Haber Detayı
Öcalan, Kandildeki darbe mekaniğini işaret etti! Abdulkadir Selvi yazdı...
DEM Parti heyeti, İmralı ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, görüşmenin ana gündeminin Suriyede yaşanan gelişmeler olduğunu belirterek, Öcalan bu durumu, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini baltalama girişimi olarak değerlendirdi. ifadelerini kullanmıştı. Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi ise konuya ilişkin Öcalan, Kandildeki darbe mekaniğini işaret etti! başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. İşte detaylar
Terörsüz Türkiye sürecinin başlamasından bu yana Öcalan, ilk kez farklı bir mesaj verdi.
İmralı Heyetinin ziyaretinden sonra yapılan açıklama diğerlerine göre farklı.İmralı Heyetinin ziyaretinden sonra DEM Parti tarafından yapılan açıklamada, görüşmenin ana gündem maddesinin Suriyedeki gelişmeler olduğunun altı çiziliyor.
Öcalanın çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğu belirtiliyor.
Asıl vurucu cümle bunun arkasından geliyor.
Öcalan, bu durumu Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak değerlendirdi deniliyor.SDGYİ KAPSIYORNeden?
Çünkü, Öcalan 27 Şubatta yaptığı çağrıda Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir demişti.
Öcalan, Tüm gruplar dediği halde, Suriyede SDG-YPG buna dahil değil şeklindeki yorumlar yapılmıştı.
Bunun üzerine İmralı Heyetinde yer alan Sırrı Süreyya Önder, İlkesel olarak herkesi kapsıyor.
Bütün herkes için geçerlidir demişti.ÖCALANIN MEKTUBUAyrıca Öcalan, 29 Aralıkta Mazlum Abdiyi gönderdiği mektupta, 10 Mart Mutabakatının uygulanması süreci rahatlatacak ve hızlandıracak demişti.
Öcalan daha ne desin?SDG, Öcalanın 27 Şubattaki çağrısını dikkate almadı, Suriye Hükümetiyle 10 Martta yaptığı anlaşmanın gereğini yerine getirmedi, Öcalanın 29 Aralıkta yazdığı mektubun tam tersine hareket etti.
SDG bunu neden yaptı?KRİTİK GELİŞMELER1-Kandilin tavrındaki değişiklik.2-İsrail ve İranın kışkırtmaları.3-O nedenle Öcalanın mesajının satır satır değerlendirilmesi gerekiyor.
Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum sürecine bağlı olduğunu ve 27 Şubat perspektifinin geçerliliğini koruduğunu ifade ediyor.
Bu mesaj doğrudan Kandile.
Burada sadece ey Murat Karayılan, ey Cemil Bayık, ey Bese Hozat demediği kalmış.4-Öcalan, gerekli adımlar atılarak sürecin ilerletilmesinin önemine vurgu yapmış. çok açık ve net bir şekilde ayak sürümeyin, süreci engelleyici eylemlerden kaçının, adım atın, süreci ilerletin diyor.ÖCALAN ENDİŞELİ5-Görüşmede ağırlıklı olarak Suriyedeki gelişmelerin ele alındığı belirtiliyor.
Çünkü şişenin dar kısmı gibi süreç; SDGnin tavrı nedeniyle dar bir alana sıkıştı.
Öcalan, çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğunu belirtiyor, Suriyedeki tüm sorunların ancak diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğini ve çözülmesi gerektiğini ısrarla vurguluyor.
Öcalan çatışmayla, savaşla değil diyalogla çözün diyor.SURİYE NEDEN ÖNEMLİ6-Suriyedeki gelişmeler neden önemli?
Çünkü Kandil, daha önceki çözüm sürecini Suriyedeki gelişmeleri gerekçe göstererek sabote etmişti.
Öcalana yazdıkları mektupta cezaevinde olması nedeniyle Suriyedeki gelişmelerden haberi olmadığını belirtip, kendilerine Suriyede devlet kurma sözü verildiğini, bu nedenle silahlı mücadeleye devam edeceklerini bildirmişlerdi.
Kandil, bu kez de Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek için SDG ve Suriye kartını devreye soktu.10 Mart Mutabakatının uygulanmasına engel oldu.
Halepte, Mazlum Kobani ve İlham Ahmetin uzlaşmaya yanaşmalarına rağmen son ana kadar kalın ve savaşın talimatını verdiler.BAHÇELİNİN VURGUSU7-Öcalan tehlikeyi gördü.
Kandilin SDG üzerinden yeni süreci sabote etmek istediğini fark etti.8-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelinin geçen haftaki grup toplantısında yaptığı bir vurgu burada çok büyük önem arz ediyor.
Bahçelinin Muhatap bellidir.
PKKnın kurucu önderinden başkası asla değildir sözünün ne denli önemli olduğunu Öcalanın bu çağrısı bir kez daha ortaya koydu.
Muhatap Öcalandır.ÖCALAN KİMİ KASTEDİYORÖcalan zaman zaman darbe mekaniğine dikkat çekiyor.
Son dönemlerde birkaç kez buna değinme ihtiyacı hissetti.
Terörsüz Türkiye sürecine yürekten inanan biri olarak endişelendim.
Sürece ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Erdoğanın iradesi sağlam bir şekilde ortada dururken, Bahçelinin çizgisinden bir milim sapma olmazken, MİT Başkanı İbrahim Kalın sahadaki çalışmalarını sürdürürken, Meclis Komisyonu İmralıya gitmişken, Öcalan bu kesimi kastediyor olamaz dedim.
Çünkü, Türkiyede irade sağlam bir şekilde devam ediyordu.
Bunun üzerine objektifimi Kandile ve DEM Partiye çevirdim.KANDİLDE NELER OLUYORÖcalanın çağrısı üzerine bir grup teröristle birlikte silahları ateşe atan PKKnın iki numaralı ismi Bese Hozatın Af istemiyoruz çıkışı Kandilde bir şeyler olduğunu işaretiydi.
Bese Hozat silahları 11 Temmuzda yaktı. 29 Kasım tarihinde ise sürecin ruhuna aykırı olan bu çıkışı yaptı. 141 gün içinde Kandilde ne yaşandı?
Bese Hozat neden Öcalan karşıtı bir çizgiye savruldu?
Bu neyi gösteriyordu?
Bu, Kandildeki darbe mekaniğinin işlediğini ve Öcalanın iradesine rağmen süreç karşıtlarının egemen olduğunu gösteriyordu.
Bu tavır kendini, SDGnin altına imza attığı 10 Mart Mutabakatını uygulamamasında ve Halepte Kandilin son ana kadar kalın ve savaşın talimatını vermesiyle gösterdi.DEM PARTİYE DİKKATMeclis heyeti içinde İmralıya giden DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit Kılıçın Öcalanın YPGnin kendisini lağvetmesi yönünde bir açıklaması olmadı çıkışı, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhanın Öcalanın çağrısında SDG yoktu açıklaması da bunu gösteriyordu.
Bu iki isim Kandildeki süreç karşıtlarının siyasi uzantısını oluşturuyor.
Öcalanın da işaret ettiği gibi Kandilde darbe mekaniği işledi ama ne oldu?
Bu kez Terörsüz Türkiye sürecini bitiremediler.
Tam aksine SDG-YPGnin Suriyede üst üste bozguna uğramasına neden oldu.
Daha bunlar iyi günleri...
İLGİLİ HABER DÜNYA Terör örgütü SDG teslim bayrağı çekti!
Şara tek lider: İşte 14 maddelik anlaşma