Haber Detayı

İsrail'in "Sınır Tanımayan Doktorlar"ın faaliyetlerini askıya alma ihtimali Gazzelileri endişelendiriyor
Güncel haberler.com
19/01/2026 15:11 (1 saat önce)

İsrail'in "Sınır Tanımayan Doktorlar"ın faaliyetlerini askıya alma ihtimali Gazzelileri endişelendiriyor

Gazze Şeridi'nde Filistinliler ile uluslararası "Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF)" örgütü çalışanları, İsrail'in sahadaki faaliyetleri zorlaştıran uygulamaları nedeniyle örgütün sağlık hizmetlerini durdurma ihtimalinden ciddi endişe duyuyor.

Gazze Şeridi'nde Filistinliler ile uluslararası "Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF)" örgütü çalışanları, İsrail'in sahadaki faaliyetleri zorlaştıran uygulamaları nedeniyle örgütün sağlık hizmetlerini durdurma ihtimalinden ciddi endişe duyuyor.Gazze'de sağlık sisteminin hala neredeyse tamamen felç olduğu ve birçok alanda ciddi eksikliklerin sürdüğü bu dönemde, binlerce hasta ve yaralı hayati öneme sahip uzman sağlık hizmetlerine ancak MSF ekipleri aracılığıyla erişiyor.MSF, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'ta Nasır Hastanesi'ni merkez olarak kullanıyor.

Örgütün hizmetlerinin durması halinde, hastalar ve yaralılar için alternatif bir sağlık kaynağının bulunmaması endişeleri daha da artırıyor.Örgüt, İsrail'in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria'da uygulamaya koyduğu yeni çalışma kuralları kapsamında kayıtlarının askıya alındığını açıkladı; ancak sürecin ne kadar süreceğine dair bilgi paylaşmadı.MSF, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail'in kayıt askısına gerekçe olarak örgütün Gazze'den ayrılması halinde etkisinin sınırlı olacağı iddiasını öne sürdüğünü, bunun ise gerçeği yansıtmadığını bildirdi.Ocak ayı başında MSF, İsrail'in kendi kayıtlarıyla birlikte diğer uluslararası insani yardım kuruluşlarının kayıtlarını iptal etmekle tehdit ettiğini açıklamış, bu adımı "Gazze ve Batı Şeria'da insani hizmetleri engellemeye yönelik kasıtlı ve planlı bir girişim" olarak nitelendirmişti.

Örgüt, söz konusu uygulamanın İsrail'in uluslararası insancıl hukuk kapsamındaki yükümlülüklerinin açık bir ihlali olduğunu vurgulamıştı.MSF, "Hiçbir koşulda sivillerin tıbbi yardımdan mahrum bırakılması kabul edilemez.

İnsani yardımı bir politika aracı ya da toplu cezalandırma yöntemi olarak kullanmak utanç vericidir." değerlendirmesinde bulunmuştu.Örgüt, İsrail'in insani yardım operasyonlarını hedef alan uygulamalarının sivillere sunulan tıbbi bakım ve insani yardımı doğrudan tehdit ettiğini kaydetmişti.Haaretz gazetesi de 5 Kasım'daki haberinde, yeni bir İsrail uygulamasının Gazze ve Batı Şeria'da faaliyet gösteren onlarca insani yardım kuruluşunu çalışmalarını durdurmak zorunda bıraktığını yazmıştı.

Haberde, söz konusu uygulamayla bölgeye giriş koşullarının ağırlaştırıldığı ve çalışanlar ile ailelerine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmesinin zorunlu hale getirildiği belirtilmişti.İhtiyaç duyduğu uzman tedaviyi yalnızca MSF ekiplerinden alabiliyorNasır Hastanesi'nin farklı bölümlerinde, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu hastalar ve savaş mağdurları, uzman sağlık hizmeti alabilmek için sıra bekliyor.

