Haber Detayı

OSD Başkanı Eroldu: Her şey devletten beklenmez, verimlilik şart
Otomotiv dunya.com
19/01/2026 00:00 (4 saat önce)

OSD Başkanı Eroldu: Her şey devletten beklenmez, verimlilik şart

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in ihracatçılara yönelik ‘her şeyi devletten beklemeyin’ çıkışı sanayide tartışma yaratırken, otomotiv sektöründen daha dengeli bir yaklaşım geldi. OSD Başkanı Eroldu, Şimşek’in açıklamalarına büyük ölçüde katıldıklarını belirterek, sektörün odağına verimlilik ve rekabetçiliği koyması gerektiğini vurguladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ihra­catçılara yönelik olarak yaptığı “Her şeyi devletten bekle­meyin, devletin yapabilecekleri­nin bir sınırı var” açıklaması, reel sektörde geniş yankı uyandırmış­tı.

Özellikle tekstil sektöründen gelen “Biz desteği devletten bek­lemeyeceksek nereden bekleye­ceğiz?” çıkışı, sanayi politikaları ve kamu desteğinin sınırları tar­tışmasını yeniden gündeme ta­şımıştı.

Bu tartışmalar sürerken, otomotiv sanayinden daha den­geli ve uzun vadeli bir perspektif geldi.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, ge­çen hafta yaptığı değerlendirme­de, Şimşek’in açıklamalarına bü­yük ölçüde katıldıklarını belirte­rek, sektörün odağına verimlilik ve rekabetçiliği koyması gerektiğini vurguladı.“Rekabetçilik kaybının etkisi hissediliyor” Cengiz Eroldu, otomotivde ya­tırım kararlarının kısa vadeli ref­lekslerle değil, uzun soluklu stra­tejilerle alındığını hatırlatarak, bugün sanayinin 2023–2024 dö­neminde alınan kararların sonuç­larını hayata geçirdiğini söyledi.

Ancak rekabetçilik kaybının etki­lerinin orta vadede daha be­lirgin hissedilebileceğine dikkat çeken Eroldu, bu durumu sektör açısından önemli bir risk alanı ola­rak tanımladı.

Eroldu, “Bu noktada otomotiv sanayi­nin temel sorumlu­luğu açık” diyerek, hem ana sanayi hem de tedarik sanayi tarafında verimlilik odak­lı dönüşümün şart olduğunu ifade etti.

Son iki-üç yılda kur gelişmelerinin yarattığı bas­kıyı verimlilik çalışmalarıyla dengelemeye çalıştıklarını belirten Erol­du, mevcut eko­nomik göstergelerin de bu yaklaşı­mın ne kadar kritik olduğunu orta­ya koyduğunu ifade etti.“Kamu-sanayi ilişkisi karşılıklı alışveriş” Cengiz Eroldu, “Her şeyi dev­letten beklemek yerine, sanayi­nin kendi yapması gerekenler var” görüşünü güçlü şekilde destekle­diklerini vurgularken, bu yakla­şımın devlet desteğinin önemsiz olduğu anlamına gelmediğinin de altını çizdi.

Türkiye’de kamu yö­netiminin otomotiv sanayini her platformda desteklemeye çalıştı­ğını söyleyen Eroldu, asıl mesele­nin kamu ile sanayi arasında doğ­ru dengeyi kurmak olduğunu di­le getirdi. “Türkiye’nin bilançosu, şirketlerin bilançosundan daha önemli” ifadesiyle dikkat çeken Eroldu, sanayinin ülke ekonomi­siyle birlikte hareket etmesi gerek­tiğini belirtti.

Sanayinin istihdam ve katma değer yarattığını, kamu desteğinin de bu nedenle yalnızca Türkiye’de değil ABD ve Avrupa’da da yaygın olduğunu hatırlatan Eroldu, kamu–sanayi ilişki­sinin karşılıklı bir alışveriş olduğuna işaret etti.Otodan 41,5 milyar dolarlık ihracat OSD üyelerinin toplam kapa­sitesinin 2.2 milyon sevi­yesinde ol­duğunu ha­tırlatan Cen­giz Eroldu, Avrupa içe­risinde cid­di bir üretim kapasitesine sahip olduk­larını vurgu­ladı.

