Haber Detayı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Terör dönemi tamamen kapanmıştır
Gündem haberturk.com
19/01/2026 19:37 (2 saat önce)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Terör dönemi tamamen kapanmıştır

Kabine toplantısı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Suriye ile çok yakından ilgileniyoruz” diyerek bölgedeki barış ve entegrasyon sürecine destek verdi; “Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır” mesajıyla birlik ve huzur vurgusu yaptı ve Atlas yavrumuzu katledenlerin hukuk önünde en ağır cezayı alması için sürecin sıkı takipçisi olacaklarını açıkladı.

Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi.

Toplantının ardından kameraların karşısına çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dan açıklamalar...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle: 86 MİLYONA MAHÇUP OLMADIK Dış politikadan ticarete, ekonomiden güvenliğe, ülkemizin ve bölgemizin gündeminde yer alan konuları değerlendirdiğimiz toplantımızın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. 86 milyonun emanetini taşıyan kadro olarak bizim için önemli olan aziz milletimizin, Türkiye nin huzuru, esenliği, refahı, geleceğine güvenle umutla bakmasıdır.

Hep bu anlayışla çalıştık.

Milletimizin teveccühüne layık olabilmek adına gece gündüz demeden koşturduk. 86 milyona mahçup olmadık.

Türkiye nin menfaatlerini her zaman gündemimizin ilk sırasına yerleştirdik.

Herşeyi göze alarak bunları sonuna kadar savunduk.

Biz şeffaflığı dillerinden düşürmeyenlerin aksine aynı zamanda millete hesap vermeyi şiar edinmiş kadroyuz. 2025 yılına ait hizmet dökümümüzün özetini geçtiğimiz günlerde kamuoyumuzla paylaştık. Çocuklarımızın yarı yıl karne heyecanını yaşadığı şu günlerde biz de geçen seneye ait karnemizi aziz milletimizin takdirine sunduk.

HER İNSANIMIZI AYNI MUHABBETLE BAĞRIMIZA BASIYORUZ Türkiye yi her alanda coşturmak, şaha kaldırmak, kutlu hedeflerine bir adım daha yaklaştırmak için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumundayız.

Vatanın her köşesini ihya etmek, bu ülkenin imkanlarını her ferde adil şekilde ulaştırmakta kararlıyız.

Bize oy vermiş ya da vermemiş vatandaşlarımın şunu çok iyi bilmesini arzu ediyorum. 81 ilimizde yaşayan her bir kardeşimiz bizim nazarımızda aynı standartta hürmete layıktır.

Oy tercihlerine göre insanlarımızı ayırmak bizim kitabımızda hiçbir zaman yer almamıştır.

Her insanımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz.

Biz her zaman eserlerimizle konuşuyoruz.

Bugün başkentimiz Ankara ya yeni Türkiye yi simgeleyen bir yatırımı kazandırmanın gururunu yaşadık.

Hizmete açtığımız Esenboğa Havalimanı 3. pistinin ve kulesinin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Türkiye nin başşehrini vatandaşlarımızı haftalarca susuzluğa mahkum edenlerin zihniyetin insafına bırakamayız.

Kendileri dışındaki herkesi suçlamaya, basın mensuplarını tehdit edenler bizim hizmet şevkimizi kıramazlar.

Bu ülkede kutuplaştırma deyince, kriz fırsatçılığı deyince, felaket tellallığı, işbilmezlik deyince kimin akla geldiği herkesin malumudur.

Kimin hizmet karnesinin pekiyilerle dolu, kimin sicilinin zayıf ve kara lekelerle dolu olduğu gayet bellidir.

BU GÜVENİ ASLA BOŞA ÇIKARMAYACAĞIZ Özellikle yerel yönetim düzeyinde patlak veren skandallar Türkiye nin son genel seçimlerde ne kadar isabetli tercih yaptığını ortaya koyuyor. 14-28 Mayıs seçimlerinde milletimiz derin bir uçurumun kıyısından son anda dönmüş, Türkiye büyük bir vartayı atlatmıştır.

Milletimiz iktidar ve ittifakımıza güvenerek birilerinin yanlış anladığı Anodolu irfanının ne demek olduğunu sandıkta bir kez daha göstermiştir.

