Haber Detayı
1300 dönüm arazi için herkes mahkemeye başvurdu! Trabzon'da sahibini arıyor
Karadeniz'e hakim konumu, yüzyıllara uzanan tarihi ve kentin belleğindeki yeriyle Trabzon'un en özel alanlarından biri olan Güzelhisar Kalesi ve çevresi, bugün çok başlı hukuki süreçlerin gölgesinde geleceğini arıyor. Tarih boyunca kentin en stratejik ve simgesel noktalarından biri olan ve yaklaşık bin 300 dönümlük alanı kapsayan bölge, bugün işlevsiz bir görünüm sergiliyor.
Trabzon'un limana hakim yamaçlarında, Karadeniz'e karşı kenti seyreden Güzelhisar Kalesi ve çevresi, doğal dokusu ve tarihsel birikimiyle kentin en dikkat çekici alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Tarih boyunca kentin en stratejik ve simgesel noktalarından biri olan ve yaklaşık bin 300 dönümlük bir alanı kapsayan Güzelhisar Kalesi, uzun yıllardır süren hukuki süreçlerin gölgesinde kaldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü, hazine ve farklı kurumlar arasında devam eden davalar, kamuoyunda kent balkonu olarak nitelendirilen alanın geleceğini belirsizliğe sürüklerken, bölgenin kamusal kullanımı da yıllardır mümkün olamadı.
Ganita mevkiinde yer alan ve halen askeri bölge statüsünde bulunan alan, geçmişte Trabzon Belediyesi mülkiyetindeyken 1960 darbesinin ardından orduya devredildi.
Bu süreçten sonra başlayan mülkiyet tartışmaları ve davalar, Güzelhisar Kalesi ve çevresinin uzun süredir işlevsiz kalmasına yol açtı.
Bir dönem askeri gazino olarak kullanılan tarihi kale ve çevresi, bugün aktif bir kamusal işleve sahip değil.
Alanın büyük bölümü askeri personel ve ailelerinin otoparkı olarak kullanılırken, Trabzon'un merkezinde yer alan bu değerli bölge kamuoyunda atıl bırakılan tarihi miras olarak anılıyor.
Venedik ve Cenevizlilerden uzanan tarihGüzelhisar Kalesi'nin bulunduğu alan, Trabzon İmparatorluğu döneminde Venedik ve Cenevizlilerin imtiyaz alanları arasında yer aldı.
Tarihi kaynaklara göre, bölgede Venediklilere ait yapılar bulunuyordu.
Osmanlı döneminde ise Trabzon Valisi Üçüncüzade Ömer Paşa burada bir saray inşa ettirdi.
Osmanlı yapı geleneğinde kalıcı konut yapma yetkisinin devlete ait olması nedeniyle bu yapı merkezi yönetimin tepkisini çekti.
Hakkında padişaha giden söylentilerin ardından Üçüncüzade Ömer Paşa, yaptırdığı sarayın bahçesinde idam edildi.
Bu olaydan sonra alan Osmanlı Devleti'ne geçti ancak uzun süre kullanılmadı.
İdamın ardından bölgenin halk arasında lanetli olarak anıldığı, bu nedenle uzun yıllar tercih edilmediği ifade ediliyor.
Rus saldırıları döneminde askeri tabyaların yer aldığı alan, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte yeniden halkın kullanımına açıldı. 1960 darbesi sonrası ise tekrar askeri bölge haline geldi.
Üçüncüoğlu ailesi de kaleyi istiyorBölgeyle ilgili davalar yalnızca kamu kurumlarıyla sınırlı değil.
Osmanlı döneminde Trabzon Valiliği yapan Gümüşhaneli Üçüncüzade Ömer Paşa'nın mirasına dayanan bir hukuki süreç de yargı gündeminde bulunuyor.
Üçüncüzade Ömer Paşa'nın torunları, söz konusu arazinin aile mirası olduğu iddiasıyla varisliklerinin tescili ve tapu kaydının üyesi oldukları Üçüncüoğlu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adına yapılması talebiyle dava açtı.
Bu dava, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile hazine arasında süren mülkiyet davalarıyla birlikte Güzelhisar Kalesi ve çevresinin geleceğini belirsizlikte bırakan hukuki başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Mecliste ‘kent balkonu' çağrısıOrtahisar Belediyesi AK Parti Meclis Üyesi olan mimar Ufuk Hoş, belediye meclisi toplantısında yaptığı konuşmada Güzelhisar Kalesi ve çevresinin Trabzon için taşıdığı öneme dikkat çekti.
Hoş, alanı Trabzon'un kent balkonu olarak tanımlayarak, halkın bu bölgeden mahrum bırakıldığını söyledi.Kent merkezindeki bu alanın, denizcilik temalı bir müze, açık hava etkinlik alanları ve tamamen yeşil bir kent parkı olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulayan Ufuk Hoş, Kale park tarihsel geçmişi ile Trabzon kentinin ismini aldığı yer öyle düşünüyoruz.
Tarih boyunca Trabzon kentinin temaşe alanı olarak kullanılmış halkın üzerine piknik yaptığı, bir dönem tenis kortlarının olduğu, kentin kültür sanatının etkilendiği bir bölge.
Şu anda kullanılmıyor.
Kullanılmadığı için atıl durumda.
İyi değerlendirilerek tekrar Trabzon halkının kullanımına açılması gerektiğini düşünüyorum.
İçerisinde Trabzon kent sembolü olan denizlikle alakalı bir müze de olabilir.
Ama çok fazla dokunulmadan üzerinde bulunan ağaçlarda tescillenerek tamamen yeşil bırakılarak halkın kullanıma açılmalıdır.
Askeri bölge ama kullanılmıyor.
Önceden askeriyenin gazinosu vardı içerisinde ama şu anda kullanmıyor.
Onlar içinde bir külfet olduğunu düşünüyorum.
Mülk zaten geçmiş dönemlerde Trabzon Belediyesi'nin mülküydü.
Daha sonra askeri darbe sonucu ordumuz alana yerleşti.
O yerleşmeden dolayı bazı davalar oluştu.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile hazine arasındaki davalar devam ediyor.
Hangisi kazanırsa kazansın mülkiyet onlarda kalmak şartıyla kullanım Trabzon halkına açılması şartıyla belediyelere verilebilir dedi.