Haber Detayı

NATO içinde çatlak: ABD neden Grönland’a mecbur?
Dünya ulusal.com.tr
18/01/2026 15:49 (2 saat önce)

NATO içinde çatlak: ABD neden Grönland’a mecbur?

Aydınlık Gazetesi yazarı E. Albay Halil Özsaraç, Arktik’te artan güç mücadelesini ele aldığı yazısında ABD’nin Grönland’a neden odaklandığını değerlendirdi

Aydınlık Gazetesi’nde Emekli Deniz Kurmay Albay Halil Özsaraç imzasıyla yayımlanan köşe yazısında, Arktik Okyanusu’nun küresel güç mücadelesinin yeni merkezi hâline geldiği vurgulandı.

Yazıda, iklim değişikliğiyle birlikte buzların çözülmesinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda askerî ve jeopolitik sonuçlar doğurduğu belirtildi.

Özsaraç, Arktik’teki dönüşümün boyutunu şu sözlerle anlattı: “Araştırmalar, 2060 sonrası yaz aylarında Arktik Okyanusu’nda buzkırana ihtiyaç duyulmadan seyir yapılabileceğini göstermektedir.” Bu gelişmenin, dünya ticaretini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Özsaraç, Asya–Avrupa–Kuzey Amerika hattındaki ticaretin daha kısa ve daha ucuz bir güzergâha kayabileceğini ifade etti.

Yazıya göre ABD tam da bu nedenle Arktik’te sertleşen bir politika izliyor. “Mevcut ticaret yollarını, bu kıtaların kuzeyinden bypas etmeye çalışan daha kısa ve daha ekonomik bir ulaştırma hattının doğumunu kontrol etmekte zorlanan ABD emperyalizmi, Arktik’teki jeopolitik oyunu sertleştirmektedir.” ‘ARKTİK’İN ANAHTARI GRÖNLAND’ Özsaraç, Arktik mücadelesinin merkezine Grönland’ı yerleştirdi.

Yazıda, bölgenin yalnızca coğrafi değil, askerî açıdan da kritik bir eşik olduğuna dikkat çekildi. “Grönland, Arktik mücadelenin en kilit coğrafyalarından biridir.

Trump’ın 2019, 2025 ve 2026’da tekrarladığı Grönland’ın egemenliğini satın alma projesi, günümüz uluslararası hukukunun hiç de hoş karşılamadığı ve sömürge çağında kaldığı düşünülen “satın alarak veya devir yöntemi ile yeni egemenlikler tesis etme” işleminin hortlatılmış hâlidir.

Özetle, Trump öncesinde bile uluslararası hukuk ve normları ihlal etmekten çekinmeyen ABD’nin Grönland’ı eyaleti yapma niyetini, 5,5 milyon dolar fiyat biçtiği 1867’den beri devam etmekte; arada sırada satın alma teklifini yinelemektedir. 1867’de Alaska’yı sattıktan sonra bile Rus topraklarının %45’i Arktik Dairesi’nin içinde kalırken; bir Arktik toprağı olan Alaska, ABD topraklarının yalnızca %15’ini oluşturmaktadır.

Anlayacağınız, Batı Avrupa ve Doğu Asya ekonomilerine sıçrama yaptıracak Arktik rotalarını kontrol inisiyatifi büyük ölçüde Rusya’da, onun da arkasından Kanada’dadır.” Trump’ın Grönland’ı satın alma yönündeki çıkışlarının da bu stratejinin parçası olduğu belirtilirken, ABD’nin bu adayı uzun süredir hedefinde tuttuğu vurgulandı.

Yazıya göre Washington, Arktik’e hâkim olabilmek için Grönland’ı vazgeçilmez görüyor.

Özsaraç, Alaska ve Grönland’ın bu denklemdeki yerini ise şu ifadeyle özetledi: “Bu nedenle Alaska ve Grönland, Arktik’in birer giriş-çıkış kapısı niteliğindedir.” ABD’NİN GÖZÜ PITUFFIK ÜSSÜNDE Köşe yazısında, Grönland’daki Pituffik Üssü’nün ABD açısından taşıdığı öneme de dikkat çekildi.

Özsaraç, bu üssün yalnızca bir askerî tesis olmadığını vurguladı: “Pituffik Üssü, ABD’nin en kritik kıtalararası balistik füze (ICBM) erken uyarı ve izleme tesisidir; daha özet bir ifadeyle, ABD’nin füze savunma mimarisinin kilit noktasıdır.