Tercihini bizden yana kullanan yaklaşık 28 milyon kardeşimizin yanısıra sandığa iradesini farklı şekilde yansıtan vatandaşlarımız da Türkiye nin kaptan köşkünde bizlerin olmasından dolayı hamd ediyor, coğrafyamızı kuşatan krizlere baktığında kendini güvende hissediyor. 86 milyonun tamamına teşekkür ediyorum.

İnsanlarımız bize inanmaya, güvenmeye devam etsin.

İnşallah biz bu güveni asla ve asla boşa çıkarmayacağız.

Bizi çekmek istedikleri suni ve sanal tartışmalara girmeyecek, vaktimizi 86 milyonun ekmeğini büyütmek, hizmet ve eser üretmek için kullanacağız.

ULUSLARARASI SİSTEM YARA ALDI Bugünkü kabine toplantımızda dış siyasi gelişmeleri etraflıca istişare ettik.

Türkiye nin bu fırtınalı dönemi kazasız, belasız atlatması için ilave tedbirleri görüştük.

Mevcut sorunlar büyürken bunlara hergün yenileri ekleniyor.

Kural temelli uluslararası sistem hem çok ağır yara aldı hem de ciddi itibar kaybına uğradı.

Hukukun gücü yerine güçlünün hukukunun egemen olduğu adaletsiz ve çarpık küresel düzene doğru hızla sürükleniyoruz.

İLKELİ BİR TUTUM İZLEDİK Rusya-Ukrayna savaşında her iki tarafta yüzbinlerce insan öldü.

Pekçok kişi doğduğu toprakları terk etmek zorunda kaldı.

Barış umutlarını artıracak yol haritası maalesef henüz oluşmadı.

Komşumuz İran, İsrail saldırılarından sonra şimdi de toplumsal huzurunu ve istikrarını hedef alan yeni sınamayla karşı karşıya.

Diyaloğu ve diplomasiyi önceleyen ince bir siyasetle İranlı kardeşlerimiz tuzaklarla dolu bu dönemi inşallah geride bırakacaklarına inanıyoruz.

Barışı ve istikrarı merkeze alan dış politikamızla bölgemizi belirsizliğe sürekleme riski olan her türlü girişimin karşısında olacağız.

Bize göre her türlü sorunun çözüm adresi karşılıklı güven ilişkisine dayalı müzakere masasıdır.

İlgili tüm tarafları aklı selime, diyaloğa ve diplomasiye davet ediyor, tansiyonu düşürme noktasında bize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzu bilinmesini istiyorum.

SURİYE İLE ÇOK YAKINDAN İLGİLENİYORUZ Ortak tarih ve kültürü, medeniyeti paylaştığımız Suriye deki her gelişmeyle çok yakında ilgileniyoruz.

Suriye nin 8 Aralık devrimiyle kavuştuğu özgürlük ortamını kalıcı huzura, barışa tahvil edilmesi için yoğun çaba harcıyoruz.

Bir ve beraber Suriye nin vazgeçilmez olduğu inancındayız.

Suriye Suriyelilerindir.

Suriye Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Sunni, Dürzi demeden herkesindir.

Tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır.

Yüzbinlerce insanın hayatına malolan zulmün ardından Suriye tarihi bir fırsat yakalamıştır.

Suriyeli kardeşlerimizin önü de ufku da bahtı da açıktır.

Suriye halkının kardeşi, komşusu, kara gün dostu ülke olarak bunu sabote edecek hiçbir teşebbüse müsaade etmeyiz.

Tek devlet, tek ordu ilkesi bir ülkede istikrarın olmazsa olmaz şartıdır.

Bunu tahkim edecek her türlü adıma Türkiye nin desteği tamdır.

Halep in bazı mahallelerin işgalden kurtarılması adına başlatılan harekat dün ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla sonuçlandı.

Suriye ordusunun bu hassas operasyonu dikkatle yönetmesi operasyon sürecinde sivillerin zarar görmemesi için cerrah titizliğinde hareket etmesi her türlü takdire şayandır.

Suriye nin kuzeyini işgal altında tutan silahlı unsurların provokasyonlarına rağmen Suriye ordusu başarılı sınav vermiş.

