Haber Detayı

Dijital reklam pastasına hukuki kıskaç! ‘Komşu haklar’ formülü Türkiye’ye nasıl entegre edilir? Uzman isim açıkladı
Gündem gazetevatan.com
19/01/2026 09:37 (6 saat önce)

Dijital reklam pastasına hukuki kıskaç! ‘Komşu haklar’ formülü Türkiye’ye nasıl entegre edilir? Uzman isim açıkladı

İçerik üretmeden devasa reklam geliri elde eden dijital platformlar, yer sağlayıcı kılıfıyla telif haklarını görmezden geliyor. Sakarya Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sezercan Bektaş, platformların dayattığı tek taraflı sözleşmelerin haksız şart kapsamına girdiğini belirterek, Türkiye’de Fransa ve Kanada modelindeki komşu haklar sisteminin detaylarını anlattı.

Dijital platformların içerik üretmeden reklam pastasından aslan payını aldığı tek taraflı sistem, hukuki kıskaca alınıyor.

Doç.

Dr.

Sezercan Bektaş, Google ve Meta gibi platformların dayattığı sözleşmelerin Türk Borçlar Kanunu’na göre geçersiz sayılabileceğini vurgulayarak yapay zeka ve dijital telif ihlallerine karşı 74 yıllık kanunda devrim niteliğinde güncellemeler yapılması gerektiğini söyledi.Türkiye, dijital ekonomide milyarlarca liranın yabancı platformlara aktığı, buna karşın içerik üreticilerinin ve basın kuruluşlarının emeğinin yer sağlayıcı kılıfıyla gasp edildiği bir dönemi kapatmaya hazırlanıyor.

Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.

Dr.

Sezercan Bektaş, dijital telif yasasının bir tercih değil, hukuki bir zorunluluk olduğunu belirterek çarpıcı uyarılarda bulundu.74 YILLIK KANUN, DİJİTAL ÇAĞIN GERİSİNDE KALDIPosta.com.tr'den Ömer Faruk Ekinci'nin haberine göre; ülkemizde telif haklarını koruyan temel düzenleme olan 1952 tarihli 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK), dijital çağın hızı karşısında yetersiz kaldığını belirten Doç.

Dr.

Bektaş, özellikle haber içeriklerinin korunmasında ciddi bir hukuki belirsizlik yaşandığını ifade etti.Dijital teknolojilerin gelişiminin eserlerin üretim ve dolaşım süreçlerini tamamen değiştirdiğini vurgulayan Bektaş, Haber içeriklerinin ekonomik değeri karşısında klasik koruma rejimi yetersiz kalıyor.

Bu durum, eser sahipleri ile basın mensuplarının mali haklarını ciddi şekilde etkiliyor.

Basın yayın eserlerinin hangilerinin FSEK kapsamında olduğunun tespiti bile hukuki bir belirsizlik gösteriyor dedi.

İLGİLİ HABER Dijital telif yasası ile milyon dolarlar kazandılar!

Ülke ülke açıklandı YAPAY ZEKA TEHDİDİ: KLASİK REJİM GÜÇLENDİRİLMELİDijitalleşmenin yanı sıra yapay zekanın hızla gelişmesinin de içerik üreticileri için yeni bir tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Bektaş, yapay zekanın eser sahipleri ve basın mensuplarının mali hakları üzerinde ciddi zararlara yol açtığını vurguladı.Mevcut kanuni yapının dijital içerik ve yapay zeka karşısında güçlendirilmesi gerektiğini belirten Doç.

Dr.

Bektaş, FSEK’in temel ilkeleri korunarak hukuki rejimdeki belirsizlikler giderilmelidir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TBMM Dijital Mecralar Komisyonu bu konuda çalışmalar yürütüyor.

Hatta komisyonda verilmiş bir kanun teklifi de bulunuyor.

Bu, belirsizlikleri gidermek için tarihi bir fırsattır dedi.REKLAM GELİRLERİNDEN PAY ALMAK ‘HAK’ DEĞİL, ‘ZORUNLULUK’Google ve Meta gibi devlerin içeriklerden elde ettiği devasa reklam gelirleri konusunda telif vurgusu yapan Bektaş, elektronik formatta oluşturulan her türlü eser üzerinde, o içeriği meydana getirenlerin telif hakkı sahibi olduğunun açık olduğunu belirtti.Bektaş, platformların bu gelirleri paylaşması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:Google ve Meta gibi dijital dağıtım mecralarının bu tür içerikleri kullanmaları halinde eser sahiplerinin mali hakları doğacaktır.