Ayrıca, uygun coğrafi konumu nedeniyle küresel uydu kontrol ve uzay gözetleme ağının önemli bir parçasıdır..” Alaska’nın da benzer biçimde ABD’nin caydırıcılığının merkezlerinden biri hâline geldiği, bölgedeki askerî varlığın enerji değil güvenlik eksenli olduğu ifade edildi. 2004’TEN SONRA DENGE DEĞİŞTİ Yazıda, 2004’te imzalanan Igaliku Antlaşması’nın ardından ABD’nin Grönland’daki etkisinin belirgin biçimde arttığı hatırlatıldı.

Danimarka’nın bu süreçte geri planda kaldığını belirten Özsaraç, durumu şöyle özetledi: “2004’te imzalanan Igaliku Antlaşması ile Danimarka, ABD’nin Grönland’da yeni üsler açma konusuna ilave olarak kültürel, ekonomik, teknik, araştırma, teknoloji, enerji, çevre sorunları, eğitim, kalkınma, turizm, hava trafiği planlama ve ticaret konularında işbirliği yapmak üzere Özerk Grönland’a ABD ile doğrudan koordinasyon yetkisi verdi.

Özetle, 2004’te Danimarka, ABD-Grönland ilişkililerinde, âdeta aradan çıkmışçasına bir tutum izledi.

Bu da, Grönland’a egemen olma niyetindeki ABD’nin, Danimarka engelini kolay aşacağı fikrine kapılmasına yol açtı.” Grönland’ın 2009’da geniş özerklik kazanmasının ardından, ada üzerindeki rekabetin hızlandığı; doğal kaynaklar, madenler ve altyapı yatırımlarının büyük güçlerin ilgi alanına girdiği kaydedildi.

ÇİN VE RUSYA ABD’Yİ RAHATSIZ EDİYOR Yazıda, Rusya ile Çin’in Arktik’te giderek artan askerî ve ekonomik faaliyetlerinin bölgedeki güç dengelerini köklü biçimde değiştirdiğine dikkat çekildi.

Özsaraç, özellikle Çin’in Arktik Konseyi’ne gözlemci üye olması, Rusya ile ortak deniz tatbikatları gerçekleştirmesi ve Arktik güzergâhlarını ticaret ile askerî planlamaya dâhil etmesinin, ABD açısından doğrudan bir güvenlik meselesine dönüştüğünü aktardı.

Yazıda, Rusya’nın Arktik kıyılarındaki askerî üslerini yeniden yapılandırması, Çin’in ise bölgeye yönelik yatırım ve lojistik hamlelerini artırmasının, Washington’un Arktik’e bakışını sertleştirdiği vurgulandı.

Bu gelişmelerin ardından ABD’nin, Arktik’i yalnızca bir çevre veya ticaret alanı olarak değil, doğrudan askerî rekabet sahası olarak ele almaya başladığı ifade edildi.

NATO, F-35’LER VE ARTAN GERİLİM Yazıda, 2018’den itibaren NATO’nun Arktik’te yeniden yoğun tatbikatlara başladığı, Alaska’ya F-35’lerin konuşlandırıldığı hatırlatıldı.

ABD Savunma Bakanlığı’nın Arktik’i artık açık biçimde “tehdit hattı” olarak tanımladığı belirtildi.

Trump’ın 2019’daki “Grönland’ı satın alma” çıkışının ise Avrupa’da büyük rahatsızlık yarattığı, Danimarka’nın buna sert tepki verdiği ve NATO içinde görüş ayrılıklarını derinleştirdiği aktarıldı. ‘ABD, GRÖNLAND’A MECBUR’ Özsaraç, yazısının sonunda ABD’nin neden Grönland’dan vazgeçemediğini net bir ifadeyle ortaya koydu: “Özellikle Çin ile girişeceği nihai bir mücadeleye hazırlanan ABD, NATO’nun sondan bir önceki aşamasında, ABD’nin Arktik’te açık veren stratejik savunması için en kritik coğrafya rolündeki Grönland’ı Avrupa’nın elinden çekip alıp ve bir stratejik saldırı coğrafyasına dönüştürmek zorundadır.

ABD’nin “Arktik” korkusuna düşmesine neden olan şey, bu bölgenin stratejik silahların en kısa uçuş bölgesi olmasıdır.

Özellikle son yıllarda, kitle imha özelliği de olan stratejik silah teknolojilerinde Rusya ve Çin’in ABD’nin önüne doğru sıçrama yapması, ABD’yi, teknolojik dezavantajını Arktik’teki Grönland’ı yakın mesafeden stratejik silah kullanmaya uygun hâle getirerek kazanacağı coğrafya avantajı ile kapatmaya zorlamaktadır.

ABD emperyalizmi, yıkılmamak için Grönland’a mecburdur.”

İlgili Sitenin Haberleri