Haklı iken haksız duruma düşecek eylemlerden kaçınmıştır.

Suriye hükümeti en az hasarla çözüme kavuşturmuştur.

Tüm bunların çok kıymetli kazanımlar olduğuna inanıyoruz.

Dün akşam Cumhurbaşkanı Ahmet Şara kardeşimle telefon görüşmesi gerçekleştirdik.

Kendisini anlaşma ve operasyondan ötürü tebrik ettim.

DEAŞ başta olmak üzere teröre karşı mücadelelerinde Türkiye nin daima yanında olduğunu bir kez daha ifade ettim.

Suriye halkını dün olduğu gibi inşallah yarın da yalnız bırakmayacağız.

Devlet içinde devlet kurma peşinde koşan bir avuç taşeron dışında Suriye halkının dünkü anlaşmadan büyük sevinç duyduğu anlaşılıyor.

Halep, Rakka, Deyr Zor ve diğer şehirlerin sokaklarından yansıyan fotoğraflar barış özlemini gösteriyor. 13,5 yıl boyunca büyük acılar çeken halk umudu yeniden kuşanmakta, hayata yeniden sarılmakta, artık savaş istemediğini açıkça beyan etmektedir.

Kimsenin bunu görmezden gelme hele hele bu umut iklimini dinamitleme hakkı yoktur.

Suriye nin bereketli toprakları acıya, kana, gözyaşına doymuştur.

TÜM HALKLARA KOLLARIMIZI VE KALBİMİZİN KAPILARINI ARDINA KADAR AÇTIK İpe un sermenin, ayak diremenin çeşitli bahanelerin arkasına saklanarak zamana oynamanın kimseye faydası olmaz.

Bölgemizde terörün devri tamamen kapanmıştır.

Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gerekleri süratle yerine getirilmelidir.

Biz çıkar hesabıyla değil insani hassasiyetlerle yol yürüyen bir iktidarız.

Bugüne kadar attığımız her adımda değerlerimizi kuşandık, ilkelerimizi göz ettik.

Tüm halklara kollarımızı ve kalbimizin kapılarını ardına kadar açtık.

Irkçılık ve kavmiyetçilik bizim kadim kültürümüzün, bizim medeniyetimizin, inanç değerlerimizin reddettiği hastalıktır.

KURDUĞUMUZ DEVLETLERİN TAMAMI IRKÇILIĞIN REDDİ ÜZERİNE BİNA EDİLMİŞTİR Bunların hiçbiri bizim kitabımızda yoktur.

Kurduğumuz devletlerin tamamı ırkçılığın reddi üzerine bina edilmiştir.

Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti bu tasavvur ve tahayyül etrafında şekil kazanmıştır.

Biz de Türk, Kürt, Arap derken bu anlayışla hareket ediyoruz.

Türkiye hiçbir mezhebin, etnik kimliğin karşısında değildir. Çatışmalar üzerinden güç ve rant devşirmek gibi ucuz ve vicdansız hesabın içinde değildir.

Biz artık kardeşlik zemininde aklı selimle çözülmesini savunan ülkeyiz.

Aralarında kimi siyasetçilerin kimi yazarların kimi milletvekillerinin de olduğu çevrelerin ırkçılık virüsünü kaptıklarını üzülerek görüyoruz.

Hangi vicdan sahibi zorla ailelerinden kopartılan, dağa kaçırılan çocuklarının ölüme gönderilmesini savunabilir.

Şehirleri işgal edip, sivil halka eziyet etmeyi kim makul görülebilir.

Halep in şen olması, bütün mahallleri ile güvenli hale gelmesi kimi niçin rahatsız eder?

Ellerine boylarından büyük silah tutuşturulan o çocuklar, intihar yelekleri giydirilen o çocuklar hem Kürt kardeşlerimizin hem Suriye nin geleceği değil mi?

Terörle, şiddetle hiçbir yere varılamayacağının anlaşılması için daha kaç çocuğun ölmesi lazım?

Arabın kanı Kürde, Kürdün kanı Türk e, Türkmen e haram değil mi?

Kürt, Arap bizim kardeşimiz.

