Haber Detayı
Öcalan, Kandil’deki darbe mekaniğini işaret etti
‘TERÖRSÜZ Türkiye’ sürecinin başlamasından bu yana Öcalan, ilk kez farklı bir mesaj verdi. İmralı Heyeti’nin ziyaretinden sonra yapılan açıklama diğerlerine göre farklı.
İmralı Heyeti’nin ziyaretinden sonra DEM Parti tarafından yapılan açıklamada, görüşmenin ana gündem maddesinin Suriye’deki gelişmeler olduğunun altı çiziliyor.
Öcalan’ın çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğu belirtiliyor.
Asıl vurucu cümle bunun arkasından geliyor. “Öcalan, bu durumu Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak değerlendirdi” deniliyor.SDG’Yİ KAPSIYOR Neden?
Çünkü, Öcalan 27 Şubat’ta yaptığı çağrıda “Tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” demişti.
Öcalan, “Tüm gruplar” dediği halde, Suriye’de SDG-YPG buna dahil değil şeklindeki yorumlar yapılmıştı.
Bunun üzerine İmralı Heyeti’nde yer alan Sırrı Süreyya Önder, “İlkesel olarak herkesi kapsıyor.
Bütün herkes için geçerlidir” demişti.ÖCALAN’IN MEKTUBUAyrıca Öcalan, 29 Aralık’ta Mazlum Abdi’yi gönderdiği mektupta, “10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması süreci rahatlatacak ve hızlandıracak” demişti.
Öcalan daha ne desin?SDG, Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısını dikkate almadı, Suriye Hükümeti’yle 10 Mart’ta yaptığı anlaşmanın gereğini yerine getirmedi, Öcalan’ın 29 Aralık’ta yazdığı mektubun tam tersine hareket etti.
SDG bunu neden yaptı?KRİTİK GELİŞMELER1-Kandil’in tavrındaki değişiklik.2-İsrail ve İran’ın kışkırtmaları.3-O nedenle Öcalan’ın mesajının satır satır değerlendirilmesi gerekiyor.
Öcalan, Barış ve Demokratik Toplum sürecine bağlı olduğunu ve 27 Şubat perspektifinin geçerliliğini koruduğunu ifade ediyor.
Bu mesaj doğrudan Kandil’e.
Burada sadece ey Murat Karayılan, ey Cemil Bayık, ey Bese Hozat demediği kalmış.4-Öcalan, gerekli adımlar atılarak sürecin ilerletilmesinin önemine vurgu yapmış. çok açık ve net bir şekilde ayak sürümeyin, süreci engelleyici eylemlerden kaçının, adım atın, süreci ilerletin diyor.ÖCALAN ENDİŞELİ5-Görüşmede ağırlıklı olarak Suriye’deki gelişmelerin ele alındığı belirtiliyor.
Çünkü şişenin dar kısmı gibi süreç; SDG’nin tavrı nedeniyle dar bir alana sıkıştı.
Öcalan, çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğunu belirtiyor, Suriye’deki tüm sorunların ancak diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğini ve çözülmesi gerektiğini ısrarla vurguluyor.
Öcalan çatışmayla, savaşla değil diyalogla çözün diyor.SURİYE NEDEN ÖNEMLİ6-Suriye’deki gelişmeler neden önemli?
Çünkü Kandil, daha önceki çözüm sürecini Suriye’deki gelişmeleri gerekçe göstererek sabote etmişti.
Öcalan’a yazdıkları mektupta cezaevinde olması nedeniyle Suriye’deki gelişmelerden haberi olmadığını belirtip, kendilerine Suriye’de devlet kurma sözü verildiğini, bu nedenle silahlı mücadeleye devam edeceklerini bildirmişlerdi.
Kandil, bu kez de Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmek için SDG ve Suriye kartını devreye soktu.10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasına engel oldu.
Halep’te, Mazlum Kobani ve İlham Ahmet’in uzlaşmaya yanaşmalarına rağmen son ana kadar “kalın ve savaşın” talimatını verdiler.BAHÇELİ’NİN VURGUSU7-Öcalan tehlikeyi gördü.
Kandil’in SDG üzerinden yeni süreci sabote etmek istediğini fark etti.8-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçen haftaki grup toplantısında yaptığı bir vurgu burada çok büyük önem arz ediyor.
Bahçeli’nin “Muhatap bellidir.
PKK’nın kurucu önderinden başkası asla değildir” sözünün ne denli önemli olduğunu Öcalan’ın bu çağrısı bir kez daha ortaya koydu.
Muhatap Öcalan’dır.ÖCALAN KİMİ KASTEDİYORÖcalan zaman zaman “darbe mekaniği”ne dikkat çekiyor.
Son dönemlerde birkaç kez buna değinme ihtiyacı hissetti.
Terörsüz Türkiye sürecine yürekten inanan biri olarak endişelendim.
Sürece ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iradesi sağlam bir şekilde ortada dururken, Bahçeli’nin çizgisinden bir milim sapma olmazken, MİT Başkanı İbrahim Kalın sahadaki çalışmalarını sürdürürken, Meclis Komisyonu İmralı’ya gitmişken, Öcalan bu kesimi kastediyor olamaz dedim.
Çünkü, Türkiye’de irade sağlam bir şekilde devam ediyordu.
Bunun üzerine objektifimi Kandil’e ve DEM Parti’ye çevirdim.KANDİL’DE NELER OLUYORÖcalan’ın çağrısı üzerine bir grup teröristle birlikte silahları ateşe atan PKK’nın iki numaralı ismi Bese Hozat’ın “Af istemiyoruz” çıkışı Kandil’de bir şeyler olduğunu işaretiydi.
Bese Hozat silahları 11 Temmuz’da yaktı. 29 Kasım tarihinde ise sürecin ruhuna aykırı olan bu çıkışı yaptı. 141 gün içinde Kandil’de ne yaşandı?
Bese Hozat neden Öcalan karşıtı bir çizgiye savruldu?
Bu neyi gösteriyordu?
Bu, Kandil’deki darbe mekaniğinin işlediğini ve Öcalan’ın iradesine rağmen süreç karşıtlarının egemen olduğunu gösteriyordu.
Bu tavır kendini, SDG’nin altına imza attığı 10 Mart Mutabakatı’nı uygulamamasında ve Halep’te Kandil’in son ana kadar “kalın ve savaşın” talimatını vermesiyle gösterdi.DEM PARTİ’YE DİKKATMeclis heyeti içinde İmralı’ya giden DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit Kılıç’ın “Öcalan’ın YPG’nin kendisini lağvetmesi yönünde bir açıklaması olmadı” çıkışı, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “Öcalan’ın çağrısında SDG yoktu” açıklaması da bunu gösteriyordu.
Bu iki isim Kandil’deki süreç karşıtlarının siyasi uzantısını oluşturuyor.
Öcalan’ın da işaret ettiği gibi Kandil’de darbe mekaniği işledi ama ne oldu?
Bu kez Terörsüz Türkiye sürecini bitiremediler.
Tam aksine SDG-YPG’nin Suriye’de üst üste bozguna uğramasına neden oldu.
Daha bunlar iyi günleri...