MSF tarafından takip edilen bazı yaralıların bacaklarına dış platin yerleştirildiği, bu hastaların düzenli tıbbi bakım ve fizik tedavi gördüğü belirtiliyor.Bu hastalardan biri olan Filistinli İsmail Ebu Rida, AA muhabirine, İsrail'in başlattığı soykırım sırasında evinin yanındaki bir binanın bombalanması sonucu yaralandığını ve iki kızını kaybettiğini anlattı.Ebu Rida, ihtiyaç duyduğu uzman tedaviyi yalnızca MSF ekiplerinden alabildiğini, örgütün çalışmalarını sürdürüp sürdüremeyeceği konusunda ise büyük endişe taşıdığını dile getirdi."Başka alternatifi olmadığı için büyük bir hasta kitlesi tamamen bize bağımlı"MSF Yanık Ünitesi sorumlusu Muhammed Ebu Caser, kırıklar, çoklu yaralanmalar ve derin yanık vakalarının tedavi edildiğini belirtti.Ebu Caser, "Bir insani tıp kurumu olarak hastaları tedavi ediyoruz.

Ancak özellikle Nasır Hastanesi bağlamında, başka alternatifi olmadığı için büyük bir hasta kitlesi tamamen bize bağımlı." dedi.İsrail'in MSF'nin Gazze'deki çalışmalarını engellemesi halinde tıbbi malzeme ve sağlık ekiplerinin girişinin ciddi biçimde aksayacağını vurgulayan Ebu Caser, "Bu malzemeler olmadan hizmetlerimizi sürdüremeyiz.

Çalışmamız engellenirse, birçok hasta bu tedavilerden mahrum kalacak." dedi.Artan sağlık hizmeti ihtiyacıMSF, savaşın etkisiyle Gazze'de sağlık sisteminin çökme noktasına geldiğini ve nitelikli tıbbi bakıma yönelik acil ihtiyacın giderek arttığını bildirdi.Kasım 2025'ten bu yana MSF ile çalışan İngiliz acil servis Doktoru Jennifer Hols, Gazze'de sağlık sisteminin hala yoğun desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.Hols, İsrail saldırılarında ağır hasar gören Rantisi Çocuk Hastanesi'nin acil servisinin yeniden inşa edildiğini ve burada günde yaklaşık 300 çocuğun tedavi gördüğünü aktardı.MSF'nin yerel sağlık ekiplerine uluslararası uzmanlar tarafından eğitim verdiğini belirten Hols, acil servisin yeniden inşası ve tasarım sürecine de katkı sunduklarını ifade etti.

Hols, "Çalışmamız henüz tamamlanmadı.

Hastane dışındaki sağlık tesisleri, klinikler ve doğum birimleri de ciddi desteğe ihtiyaç duyuyor." dedi.MSF verilerine göre örgüt, Gazze'deki her beş yataktan birine destek sağlarken, her üç doğumdan birinde annelere yardımcı oluyor.Hols, bu desteğin Filistinlilerin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini ancak MSF'nin geri çekilmesinin son derece ağır sonuçlar doğuracağını vurguladı.Hols, İsrail'in MSF ve onlarca diğer insani yardım kuruluşunun Filistinlilere hizmet vermesini engellemesinin, iki yıldır süren saldırılara yeni bir tırmanış anlamına geldiğini ifade etti.Gazze'de felç olan sağlık sistemiGazze'de sağlık sistemi; yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen felç olmuş durumda.İsrail ordusu, Ekim 2023'te başlayan ve iki yıl süren saldırıları sırasında hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını da hedef almış; sağlık çalışanlarını alıkoymuş ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişini engellemişti.Gazze'de 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail'in yükümlülüklerini yerine getirmediği, tıbbi yardım kamyonlarının girişinin aylık ihtiyacın yüzde 30'unun altına düştüğü belirtiliyor.

Bu durumun ilaçlarda yüzde 52, tıbbi sarf malzemelerinde ise yüzde 71'lik eksikliğe yol açtığı kaydediliyor.

İlgili Sitenin Haberleri