Haber Detayı

Medya Venezuela'da nasıl sınıfta kaldı
Güncel odatv.com
18/01/2026 21:07 (1 saat önce)

Medya Venezuela'da nasıl sınıfta kaldı

CGTN Türk Genel Yayın Yönetmeni Ulaş Can, Batılı ana akım medyanın Venezuela krizinde kullandığı dilin gazetecilik etiğiyle bağdaşmadığını belirterek, “kaçırılma” gerçeğinin bilinçli biçimde çarpıtıldığını ve bunun Gazze’de görülen çifte standardın devamı olduğunu vurguladı.

Küresel medya, Venezuela krizi karşısında bir kez daha tarafsızlık ve etik sınavında sınıfta kaldı.

CGTN Türk Genel Yayın Yönetmeni Ulaş Can, ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesi sırasında özellikle Batılı ana akım medya kuruluşlarının kullandığı dilin, gazetecilikten çok politik pozisyon alışını yansıttığını vurguladı.Can’a göre Gazze’de olduğu gibi Venezuela’da da gerçekler çarpıtıldı, “kaçırılma” gibi açık bir eylem bile bilinçli biçimde farklı kavramlarla sunularak kamuoyu yönlendirildi.

Bu tablo, Batı medyasının çifte standartlarını ve ikiyüzlü yaklaşımını bir kez daha gözler önüne serdi."Yakın zamanda Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun seçilmiş bir liderin ABD tarafından kaçırılması, dünya kamuoyu açısından önemli bir sınav oldu.

Özellikle BBC’de editörlere, “kaçırıldı” yerine “yakalandı” ifadesinin kullanılması yönünde bir e-posta gönderilmesi büyük bir tartışma yarattı.

Benzer dil ve söylemlerin CNN, New York Times ve Reuters gibi kuruluşlarda da görüldüğü biliniyor.

Peki, siz bu tabloyu medya etiği açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Can şöyle yanıt verdi:"Aslında bu durum yeni değil.

BBC aynı tutumu Gazze konusunda da sergiledi.

İsrail’in faşist saldırganlığını, meşru müdafaa gibi göstermeye çalıştı.

Oysa bunun böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. 7 Ekim sonrasında yaklaşık iki yıl boyunca silahsız insanların her gün öldürüldüğü Gazze’de, İsrail’de süren bu faşizmi bir şekilde masum göstermeye çalıştılar.Bu çizgiye uymayan editörler zorla izne çıkarıldı ya da istifa etmek zorunda bırakıldı.

Bu durumu kabullenmeyen editörler sistem dışına itildi.Aynı yaklaşım, Venezuela’nın meşru lideri Nicolás Maduro ve eşinin Amerika Birleşik Devletleri tarafından kaçırılması olayında da görüldü.

Ne yazık ki BBC, editörlerine “kaçırıldı” ifadesini kullanmamaları, bunun yerine “yakalandı” şeklinde haberleştirmeleri yönünde bir e-posta gönderdi.

Bu son derece korkunç bir durumdur.""İngiltere kamuoyunun ve İngiliz halkının bunu gördüğünü ve ilk tepkinin de oradan geleceğini düşünüyorum.

Benzer bir dil; CNN, New York Times, Reuters gibi kuruluşların yanı sıra Almanya’da Der Spiegel ve bazı Frankfurt merkezli medya organlarında da kullanıldı.

Maduro’nun kaçırılmasını “yakalandı” olarak veren çok sayıda medya kuruluşu oldu." diyen Can sözlerine şöyle devam etti:"Bu tablo, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, onun ortakları olan İngiltere ve Avrupa’nın ikiyüzlü tutumunu açıkça gösteriyor.

Ancak dediğim gibi bu yeni değil.

En net biçimde Gazze’deki soykırım sürecinde Avrupa’nın bu ikiyüzlülüğüne tanık olduk.

Aynı yaklaşım, Nicolás Maduro ve eşinin kaçırılması olayında da tekrarlandı.'Yakalandı' ifadesi kullanıldı.

Oysa bu insanlar suçlu değil.

Burada suçlu olanlar var.

Nitekim Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Ceza Mahkemesi, örneğin Netanyahu’yu suçlu bulmuştur.Onunla ilgili böyle bir başlık atılıyor mu?

Atılmıyor.

Dolayısıyla burada açık bir politik tutum olduğunu görmek gerekiyor.

Bu nedenle söz konusu medya organlarını da bu politik duruş çerçevesinde değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum."Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri