Haber Detayı
İstanbul Barosu Şile’de orman köylüsünün dönüşümünü inceledi
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Ok, İstanbul yakınlarındaki orman köylerinin sosyoekonomik durumlarına ilişkin, Bugün tarım alanları azalmış, köyler yaşlanmış, üretim maliyetleri artmış durumda. Orman köylüsü artık toprağını işleyen değil, arazisini kentliye satıp gitmeye çalışan veya kentten kaçıp gelenlerin hizmetinde çalışan bir konuma sürükleniyor” değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Barosu Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu, İstanbul’a komşu orman köylerinin sosyoekonomik değişimini tartışmak üzere Şile’nin Yeşilvadi köyünde bir etkinlik düzenledi.
Etkinlik, yağmurlu havaya rağmen doğa yürüyüşü ile başladı.
Yürüyüşün ardından köy kahvesinde düzenlenen panelde konuşan Prof.
Dr.
Ok, Türkiye’de 1840’lardan bugüne orman-köy ilişkisinin seyrini anlatan “Metropolün Gölgesinde Orman Köyleri” başlıklı sunum yaptı.
ORMAN KÖYLÜSÜ ARTIK TOPRAĞINI İŞLEYEN DEĞİL Prof.
Dr.
Ok, orman mülkiyeti ve kullanımı konusundaki tarihsel çelişkilere dikkat çekti.
Devletin ormanlar üzerindeki mülkiyet iddiasının pratikte farklı algılandığını belirten Ok, “Devlet 'Ormanlar benimdir' demiş.
Ancak pratikte şöyle bir algı oluşmuş: Ormanlar devletin malıdır ama isteyen istediği şekilde faydalanabilir.
Kesip tarla yapacaksan, hatta çiftlik yapacaksan, oranın mülkiyetine 'el koyuyorsun' diye algılanmış.
Bu durum tarihsel süreçte orman suçlarını ve mülkiyet çatışmalarını doğurdu.
Eskiden ormandan geçinen, hayvancılık yapan bir nüfus vardı.
Bugün ise tarım alanları azalmış, köyler yaşlanmış, üretim maliyetleri artmış durumda.
Orman köylüsü artık toprağını işleyen değil, arazisini kentliye satıp gitmeye çalışan veya kentten kaçıp gelenlerin hizmetinde çalışan bir konuma sürükleniyor” ifadelerini kullandı.
KÖYLERİMİZ ‘HOBİ BAHÇESİ’ BASKISI ALTINDA” Prof.
Dr.
Ok sunumunda ORKÖY’ün kuruluşundan bugüne geçirdiği sürece de değindi. 1970’te kurulan yapının farklı dönemlerde kapatılması, başka kurumlara bağlanması ve yeniden açılması gibi uygulamalar nedeniyle kurumsal hafızanın yok olduğunu söyledi.
Ok, “1970'lerde köylüye soba dağıtarak orman baskısını azaltmaya çalışan, kooperatifleşmeyi teşvik eden bir yapı vardı.
Ancak kurum sürekli kapatılıp açılarak, uzman personel dağıtılarak kurumsal hafıza yok edildi.
Bugün gelinen noktada orman köylüsü üretimden koptu, araziler el değiştirdi ve köylerimiz ‘hobi bahçesi’ baskısı altında” dedi.