Haber Detayı

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenlerin acısı yüreklerde tazeliğini koruyor
Güncel haberler.com
19/01/2026 11:29 (3 saat önce)

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenlerin acısı yüreklerde tazeliğini koruyor

Bolu'daki otel yangınında yakınlarını kaybeden Yüksel Gültekin ve Mehmet Güner, acılarını unutmamak ve anılarını yaşatmak için çeşitli hayır projeleri gerçekleştirdiklerini açıkladı.

Bolu'da geçen yılki otel yangınında yakınlarını kaybedenlerin acısı, yüreklerdeki tazeliğini koruyor.Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı yangının üzerinden yaklaşık 1 yıl geçti.Yangında 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin ve dünürü eski AK Parti Bolu Milletvekili Mehmet Güner, yaşadıkları acıyı ilk günkü gibi yüreklerinde hissediyor.Yangında oğulları Bilal ve Enes, kızı Rumeysa, gelini Zehra Sena, torunları Yusuf Sinaneddin, Muhammet Selim ve Bekir Sadık Gültekin ile Sümeyye Güner'i kaybeden avukat Yüksel Gültekin, rüzgar gülü taktığı torunlarının mezarlarına balon bağlayarak kaybettiği canlar için hayır işleri yaparak hatıralarını yaşatıyor.Çocukları ve torunlarının Kalıcı Konutlar Mezarlığı'ndaki "Sekizler Makamı" adı verilen kabirlerine her gün ziyarette bulunarak dua eden Gültekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "cennet kuşlarım" dediği yakınlarının acısını yüreğinde hissettiğini söyledi.Sabah işe giderken, akşam da eve dönmeden mezarlığa uğradığını belirten Gültekin, "Saat kaç olursa olsun, şehir dışına çıkmışsam bile gece saat 2-3 olsun hiç önemli değil, mezarlarını mutlaka ziyaret ediyorum.

Kışın balonlar daha az duruyor, haftada üç gün takıyoruz.

Yaz olunca biraz daha uzun duruyorlar.

Bu psikolojik bir hadise.

Evlatlarım, balonları böyle uçururken gördüğümde bana sanki canlı imajı veriyor.

Şimdi psikolojimiz bu." diye konuştu.Gültekin, yakınlarının mezarları başındaki mermer kaideye de Sezai Karakoç'un "Ey Sevgili" şiirinin işlendiğini kaydetti.Eşiyle aldıkları karar doğrultusunda hem kendine ait hem de hayatını kaybeden evlatlarından kalan mal varlığını Bolu halkının istifade etmesi için eğitim ve sağlık hizmetlerine yönlendireceklerini, bu kapsamda vakıf kurma çalışmasına başladıklarını dile getiren Gültekin, "Benim bütün hayatım hayır hizmetlerini organize etmek ve bu davalarda sorumlulardan hesap sormaya yönelik faaliyetlerle geçiyor.

Hayatımızı idame ettirmek için işime de devam ediyorum." ifadelerini kullandı.Gültekin, bu zamana kadar yaptıkları hayır çalışmalarından bahsederek, şöyle devam etti: "Evladım doktor Enes adına yaptırdığımız 112 istasyonunu çağrı merkezine teslim edeceğiz.

Acil servisin yine sarı alanını, tuvaletlerini ve diğer düzenlemeleri yaptırdık.

Sağ olsunlar acil servise evladımın adını verdiler.

Evladımızın adı orada bulunduğu müddetçe acil servis bizimdir, ailenindir.

Hastaneye, eczacı kızımın adına 420 metrekarelik tek katlı diyaliz merkezi yapıyoruz.

Bilal Habeşi Camisi'nin hemen kenarında, gelinim Sena ve kızım Rumeysa adına aile sağlık merkezi yapacağız.

Vali konağının hemen yanındaki parka çeşme yapıyoruz.

Bunlar kendi gücümüzle ve evlatlarımın gücüyle yaptıklarımız.

Vakıf olarak iki projeye aynı anda başlayacağız.""Yaşadığımız acı tarif edilemez"Yangında kızı Zehra Sena, damadı Bilal, torunları Muhammet Selim, Yusuf Sinaneddin ve Bekir Sadık Gültekin ile çiftin koruyucu ailesi olduğu Sümeyye Güner'i, Bilal Gültekin'in kardeşleri Enes ve Rümeysa Gültekin'i kaybeden Mehmet Güner ise acılarının tazeliğini koruduğunu söyledi.Güner, yaşadıkları acının tarif edilemez olduğunu, davaya ilişkin karar dahil hiçbir şeyin yakınlarını geri getirmeyeceğini belirterek, "Aradan geçen zamanda acılarımız devam ediyor.

Kendimizi farklı şeylerle meşgul etmeye çalışsak da aklımızdan çıkmıyor.

Yaşadığımız acıyla baş etmek zor.

Şu anda yapabildiğimiz tek şey evlatlarımıza dua etmek.

Cenabıallah'tan sabır diliyoruz.

Bunun ötesinde söylenecek bir şey yok." diye konuştu.Yangın gecesi yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Güner, olaydan saat 03.40 sıralarında kızından gelen telefonla haberdar olduğunu kaydetti.Güner, o gün İstanbul'da olduğunu dile getirerek, "Hemen abdest aldım, giyindim, yola çıkmak için hazırlandım.

O sırada kızımla konuştuk. 'Durum burada iyi değil, hakkınızı helal edin.' dedi.

Kızımın telefonda çocuklarından birine seslendiğini duydum. 'Selim yanıma gel.' dediğini duydum.

Başka bir şey duymadım." ifadesini kullandı.Yangının ardından Bolu'ya taşındıklarını belirten Güner, "Sürekli evde oturmak olmuyor.

Burada en azından gelen giden oluyor.

Eş dostla bir araya geliyoruz, vakit geçirmeye çalışıyoruz." dedi.Güner, kaybettikleri evlatları adına hayır çalışmaları yürüttüklerinden bahsederek, kent merkezinde bir çeşmenin yenilendiğini, İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi'ne malzeme desteği yapıldığını, diyaliz ve aile sağlığı merkezi projelerinin bulunduğunu söyledi.Ayrıca bir vakıf kurulduğunu, eski adliye binasının bulunduğu alana kütüphane yapılmasının planlandığını belirten Güner, "4-6 yaş grubuna yönelik okul oluşturmak için de çalışmalarımız var." dedi.

İlgili Sitenin Haberleri