Reklam gelirleri üzerinden pay verilmesine dönük bir düzenleme, hakların temini için şarttır.YER SAĞLAYICI KILIFI, İHLALİ ORTADAN KALDIRMIYOR5651 sayılı Kanun kapsamında Google, Facebook ve X gibi platformların genellikle yer sağlayıcı yani içerik üretmeyen, sadece barındıran olarak tanımlandığını hatırlatan Doç.

Dr.

Bektaş, bu tanımın platformları sorumluluktan kurtarmayacağını belirtti.Bektaş, İnternet ortamında veriyi üreten ‘içerik sağlayıcı’, bu sistemleri işleten ise ‘yer sağlayıcı’dır.

Ancak platformların eser sahibinin izni olmaksızın eseri çoğaltması veya üzerinde değişiklik yapması, 5846 sayılı FSEK kapsamında telif hakkı ihlalidir ve bu platformların doğrudan sorumluluğu bulunmaktadır uyarısında bulundu.

İLGİLİ HABER 158 milyar TL yurt dışına aktı!

Türkiye'nin dijital serveti uçup gidiyor 'ONAYLIYORUM' BUTONU GEÇERSİZ SAYILABİLİRPlatformların kullanıcılara dayattığı Hizmet Şartları (Terms of Service) konusuna da değinen Bektaş, kullanıcıların müzakere etme şansı olmadan kabul etmek zorunda kaldığı bu şartların Türk Borçlar Kanunu kapsamında Genel İşlem Koşulu olduğunu söyledi:Kullanıcının aleyhine olan, dürüstlük kuralına aykırı ve dengesiz sözleşme şartları, Borçlar Kanunu’nun 21. maddesine göre ‘yazılmamış’ sayılır.

Bu sözleşmeler üzerinde kullanıcıların müzakere imkanı yoktur, adeta zorla onaylatılır.

Tüketici sıfatındaki eser sahipleri için bu haksız şartlar geçersizdir.

Dolayısıyla, mali hakların devrine ilişkin o maddeler hukuk önünde hükümsüz kalabilir.

İLGİLİ HABER Dijital yasa 'oyun'u bozacak, rekabet artacak!

İçerik yok, reklam var: Tek taraflı kazanca darbe ‘KOMŞU HAKLAR’ FORMÜLÜ TÜRKİYE’YE NASIL ENTEGRE EDİLİR?Fransa ve Kanada’da Google ile yapılan anlaşmaların temelinde yatan komşu haklar kavramının Türkiye hukuk sistemine entegre edilmesi gerektiğini belirten Doç.

Dr.

Bektaş, Avrupa Birliği’nin 2019 tarihli Dijital Tek Pazarda Telif Hakları Direktifini örnek gösterdi.Komşu haklar, eser sahibi olmayan fakat eserlerin kullanılması, yayımlanması veya çoğaltılması gibi süreçlerinde emek harcayan kişiler ve kuruluşlara tanınan haklardır.

Yani eser üzerinde doğrudan yaratıcı olan kişi değil, eserin sunumu ve dağıtımı gibi alanlarda katkısı olanlar korunur.Mevcut kanunda komşu hakların icracı sanatçılar ve radyo-televizyon kuruluşlarıyla sınırlı kaldığını ifade eden Bektaş, yol haritasını şöyle çizdi:Fransa ve Kanada’da basın kuruluşları birlik oluşturarak gelir paylaşımı sağladı.

Ancak bizim FSEK rejimimizde komşu haklara ilişkin hükümler, basın kuruluşlarının dijital platformlardan hak talep etmesi noktasında yetersiz kalmaktadır.

Çıkarılması planlanan Dijital Haklar Kanunu'nda mutlaka eser sahibi ve basın kuruluşlarının haklarını temin edecek şekilde komşu haklar kavramı genişletilerek düzenlenmelidir.

İlgili Sitenin Haberleri