Haber Detayı
Prof. Dr. Erinç Yeldan’la ekonomiyi masaya yatırınca...
Keşke “Yaşamlarımızı, dün İstanbulluların içini donduran kar yağışı kadar geçici, sonuçları ile içimizi dondurmayacak bir tablodan söz ediyor” diyebilseydim.
Keşke “Yaşamlarımızı, dün İstanbulluların içini donduran kar yağışı kadar geçici, sonuçları ile içimizi dondurmayacak bir tablodan söz ediyor” diyebilseydim.
Sadece Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yaptığı yıllardan değil; önceki, sonraki yıllarda, ülkemizin yüz akı alternatif ekonomistlerimiz arasında, Korkut Boratav Hoca’mızın öncülüğünü yaptığı “alternatif ekonomistler” imizin tümü için geçerli.
Geçmişlerimizden günümüze akan yıllar içinde emekleri, yol göstericilikleriyle öncülük yapmış kocaman bir ailenin bireyleri, çarşamba günleri günlük yazılarında, gazetemizdeki köşesinde bizleri uyarmayı sürdüren Prof.
Dr.
Öztin Akgüç de içlerinde olmak üzere...
Geçmiş yıllarda yine bizdeki köşe yazılarını paylaştığımız Prof.
Dr.
İzzetin Önde r de içlerinde olarak uyarılarını hiç eksik etmiyorlar.
Önder Hoca ile yapıp sizlerle paylaştığımız üç kuşak söyleşisinden bugüne kadar içinde, yeni hızlı olumsuzlukların katlanmasına nokta konuamıyor.
İktidar erkinden; ekonomik icraatları, uygulamalarından sorumlu olanların kulakları ne yazık ki kös dinlemişler gibi aklın zorunlu kıldığı uyarılara kapandıkça kapanıyor.
Birkaç yıl öncesinde kalmış hocalarımızın uyarılarından günümüze olumsuz gelişmeler öylesine katlandı ki...
Katlanmış güncel sorunlar, iktidar erklerinin geçmişten hiç ders almayarak yaratılmalarından sorumlu olduğu katlanmış sorunlar üzerinden bu kez de Prof.
Dr.
Erinç Yeldan ’ın altını çizmekte olduğu sorunları paylaşmak noktasındayız.
Gerçeğini ararsak iktidar erklerinin suçlarıyla yaşamlarımızın karabasana dönüşen boyutları katlandıkça katlandığından, ekonomik gerçeklerimiz üzerinden yaşadıklarımızın görünmemesi için gündem saptırmacalarda sınır tanınmıyor. *** Erinç Yeldan Hoca’mızın Cumhuriyet gazetesinde yazı yazmaya başlaması tarihinden yola çıkarak yazdıklarını, düşündüklerini paylaşmak; ülkemizde iktidar erkinin ne kadar yoğun, sorunlara dönük olarak zamanında uyarıldığının da kanıtları olarak günümüze uzanan süreçler için katlanarak büyümesinin de kanıtlarını oluşturuyor.
Çok çıplak, çarpıcı boyutları ile ülkemizin yaşayanlarının giderek artan yüzdeler, oranlarla çoğunluğu için haklar gaspının umursanmamasının da kanıtlı belgeleri...
Elbette bu sabahtan geçerli olmak üzere Cumhuriyet YouTube üzerinden yayına girecek söyleşiyi izlemenizi öneririm.
Çoğunluğumuz için giderek çarpıcı verilerle yükselen hak kayıplarının gündem dışı tutulabilmesi için kurulan siyasi oyunların sınır tanımazlığında, yaşam kayıplarımızı algılayarak bu insanlık dışı gidişi durdurabilmenin savaşımını vermekten başkaca çözüm, çıkış yolumuz olabilir mi ki?
Erinç Yeldan Hoca’mızın Cumhuriyet gazetesinde çıkan ilk yazısının tarihi 1 Aralık 2004 yılını gösteriyor.
İlk köşe yazısında ise anlayabileceğimiz bir dille iç borçlanma dinamiklerini açıklarken iç borçlanma stoklarının tablosunu da vermeyi atlamamış. 21 Aralık 2004 tarihli 2. yazısında ise ABD’de yayımlanan bir makalesinin eleştirilmesinin altını çizerken “Keşke haksız çıksak” vurgusunu yapmış. 5 Nisan 2006 tarihinde TÜPRAŞ ve ulusal sermaye sorununu köşesinde paylaşmış. 8 Eylül 2010 tarihli köşe yazısında kapitalizmin 1980 dönemeci ile 12 Eylül 2010’un ekonomik göstergeli tablosu ile paylaşılması öğretici. 15 Kasım 2010 tarihli “Kurumların özerkliği güvence altına alınmalı” uyarısı dikkat çekici.
Birleşik Metal-İş’in “ekonomik kriz ve işçi sınıfı” konulu 25 Ocak 2019 tarini taşıyan panelinde, Prof.
Ali Güzel ile birlikte çizdikleri tablonun da altını çizmekle yetinmek, Erinç Hoca’nın günümüze dönük analizlerini, yaşamsal sorunlarımıza ilişkin çözüm, çıkış önerilerini söyleşisine bırakmayı yeğlerim.