Türkmen, Sunni, Şii, Alevi bizim canımız, ciğerimiz, can kardeşimiz değil mi?

Meselelerimizi çöz mek varken bu nefret, öfke, hırs, hınç ve ihtiras niye.

Türkiye Cumhuriyeti burada iken bu devlet Allah a hamdolsun dimdik ayakta iken neden başka hamiler, dostlar, yoldaşlar, ortaklar aranıyor, niçin elinde müslüman kanı olanlardan medet umuluyor?

Bu topraklarda kesret içinde vahdet olmak dururken niçin ayrışıyoruz?

HEP BERABER YAN YANA HUZUR İÇİNDE YAŞAYALIM İSTİYORUZ Olaylara vicdan penceresi yerine ırkçılık ve kavmiyetçilik gözlüğünden bakanları bu hatadan dönmeye çağırıyorum.

Biz bu coğrafyanın bin yıllık sakin ve sahipleriyiz.

Bizim Türk, Kürt, Arap olarak birbirimizden başka dostumuz, yoldaşımız, dar günümüzde kapısını çalacağımız sığınağımız yok.

Bu bölgede ne zaman birbirimize kardeşçe, dostça muamele ettiysek o zaman büyüdük, güçlendik, aşılmaz kale olduk.

Ne zamanki Türk, Kürt, Arap, Şi, Sunni birbirimize düştük o zaman zayıfladık, kaybettik.

Acı çektik.

Biz Suriye başta olmak üzere coğrafyamızın hiçbir köşesinde artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz.

Yeraltı ve yer üstü zenginliklerimizin savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz.

Kardeşlerimiz açlık, kıtlık, yoksullukla boğuşurken bir damla petrolü oluk oluk akan insan kanından değerli gören materyalist zihniyetin palazlanmasını istemiyoruz.

Hep birlikte kazanalım istiyoruz.

Barışın ve istikrarın egemen olduğu bölgede hep beraber yanyana, huzur içinde yaşayalım istiyoruz.

ATLAS I ÖLDÜRENLER CEZASINI ALMALI Etnik köken, din, mezhebine bakmaksızın bölgede akan kanın durması, ölümlerin, katliamların son bulmasını istiyoruz. Özellikle de Atlas yavrumuzu katleden canilerin burada özellikle yargıda gereken dersi almasını istiyoruz.

Ve bu konuda ilgili olarak da üzerimize düşen görev neyse sonuna kadar yerine getirmenin ahdi ve kararlılığı içerisinde olduğumuzu da söylemek istiyorum.

Minguzzi olayı neyse Atlas yavrumuzun olayı da en az onun kadar bizi acılara boğmuştur.

Bunlar kabul edilebilir şeyler değil Ne gerekiyorsa başta Adalet Bakanımız olmak üzere, yargının tüm kurumları, İçişleri Bakanlığı bütün bunların üzerine gitmek suretiyle gereğini yapmak bizim görevimizdir.

O pırlanta gibi yavru, o kadar güzelimsi yavru nasıl acımasızca katledilir?

Bunun hesabını sormak görevimizdir.

Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın bir, iri, diri olmayı istiyor ve gayret gösteriyoruz.

Terörsüz Türkiye sürecimizin gayesi, hedefi, menzili budur.

Terörsüz bölge idealinin altını çizmemizin sebebi ayrıca budur.

Menzile ulaşmak Cenab-ı Allah ın takdirindedir.

İktidar ve ittifak olarak bu gayeyle çalışmaya, sağduyulu yaklaşım içinde olmayı kararlılıkla devam ettireceğiz.

Bizi bölmek, parçalamak, birbirimize düşman eylemeyi isteyenlere inat omuz omuza yüreyeceğiz. Önce ülkemizi ardından da bölgemizi terörün kanlı pençesinden inşallah ebediyyen kurtaracağız.

Bunu da muhabbet ve dayanışma içinde uhuvvet ve vahdet içinde hep birlikte başaracağız.

Rabbim yâr ve yardımcımız olsun diyorum.

Kabine toplantımızda aldığımız kararların ülkemiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Allah a emanet ediyorum, kalın sağlıcakla.

İlgili Sitenin Haberleri