Otomo­tiv sanayinin 2025 yılında önemli başarı­lar elde ettiğini anlatan Eroldu, “41,5 milyar dolarla bugüne ka­dar yapılmış olan en büyük ihra­cat rakamını gerçekleştirdik.

Yi­ne hafif ticari araç ihracatı, 435 bin adetle bugüne kadarki en yük­sek rakamına ulaşmış oldu.

Tür­kiye, Avrupa ve diğer dış pazarlar için otobüs ve minibüs üretimin­de önemli bir merkez olma özel­liğini sürdürmektedir.

Nitekim 2025 yılında gerçekleştirilen 12 bin 655 adetlik üretim ile bu alan­da da bugüne kadar ulaşılan en yüksek ihracat rakamı elde edil­miştir” dedi.İhraçta lider sektör OSD verilerine sektör bazında bakıldığında otomotivin liderlik baremeinin devam ettiği görüldü. “2025 yılında Türkiye’nin toplam ihracatından aldığımız pay, yüz­de 16,5’ten yüzde 17,6’ya yüksel­miştir.

Aynı zamanda 2025 yılı, birçok alanda en yüksek rakam­lara ulaşılan bir yıl olmuştur” de­di.

Kilogram başına ihracat geli­rinin 12,19 dolardan 13,10 dolara yükseldiğinin altını çizen Cengiz Eroldu: “Otomotiv sanayi topla­mında ise bu değer yaklaşık 1 do­larlık artışla 8,3 dolardan 9,1 do­lara çıkmıştır.

Bu gelişme, sana­yi adına son derece olumlu bir göstergedir.

Elbette burada şunu da belirtmek gerekir: Euro’nun Amerikan doları karşısında değer kazanması, ihracat rakamlarımı­zı dolar bazında pozitif yönde et­kileyen unsurlardan biri olmuş­tur.

Bu etkiyi de gerçekçi bir şekil­de değerlendirmek gerekir.”“En önemli sorun dengesizlik” Sektördeki en önemli sorunun dengesizlik olduğunu ifade eden Cengiz Eroldu, “Türkiye, hala oto­mobil ihracatından daha fazla it­halat yapan bir konumdadır.

Bu durum, otomotiv sanayinin doğ­rudan sorumluluk alması gere­ken alanlardan biridir.

Türkiye’de otomotiv yatırımlarının artırıl­ması, iç pazara daha fazla Türki­ye’de üretilmiş otomobilin sunul­ması büyük önem taşımaktadır.

Bu konu, önümüzde çalışılması ge­reken bir başlık olarak durmakta­dır. 7,7 milyar dolarlık açık Türki­ye ekonomisi açısından son derece önemlidir” diye konuştu.

Tedarik sanayinin yeterince büyümediği­ni ifade eden Eroldu, bunun temel nedenlerinden birinin, 2024’ten itibaren başlayan ve 2025 yılında da devam eden kur-enflasyon far­kı nedeniyle yaşanan rekabetçilik kaybı olduğuna değindi.“Adet bazında haberler iyi ama 2017’nin gerisinde” Adetsel ihracatta da sevindi­rici bir haber aldıklarını anlatan Cengiz Eroldu, “2025 yılında yüz­de 4,4’lük bir artış gerçekleştirdik. 2024 yılında Türkiye’de 1 milyon 13 bin toplam araç ihracatı yapıl­mışken 2025’te 1 milyon 58 bin ki bu aslında yıl içerisinde sizlerle paylaştığımız beklentilerimize de paralel bir şekilde 1 milyon 50 bi­nin üzerinde bir rakamla gerçek­leştirildi.

