 5 ek madde ve 2 geçici madde olmak üzere toplam 54 Madde ile sözleşmenin eki niteliğindeki 2 Yönetmelik, sendikamızın teklif ettiği şekliyle kabul edilmiştir.
Buna karşılık, ücret artışları ve sosyal haklara ilişkin maddelerin de aralarında bulunduğu 38 maddede anlaşma sağlanamamıştır. “MESS, sözleşmenin ilk altı ayı için 6 aylık enflasyonun bile altında kalan (yüzde 5 + seyyanen 11,50 TL) toplamda yüzde 10’luk bir ücret teklifiyle masaya gelmiştir.
Daha sonra yapılan oturumlarda bu teklif yüzde 15’e ve yüzde 18’e çıkarılmış olsa da sendikamız tarafından kabul edilmemiştir.
Resmi arabulucu tarafları uzlaştıramamış ve arabulucu raporu 19 Ocak 2026 Pazartesi günü sendikamıza ulaşmıştır.
Ülkemizin ekonomik olarak zor bir dönemden geçtiğinin bilincinde olmamıza rağmen metal işçilerine reva görülen bu teklifleri kabul etmemiz mümkün değildir. “Sendikamız, üyelerinin sendikamıza emanet ettiği alın terlerini korumak, çalışma yaşamında hak ve adaletten taviz vermemek için 19 Ocak 2026 günü grev kararı almıştır.
Türk Metal Sendikası artık sözün bittiği yerde, bıçağın kemiğe dayandığı noktadadır.
Sözleşmede insan onuruna yaraşır bir ücret elde edilinceye kadar sendikamız eylemlerine aynen devam edecektir Özçelik-İş Sendikası: İşyerlerine grev ilanı asılacak Özçelik-İş Sendikası da MESS görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı aldığını açıkladı.
Sendikadan yapılan açıklamada, 13 Ekim 2025’te başlayan görüşmelerin sonuçsuz kaldığı, ardından yürütülen arabuluculuk sürecinden de bir sonuç çıkmadığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Sendikamız Özçelik-İş ile Metal Sanayicileri İşverenleri Sendikası (MESS) arasında 13 Ekim 2025 tarihinde başlayan görüşmelerde anlaşma sağlanamaması, ardından başlayan arabuluculuk sürecinde de sonuç çıkmaması ve arabuluculuk raporunun tarafımıza ulaşması üzerine Sendikamız, MESS kapsamındaki işyerlerimizde grev kararı almıştır.
Aldığımız grev kararımız, ilgili şubelerimiz tarafından işyerlerimizde ilan edilecek ve haklı mücadelemiz üyelerimizle birlikte devam ettirilecektir.”