Haber Detayı
Sakin limanda küresel hesaplar
Simon’s Town, Cape Town’un hemen güneyinde, zamanın yavaş aktığı sahil kasabası fikrini hâlâ bozulmadan taşıyan ender yerlerden biridir.
Simon’s Town, Cape Town’un hemen güneyinde, zamanın yavaş aktığı sahil kasabası fikrini hâlâ bozulmadan taşıyan ender yerlerden biridir.
Kızarmış balık kokusunun kıyı taşlarına sinmiş yosunla karıştığı kasabada el yapımı hediyelikler ve eski objeler, sömürge döneminden kalma kolonyal dükkânların vitrinlerinde sessizce geçmişi hatırlatır.
Boulders Beach, granit kayaların dalgayı kesmesi sayesinde güvenli ve sakin bir yüzme alanı sunar; beyaz kumu, görece ılık suları ve kıyıda yaşayan Afrika penguenleriyle ziyaretçilerini kendine çeker.
Sabah saatlerinde ana caddede ağır ağır yürüyen bir babunla göz göze gelmek, yerel halk için hiç de şaşırtıcı değildir.
STRATEJİK KONUMUNUN ÖNEMİ Simon’s Town’un yüzyıllara yayılan denizcilik geçmişi; Atlas ve Hint okyanusları arasındaki geçişi kontrol eden stratejik konumunda yatar.
Nitekim geçtiğimiz hafta Simon’s Town limanına yanaşan savaş gemileri, kasabanın alışıldık sessizliğini bozdu.
Çin, Rusya ve İran’a ait savaş gemileri, Güney Afrika’nın ana deniz üssünde, “Barış İradesi” adlı ortak deniz tatbikatına katılmak üzere konuşlandı.
Ancak İran’ın, False Körfezi’ne üç savaş gemisi göndermesine karşın son anda tatbikattan çekilmesi dikkat çekti.
Güney Afrika hükümeti İran’ın bu kararının daha önce alınmış olduğunu açıklasa da kulislerde konuşulan farklı bir senaryo var: İran’ın protestoları bastırmak için uyguladığı şiddet ve bu hafta ABD Kongresi’nde Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası’nın (AGOA) yenilenmesinin görüşülecek olması, Pretoria’nın Washington’ı kızdırmamak adına diplomatik olarak geri adım atması şeklinde yorumlandı.
Hatırlanacağı üzere BRICS ekonomik işbirliği hedefiyle kurulmuş olsa da zamanla askeri alana da açıldı.
İlk ortak deniz tatbikatı 2019’da fazla dikkat çekmeden yapılmıştı.
Ancak 2023’te, Rusya’nın Ukrayna işgalinin gölgesinde düzenlenen ikinci tatbikat büyük eleştiriler aldı.
Bu yılki tatbikatın önce “Mosi III” adıyla Kasım 2025’te yapılması planlanıyordu ancak G-20 zirvesi nedeniyle ertelendi, ardından kapsamı genişletildi ve “Barış İradesi” (Will for Peace) adı altında yeniden tanımlandı.
ABD ile Güney Afrika ilişkilerinde halihazırda kırılgan olan denge, bu gelişmeyle daha da gerginleşti.
Trump yönetimi, iktidara dönüşünden bu yana Güney Afrika’yı, beyaz azınlığı koruyamamakla suçluyor; Afrikanerlere ABD’de mülteci statüsü verilmesini gündeme getiriyor.
Oysa ülkede “beyaz soykırımı” söylemini destekleyen ciddi bir siyasi yapı bulunmuyor.
Üstelik Güney Afrika’nın İsrail’i Gazze’de soykırım işlemekle suçlayarak uluslararası mahkemeye taşıması, Washington’da ciddi rahatsızlık yarattı.
Bu sebeplerden ötürü, mayıs ayında Beyaz Saray’a yapılan ziyaret sonuçsuz kaldı.
Trump yönetimi kasım ayındaki G-20 zirvesini boykot etti ve kendi başkanlığında Güney Afrika’yı G-20 listesinden çıkardı.
ÇEKİŞMENİN ORTASINDA KALAN HÜKÜMET Güney Afrika, Çin’i ideolojik, Rusya’yı ise tarihsel bağlar nedeniyle stratejik ortak olarak görmeye devam ediyor.
Güney Afrika ile Rusya arasındaki tarihsel bağ, Soğuk Savaş yıllarında Sovyetler Birliği’nin apartheid karşıtı mücadelede Afrika Ulusal Kongresi’ne siyasi, askeri ve ideolojik destek vermesine dayanır.
Muhalefet partileri deniz tatbikatını sert biçimde eleştiriyor, aktif çatışmaların tarafı olan ülkelerle yapılan bu işbirliğinin, tarafsızlık ilkesine aykırı olduğunu savunuyor.
Çin-Rusya-İran çizgisi ile ABD arasındaki çekişmenin tam ortasında kalan Güney Afrika, bu denklemde en ağır bedeli ödemeye aday ülkelerden biri durumuna geliyor.