Haber Detayı

Herkesi korkutan mezar: Çin imparatorunun 2.000 yıllık mezarını kimse açmaya cesaret edemiyor
Güncel chip.com.tr
17/01/2026 21:51 (1 saat önce)

Herkesi korkutan mezar: Çin imparatorunun 2.000 yıllık mezarını kimse açmaya cesaret edemiyor

Bir su kuyusu kazarken tesadüfen bulunan 8 bin kişilik devasa heykel ordusunun ardında çok daha karanlık bir sır yatıyor. Antik kayıtlara göre imparatorun mezarı, davetsiz misafirleri bekleyen otomatik oklar ve devasa cıva nehirleriyle korunuyor. İşte o mezarın açılmama sebebi.

1974 yılının Mart ayında, Çin’in Şanşi eyaletindeki bir köyde su kuyusu açmak için yere kazma vuran Yang Zhifa ve kardeşleri, insanlık tarihinin en sarsıcı keşiflerinden birine imza atacaklarını bilmiyorlardı.

Toprağın derinliklerine indikçe önce bir heykel başıyla karşılaşan köylüler, başlangıçta bunun bir Buda heykeli olduğunu sandı.Ancak kazı genişledikçe yeraltında binlerce kişilik sessiz bir heykel ordusunun yattığı fark edildi.

MÖ 200’lü yıllara dayanan bu buluş, Çin’in ilk imparatoru Çin Şi Huang’ın mezarını korumak için toprağa gömülen devasa “Toprak Askerler” (Terracotta) ordusuydu.

Boyları 180 santimetreye yaklaşan bu binlerce heykelin arasında sadece askerler değil, savaş atları, memurlar ve hatta çeşitli hayvan figürleri de yer alıyordu.İmparator henüz 13 yaşında tahta çıktığında başlayan bu devasa nekropol inşaatının tamamlanması yaklaşık 40 yıl sürdü.

İmparatorluğun dört bir yanından gelen 700 bin işçi ve sanatkarın bu projede çalıştığı tahmin ediliyor.

Projenin büyüklüğü ve karmaşıklığı, o dönem için hem teknolojik hem de lojistik açıdan inanılmaz bir zorluk anlamına geliyordu.

Ancak askerler artık gün yüzüne çıkarılmış olsa da, asıl gizemli bölgeye, yani İmparator Çin Şi Huang’ın mezarına 2 bin yılı aşkın süredir tek bir elin bile değmemiş olması, bu bulgunun bir diğer ilginç yanı olarak dikkat çekiyor.

Mezar bugün hala ilk günkü gibi mühürlü duruyor.Mezarı açmaya engel olan tuzaklar ve engellerModern arkeologların bu görkemli mezarı açmaktan çekinmesinin hem teknik hem de efsanevi sebepleri var.

Teknik açıdan en büyük korku, mezarın içindeki paha biçilemez eserlerin dışarıyla temas ettiği anda yok olması.

Toprak askerler ilk çıkarıldığında, boyalarının altındaki cila havayla temas eder etmez saniyeler içinde dökülmeye başladı.

Bilim insanları aynı felaketin ana mezar odasında da yaşanmasından çekiniyor.

Ancak bir de antik tarihçilerin uyardığı, doğrudan Indiana Jones filmlerinden fırlamış gibi görünen tehlikeler var.Antik Çinli tarihçi Sima Qian’ın kayıtlarına göre mezar, sadece hazinelerle değil, davetsiz misafirleri vurmaya hazır kurulu yaylı tüfek düzenekleriyle dolu.

Daha da korkutucu olanı ise, mezarın içinde nehirleri ve denizleri simgelemek üzere mekanik bir sistemle akıtılan devasa miktarda cıva bulunması.

Bilim insanları mezar höyüğünün üzerindeki havayı analiz ettiklerinde, bölgedeki normal seviyenin kat kat üzerinde atomik cıva yoğunluğu saptadı.

Bu durum, antik kayıtların sadece birer efsane olmadığını, içeride gerçekten ölümcül miktarda cıva birikmiş olabileceğini gösteriyor.Şimdilik bu gizemli oda, cıva zehirlenmesi ve antik tuzakların gölgesinde açılmayı bekliyor.

Gelecekte geliştirilecek yeni tarama yöntemleri, bu tehlikelere girmeden içeriyi görmemizi sağlayabilir.

İlgili Sitenin Haberleri