Haber Detayı

Son Dakika... Özel, kürsüden Erdoğan'a seslendi: 'Yüreğin yetiyorsa...'
Siyaset cumhuriyet.com.tr
20/01/2026 13:48 (4 saat önce)

Son Dakika... Özel, kürsüden Erdoğan'a seslendi: 'Yüreğin yetiyorsa...'

Son dakika gelişmesi... Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, Meclis'teki grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında konuşuyor.

Özel'in açıklamalarının satır başları şöyle: Geçen hafta konuştuğumuz, sözleştiğimiz, söz verdiğimiz gibi hep birlikte yoğun bir hafta geçirdik. 81’inci eylemimizde Çarşamba akşamı Beşiktaş’ta muhteşem bir kalabalıkla beraberdik.

O sırada ve tüm hafta boyunca ve şu an dahi Meclis Genel Kurulu kapalı olduğu her dakika, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekilleri emekliler için nöbette, emekliler için adalet nöbetindeler.

Hafta sonu deprem bölgesinde, Hatay’daydık.

Aslında bir 6 Şubat - 7 Şubat arası, depremin olduğu hafta deprem bölgesinde olacağız.

Bütün milletvekillerimiz, Parti Meclisi üyelerimiz, Cumhurbaşkanlığı aday ofisindeki gölge bakanlarımız, politika başkanlarımızla beraber hep birlikte bölgede olacağız, ben de bölgede olacağım.

Hatay’da bir miting yapma, Nisan ayı için planladığımız bir durumdu.

Ancak Sayın Erdoğan’ın deprem bölgesine gitmesi, orada söyledikleri söylemedikleri, yaptıkları yapmadıklarıyla Hatay’da büyük bir infial oluştu.

Ve Hatay’ın değerli 3 milletvekilimiz, il örgütümüz Hatay halkının Hatay’da bir miting istediğini söylediler.

Dedik hava soğuk, dediler olsun.

Yağmur varmış, dediler olsun.

Mutlaka Genel Başkanımızı, doğruları konuşmak ve Hatay’ın duygularına ses olmak için burada bir mitingde olması lazım.

Biz de kalktık geçtiğimiz Cumartesi günü Hatay’a gittik.

Özetle durum şu; Sayın Erdoğan’ın deprem bölgesiyle ilgili şöyle bir muradı var: Deprem bölgesinde tüm sorunlar çözülmüş, tüm sıkıntılar bitmiş, herkesin keyfi yerindeymiş, kimsenin derdi, tasası, endişesi, isyanı yokmuş ve buna bölge ses çıkarmasın, geri kalan 70 il de buna inansın, bu da Erdoğan’ın hanesine olumlu yazsın.

Bütün hesap bu.

DRONDAN BAKIYORSUN BİNA BİTMİŞ, AŞAĞI İNİYORSUN BRANDA GERİLMİŞ!

Deprem haftasında gidip de Hatay'da insanların içinde olmak yerine, deprem haftasına özel bir program yapmış, deprem gününe...

Ve Hatay'a önceden gidip, işte en çok Hataylıları isyan ettiren, çevre illerden oraya insanları getirip, devlet memurlarını zorlayıp ve bir şekilde orada meydana, aylar yıllar sonra söylüyoruz, meydana çıkıp, dronlar uçurup, drondan bakıyorsun bina bitmiş, dron aşağı iniyor bir bakıyorsun branda gerilmiş.

Ve yapılanları taş üstüne taş koyanları takdir etmek lazım ama öyle bir dil tutturuyor ki; kendileri her şeyi tam yapmış, kendileri dışında kimse de deprem bölgesine gitmemiş.

Hatta utanmadan, sıkılmadan, açık açık şunları söyledi.

Dedi ki: Muhalefet enkazda yoktu, inşa aşamasında yoktu, taş üstüne taş koymadılar, deprem turisti olarak geldiler ve bir gittiler, Hatay'a, deprem bölgesine uğramadılar.

İsyanın en büyük sebeplerinden bir tanesi de bu.

Deprem günü Sayın İsmail Küçükkaya'nın Halk TV'de konuğu olacağım.

Malatya, şimdiki Malatya il başkanımızın telefonuyla uyandım.

Uyandırabildiğim herkesi uyandırıp programı iptal edip Ankara'ya doğru yola çıktım.

Cumhuriyet Halk Partisi grubunun, grup başkanvekillerimizle, Engin Altay, Engin Özkoç ile birlikte; Ne yapalım?

Ankara'da bir koordinasyon toplantısı yapalım ama gruba zaman kaybettirmeyelim dedik.

Hepsinin cep telefonunda hala durur, merak eden basın mensubu sorsun arkadaşlara göstersin geçen dönem milletvekilleri.

Sabah 09.21'de tüm milletvekilleri bulabildikleri ilk vasıtayla deprem bölgesine intikal etsinler.

Açık havaalanı Adana havaalanıdır, havayolunu tercih edecekler Adana havalimanına gitsinler.

Adana örgütüne, Adana'ya inen milletvekillerini onar onar grupladık.

