Haber Detayı
Destici: Türkmenler Suriye'de Yok Sayılıyor
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Suriye’de yürütülen siyasi çözüm sürecine ilişkin, "Suriye'nin dikta rejiminden kurtulmasını sağlayan ve on binlerce şehit veren Türkmenler, bilinçli biçimde yok sayılmaktadır" dedi.
(ANKARA)- BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Suriye'de yürütülen siyasi çözüm sürecine ilişkin, "Suriye'nin dikta rejiminden kurtulmasını sağlayan ve on binlerce şehit veren Türkmenler, bilinçli biçimde yok sayılmaktadır" dedi.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Suriye'de yürütülen siyasi çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Destici, şu ifadeleri kullandı: "Suriye'de yürütülen son 'siyasi çözüm' süreci, ABD ve Batı tarafından dayatılan bir 'etnik mühendislik' projesine dönüşmektedir.
Suriye'nin özgürleşmesinde zerre katkısı olmayan, PKK/ YPG/SDG'ye 'anayasal statü', 'siyasi tanınma' ve 'yerel özerklik' zemini hazırlanırken; Suriye'nin kurucu unsurlarından biri olan, verdiği mücadeleyle Suriye'nin dikta rejiminden kurtulmasını sağlayan ve on binlerce şehit veren Türkmenler, bilinçli biçimde yok sayılmaktadır.Bu durum Suriye yönetimi ve Batı tarafından yapılan masum bir ihmal değil, açık ve stratejik bir tercihtir.
Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunurken, ABD, İsrail, Fransa ve sahadaki aparatı YPG/SDG, Suriye'nin kuzeyinde, özellikle Fırat'ın doğusunda fiili bir terör koridorunu kalıcılaştırma peşindedir.Türkmenler, Halep'ten Bayırbucak'a, Tel Rıfat'tan Haseke'ye uzanan coğrafyada ağır bedeller ödemiş, savaşın en büyük yükünü taşımıştır.
PKK'nın uzantıları siyasal aktör olarak meşrulaştırılırken, Türkmenler masada yoktur, metinlerde yoktur, gelecek tasavvurunda yoktur.
Bu tablo 'eşitlik' değil, bilinçli ve sistematik bir stratejik dışlamadır.Bu yaklaşım Suriye'yi istikrara değil, yeni ve daha derin çatışmalara sürükler.
Türkiye, Suriye denkleminde bu çifte standarda ve emperyalist yayılmacılığın ürettiği bölgesel tehdide sessiz kalamaz.
Türkmenleri yok sayan hiçbir anayasal düzenin ve emperyalist projelere razı olan dirençsiz yönetimlerin, ilerleyen süreçte meşruiyetinin ve kalıcılığının sorgulanacağı açıktır.
Suriye'nin geleceği, terör örgütlerinin talepleriyle ve onları kullanan emperyalist ülkelerin dayatmalarıyla değil, hak, temsil ve tarihsel gerçeklik temelinde inşa edilmek zorundadır."