Haber Detayı
Mardin ve Adıyaman’da saldırılar protesto edildi: 'Hedef alınan Rojava sistemidir'
Kuzey ve Doğu Suriye’de süren saldırılar Mardin ve Adıyaman’da protesto edildi. Açıklamalarda, saldırıların yalnızca askeri değil, halkların birlikte yaşam iradesini hedef alan bir savaş konsepti olduğu belirtildi.
Artı Gerçek - Kuzey ve Doğu Suriye’de Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) yönelik saldırıları protesto amacıyla Mardin'de basın açıklaması düzenlendi.
Emek Demokrasi Platformu öncülüğünde bir araya gelen kitle açıklamadan önce Artuklu ilçesinde önce yürüyüş düzenlemek istedi.
Polisin yürüyüşe izin vermemesi üzerine, kitle yolu trafiğe kapatarak, bulundukları yerde açıklama yaptı. 'SURİYE'DE HEDEF ALINAN BİR SİSTEMDİR' Açıklamada ilk sözü alan DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, küresel güçlerin “yenilmez” dediği IŞİD’i Kürtlerin yendiğini hatırlattı.
Küresel güçlerin bugün ise çıkarları için Kürt halkını feda etmeye çalıştığını ifade eden Aslan, “Yazıklar olsun onlara.
Bugün Suriye’de hedef aldıkları bir sistemdir.
Rojava sistemidir.
Ama şunu söylemek istiyorum; başaramayacaksınız, yenemeyeceksiniz.
Çünkü bu halklar, birlikteler, ayaktalar ve sonuna kadar direnecekler.
Size teslim olmayacaklar.
Onun için buradan yine Rojava halklarına diyoruz ki; yalnız değilsiniz” şeklinde konuştu.
Aslan'ın ardından Platform adına Dönem Sözcüsü Mervan Erdem açıklama metnini okudu.
Rejimin saldırılarının Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların öncülüğünde, halkın direnişiyle oluşturulan eşitlikçi, demokratik ve özerk yönetime yönelik büyük bir tehdit niteliğinde olduğunu kaydeden Erdem, “Bu saldırılar; kadınların özne olduğu bir toplumsal örgütlenmenin hedef alındığı, Kürt halkına savaşın dayatıldığı ve bununla Suriye’nin geleceğine kast edildiği bir saldırganlığı ifade etmektedir" dedi.
Saldırıların 'yaşam hakkı ihlali olduğunu' vurgulayan Erdem, "Şam geçici hükümetine bağlı güçlerin yürüttüğü bu saldırılar, yalnızca Kürt halkına karşı bir şiddet politikası değil; aynı zamanda Suriye’de halkların eşitliği ve bir arada yaşama iradesi temelinde inşa edilmeye çalışılan demokratik çözüm arayışlarına, halkların ortak mücadelesiyle şekillenen Rojava’daki demokratik özerk yönetim deneyimine yönelik bir saldırıdır.
Bu nedenle Şam yönetimi açısından yaşananlar, Kürtlerle kurulacak ilişkilerde tarihsel bir kırılma niteliği de taşıyacaktır” ifadelerine yer verdi. 'HALKLARIN İRADESİ PAZARLIK KONUSU YAPILIYOR' Paris’te Suriye’nin geleceği ve toprak bütünlüğü adı altında Fransa, ABD, İsrail, Türkiye ve Birleşik Krallığın yaptığı anlaşmaların Kürt halkına yönelik saldırılardan bağımsız olmadığını ifade eden Erdem, “Suriye’deki halkların birlikte yaşam iradesi masada temsil edilmezken, yaşadıkları coğrafyalar pazarlık konusu yapılmaktadır.
Paris’te yürütülen diplomasi, Kürtlerin eşit yaşama iradesinin hâlâ pazarlık konusu olduğunu, zorla yerinden edilmenin fiili bir tasfiye yöntemi olarak kabul gördüğünü ve demokratik yerel modellerin küresel güçlerin güvenlikçi öncelikleriyle çeliştiği ölçüde hedef alındığını bir kez daha göstermiştir.
Bizler Mardin Emek ve Demokrasi Platformu olarak, Rojava’da Kürt halkına yönelik saldırıları, zorla yerinden etme politikalarını ve halkların iradesini yok sayan bu savaş konseptini reddediyoruz” dedi.
ADIYAMAN'DA DA PROTESTO Saldırılar Adıyaman'da da Demokratik Kurumlar Platformu tarafından yapılan bir basın açıklaması ile protesto edildi.
Kent merkezinde bulanan Mimar Sinan Parkı’nda yapılan açıklamada konuşan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Adıyaman Temsilciliği Eşsözcüsü Zübeyir Boztemir, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik süren saldırıların insanlık suçu olduğunu belirtti.
Boztemir, “Yerleşim alanlarının sistematik biçimde bombalanması, sivillerin yaşam hakkının bilinçli olarak ihlal edildiğini ve Kürt mahallelerinin kasıtlı biçimde savaş alanına dönüştürüldüğünü göstermektedir” dedi.
Boztemir, “Suriye’de yaşanan savaş ve çatışma ortamı yalnızca Kürtlere değil; Alevilere, Dürzilere, Süryanilere, Ermenilere, Araplara ve diğer inanç ve etnik topluluklara yönelik katliamlar, zorla yerinden etmeler ve sistematik hak ihlalleriyle derinleşmektedir.
Kürtlere, Alevilere, Dürzilere, Süryanilere, Ermenilere, Araplara ve diğer tüm halklara yönelik katliamları, Rojava’ya dönük saldırıları, zorla yerinden etme politikalarını ve halkların iradesini yok sayan bu savaş konseptini reddediyoruz.
Halkların onurlu, eşit ve barış içinde yaşam mücadelesi bastırılamaz” şeklinde konuştu. (MA)