Her inen milletvekilinin hangi ile yollanacağı belli ve 10 ile inen milletvekillerini dağıtmaya başladık.

Pazartesi günü bölgenin milletvekilleri dışında, öğle saatlerinden itibaren Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri bölgeye intikal etmeye başladılar.

Salı günü öğlen, 123 milletvekiliyle eş zamanlı değerlendirme toplantısı yaptık biz orada.

Eş zamanlı...

Yani herkes bulunduğu bölgedeki 8-9-10 arkadaşıyla telefon imkanıyla, online görüntü imkanı olanlar onunla değerlendirme ve koordinasyon toplantısı yaptık. 45 gün bu kardeşiniz ve 3 grup başkanvekili bölgede koordinasyon yaptı.

Rotasyonlu olarak bütün iller bizler tarafından dönüşüldü.

Her ilin sabit milletvekilleri o ilde Cumhuriyet Halk Partisi'nin gayretini, emeğini, hüznünü ve oraya yapacağı katkıların karınca kararınca koordinasyonunu gerçekleştirdiler.

DEPREM TURİSTLİĞİNDEN KAYNAKLANIYOR OLABİLİR Mİ?

Boşuna mı?

Ya şöyle bir düşünün; Adıyaman Belediye Başkanı, o dönemin Adıyaman'daki tek CHP milletvekili.

Aday belirlemek için ekip yolladık, Adıyaman kararını vermiş dediler.

Türkçe, Kürtçe bağırıyorlar Abdurrahman, Abdurrahman diye.

Adıyaman gibi yerde CHP'nin yüzde 50'den fazla oyla belediye başkanı seçilmesi deprem turistliğinden kaynaklanıyor olabilir mi?

Malatya'da 10 ay önce yüzde 19 oy almışken, liste başı milletvekili Veli Ağbaba iken, 10 ay sonra yapılan ankette, hata sanıp anketi yenileyip, seçimde Veli Ağbaba'nın yüzde 38 oy alması depreme turist gibi gidip, bir bakıp ayrılmasıyla mı olur?

Bütün Türkiye'den koordine edilen yardımları kendi elleriyle bizzat dağıtımına eşlik etmesiyle mi olur?

Bakmayın Hatay'da bizim hatamızdan, çeşitli yamukluklardan, seçim gününde yapılan rezilliklerden 2500 oy farkla kıl payı kaybetmişiz.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin, utanmadan sıkılmadan konuşanlara söylüyorum; Cumhuriyet Halk Partisi...

Biz bunu başka zamanda çıkıp da öyle teker teker üstümüze düştü yaptık...

Toplamda diyor ya Bölgeye selam vermediler diyen Erdoğan'a söylüyorum.

Erdoğan'ın ona oy veren seçmenlerine, buna tanıklık eden deprem bölgesindeki namuslu, onurlu, vicdanlı, haysiyetli insanlara söylüyorum: 9.600 araç, 28.500 personelle 60 gün boyunca bölgedeydik biz. 7.200 tır, 4 uçak, 6 gemi; gıdadan, sağlık malzemesine, çadırdan sobaya kadar bölgeye yardım ulaştırdık. 155 mobil mutfak, 163 ikram aracı, 18 mobil fırın, 3 milyona yakın battaniye, 266 bin ısıtıcı soba, 50 bin çadır, 1.810 konteyner ulaştırdık bölgeye.

Rakamlar, rakamlar AFAD'dan.

Merak eden gider, AFAD koordine etti bunları.

İlk günler dediler; AFAD bilmeden yardım yapmayın, doğru bir koordinasyon kuralım.

Hatay için sorduğunuzda, Hatay özelinde: 4.065 araç, 14.063 personel, 3.246 tır, 85 mobil mutfak, 6 mobil fırın, 25 ikram aracı.

İnanmayan gelsin, bir milletvekili versin, ben de vereyim Hatay milletvekilinin yanına.

Örneğin 6 mobil fırın hangi mahalleye kuruldu gösterelim, ahaliye soralım var mıydı yok muydu? 20 bin çadır, 893 konteyner, 1.188 jeneratör, 897 mobil tuvalet duş.

Taş üstüne taş koymadılar, gelip selam vermediler.

Bunu Türkiye'ye söylüyor, Cumhuriyet Halk Partisi'ni...

Bunu Hatay'da söyleyince infial olması şundan; gördüğüne yalan atıldığı için, bildiği inkar edildiği için çıldırıyor Hatay, bu kadar da olmaz diye.

Bir taraftan depremin ilk 3 günü Cumhuriyet Halk Partililer depremde enkaz çıkarma sırasında yokmuş.

Yayla konağa gittim, Adıyaman Yayla Konağı.

O 60 günün içinde bir gün.

Dediler ki: Sabahleyin 4.50'de Vahap Seçer'i aradık.

Adana Zeydan Karalar'ı aradım dedi başkan.

Zeydan Bey demiş ki: Adana da yıkıldı Vahap'ı ara.

Vahap'ı aradım, Vahap Seçer'i; 'anladım başkanım' dedi, kapattı diyor.

Kapattı.