Hala tabi 2017’de gerçek­leştirdiğimiz 1 milyon 333 binin bir miktar gerisindeyiz ama yatı­rım yapmaya devam eden bir sana­yi o açıdan da olumlu bir trendde olduğumuzu söyleyebilirim.

Tabi bizim yaptığımız ihracatın yüzde 60-70’i AB ülkelerine yönelik, o açıdan Avrupa’daki otomobil ve ti­cari araç pazarının nasıl davran­dığı bizim için son derece önemli” açıklamasında bulundu.Yerli payı yüzde 29’a gerilediCengiz Eroldu, 2025 yılında toplam otomotiv pazarında yerli araç payının yüzde 29’a düştüğünü açıklayarak, “Bu oranın bugüne kadarki en düşük seviye.

Yerli payı 2024’te yüzde 31 seviyesindeydi” dedi.

Otomobil tarafında dış ticaret açığının dikkat çektiğini belirten Eroldu, yerli payındaki gerilemeyle birlikte Türkiye’de otomotiv arzının artırılması ve yeni otomobil yatırımlarının ülkeye çekilmesinin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını kaydetti.Kapasite arttı kullanım geriledi OSD Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye otomotiv sanayiinde 2025 yılında yapılan yatırımların üretim kapasitesini artırdığını ancak kapasite kullanım oranlarında gerileme yaşandığını söyledi.

Eroldu, toplam üretim kapasitesi 2 milyon adetten 2 milyon 200 bin adede yükseldiğini belirterek, kapasite kullanım oranının 2024’te yüzde 70 seviyesindeyken geçen yıl yüzde 67’ye gerilediğini kaydetti.

Eroldu, yüzde 67–70 bandındaki kapasite kullanımının rekabetçilik açısından yeterli olmadığını anlatarak, hedeflerinin yapılan yatırımlarla bu oranı yukarı çekmek olduğunu ifade etti.

Kur, enflasyon ve makroekonomik baskıların sürdüğü bir dönemde yüzde 70’in altında kapasiteyle çalışmanın sektör açısından ciddi bir zorluk yarattığını belirten Eroldu, otomotiv sanayinin bu iki baskıyı aynı anda yönetmeye çalıştığını da dile getirdi.Traktör zorda ithal kamyon da kapasiteyi baskıladı Cengiz Eroldu, alt kırılımlara bakıldığında en olumsuz tablonun traktör üretiminde yaşandığına dikkat çekti. 2025 yılında traktörlerde kapasite kullanım oranının yüzde 35 seviyesine gerilediğini belirten Eroldu, bu düşüşün tarım sektöründeki zayıf seyir ve talep daralmasından kaynaklandığını söyledi.

Kamyon tarafında ithalatın artmasının, Türkiye’deki üretim tesislerinde kapasite kullanımını olumsuz etkilediğini ifade eden Eroldu, bunun yerli üretim açısından önemli bir risk alanı oluşturduğunu vurguladı.AB menşeinde Türkiye'yi Gümrük Birliği ayırıyor ‘Made in EU’ konusuna da değinen Cengiz Eroldu, olası en kötü senaryoların yalnızca Türkiye’de üretilen otomobilleri değil, tedarik sanayi ve komponent üretimini de kapsayacağını belirtti.

Ancak bu riskin sadece Türkiye’ye özgü olmadığını vurgulayan Eroldu, Avrupa Birliği’ne üye olmadan AB’ye otomobil ihraç eden Fas ve Sırbistan gibi ülkelerin de aynı tabloyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Türkiye’nin bu ülkelerden ayrıştığı temel noktanın Gümrük Birliği anlaşması olduğunu ifade eden Eroldu, “Fas ve Sırbistan’ın Gümrük Birliği yok.

Türkiye bu açıdan bir adım önde” değerlendirmesinde bulundu.

Bu çerçevede risk bulunduğunu ancak bunun abartılmaması gerektiğini belirten Eroldu, mevcut hukuki altyapının Türkiye otomotiv sanayisi için önemli bir koruma sağladığını vurguladı.

İlgili Sitenin Haberleri