Öğlen 11.00'de 15-16 kişilik arama kurtarma timi geldi, çadırını kurdu, saat 13.00'te arama kurtarmaya başladı Mersin Büyükşehir Belediyesi.

Yayla Konakta kim çıktıysa onlar çıkardı diyor.

ÇORBAYI İLK ONLARDAN İÇTİK, YEMEĞİ ADIYAMAN'DA PİŞİRDİLER, BURAYA YOLLADILAR, ISITTIK EVLERE DAĞITTIK DİYOR.

Ekrem İmamoğlu 54 metrelik köprümüzü yaptı diyor.

Yayla Konak ha, Adıyaman'ın Yayla Konak belde belediyesi bu. 20 kilometre asfalt yolumuzu yaptı İBB diyor.

Dön bak, şimdi deprem bölgesine giderken bütün arkadaşların elinde hangi belediyemiz nereye ne yapmış gideceğiz.

Niye?

Çünkü böyle genel başkanın, şöyle Hatay milletvekili var bir tane, siyasi hokkabaz.

Adayı yolluyorlar; röntgendeyim diyor.

Gittiği yerde varlığı yokluğu belli değil, görev...

Demişler ki: AK Parti'den birini yollayacağız hem adaya gidecek hem gittiğini inkar edecek.

Bu hokkabazlığı yapabilecek bir kişi var, onu yolladılar.

O diyor ki: Özgür Bey diyor algı operasyonu yapmayın, Hatay'da hiç yoktunuz diyor.

Senin gibi gittiğin adaya devlet hastanesinde röntgendeyim diyen adam bu ahlakı gösterir.

ERDOĞAN'A SESLENDİ: EĞER YÜREĞİN YETİYORSA...

O yüzden; bundan önce hiç şöyle bir niyetimiz yoktu.

Bölgeye gidelim, yaptığımızı anlatalım.

Ama madem yaptığımızı inkar ediyorlar, madem Hatay bu kadar isyan ediyor.

Ben Hatay'a gidene kadar infialin bu boyutta olduğunu bilmiyordum.

Herkes yapmadıklarını yapmış gibi gösteriyorlar, sizin yaptığınızı inkar ediyorlar diyor.

Onun için Sayın Erdoğan eğer yüreği yetiyorsa 6 Şubat günü istiyorsa Hatay'ı birlikte dolaşalım.

Ben varım desin birlikte gidelim.

NE YAPTIĞIMIZI ANLATAYIM SEN DE MİLLETİN GÖZÜNÜN İÇİNE BAK İNKAR ET BAKALIM Sayın Erdoğan'a söylüyorum.

Oradaki törene bir şey yok, ittifak ortağınla birlikte Osmaniye'deki töreni yap.

Ardından gel birlikte gidelim, Hatay'ın sokaklarını gezelim.

Ben sana Hatay'a ne yaptığımızı ya da diğer 10 ile ne yaptığımızı anlatayım, sen de milletin gözünün içine bak, inkar et bakalım.

Var mısın?

Var mı cesaretin?

İKTİDAR OLMAKLA SAHTEKAR OLMAK BAŞKA ŞEYLERDİR İktidar olmakla, iktidar olmakla sahtekar olmak başka şeylerdir.

Türkiye Cumhuriyeti iktidarı her türlü eleştiriyi alabilir, her türlü icraatı yapabilir ama muhalefete karşı sahtekarlık yapamaz kardeşim, sahtekarlık yapamaz.

ÇOK BİLMİŞ DANIŞMANLARIN 'DARBE KORKUSUNU' YÜKSELTİYORLAR MIYDI, YÜKSELTMİYORLAR MIYDI Ne diyorum?

Duymamam gerektiğini duyarsam duyman gerektiğini duyarsın kardeşim.

Sen yalan attın burada.

Şimdi sor bakalım deprem bölgesine; depremde vatandaşlar günlerce enkaz altında sesimi duyan var mı derken, tam donanımlı Türk ordusu 3 gün, 3 gün sahaya çıktı mı, çıkmadı mı?

Ordu çıksın çağrıları sosyal medyada 3 gün yükseliyorken senin saraydaki çok bilmiş danışmanların sana; orduyu dışarı çıkarmak kolay kışlaya geri sokmak zor deyip o şartlarda bile aman ha darbe marbe korkusunu yükseltiyorlar mıydı, yükseltmiyorlar mıydı?

KIZILAY PARAYLA ÇADIR SATTI MI, SATMADI MI?

Millet sokaktayken Kızılay parayla çadır sattı mı, satmadı mı?

Sen 99 depreminde 3. gün, 3. gün Kocaeli'nde deprem çadırı sırası fotoğrafını gösterip, 99'dan sonra yapılan seçimlerde; 3 gün oldu millet çadır sırasındaydı dedin de, Hatay'da, Kahramanmaraş'ta 33. gün...

Bak 3 dedin ya rahmetlinin arkasından... 33. gün halen daha çadır sırası bekleyen var mıydı, yok muydu?

AYRINTILAR GELİYOR...

İlgili Sitenin Haberleri