Haber Detayı
Deli Dumrul modern dansla yeniden yorumlandı
Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu, Dede Korkut Hikâyeleri’nin simge karakteri Deli Dumrul’u modern dans diliyle sahneye taşıdı. Koreograf Bürge Kayacan, eserin Türk kültüründe “delilik” kavramına bakışı anlattığını söyledi.
Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu tarafından geçtiğimiz günlerde prömiyeri gerçekleştirilen ‘Deli Dumrul’, modern dans diliyle Deli Dumrul’un hikayesini anlatıyor.Eserin koreografı Bürge Kayacan, Dede Korkut Hikayelerinin bir bölümü olan Deli Dumrul’un bir başkaldırı hikayesi olduğunu, bu yüzden de modern dansın ruhuna çok uyduğunu belirtti.Eseri ortaya çıkarırken Türk kültüründeki ‘delilik’ kavramını da anlatmak istediğini ifade eden Kayacan, Avrupa kültüründe deliliğin tarihsel olarak dışlanan, toplumdan soyutlanan bir durum olduğunu, Türk kültüründe ise deliliğin toplumun içinde kabul edildiğini söyledi.Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu, Dede Korkut Hikâyeleri’nin en bilinen anlatılarından biri olan ‘Deli Dumrul’u, modern dansın çağdaş diliyle yeniden yorumladı.
Geçtiğimiz günlerde prömiyeri yapılan eser hem anlatım biçimi hem de getirdiği yorumla dikkat çekiyor.ASİ BİR KARAKTEREserin koreografı Bürge Kayacan, Deli Dumrul’u seçme nedenini hikâyenin özünde yatan başkaldırı duygusuyla açıkladı.
Kayacan, Deli Dumrul’un çok eski olmasına rağmen bugünle güçlü bağlar kurabilen bir karakter olduğunu belirterek, “Deli Dumrul çok güzel, çok eski bir hikâye.
Deli Dumrul karakteri ise oldukça asi.
Bu yönüyle de son derece hoş bir başkaldırı hikâyesi.” diye konuştu.
Kayacan, bu nedenle bu anlatıyı modern dans topluluğunun karakterine son derece uygun bulduğunu ifade etti.
Çağdaş dansın ortaya çıkışına bakıldığında onun da kurallara başkaldıran, asi bir damar taşıdığını hatırlatan Kayacan, bu ortak ruhun eserin temel çıkış noktası olduğunu söyledi.BEDEN DİLİYLE ANLATIAnlatım dilini oluştururken, hikâyeyi bütünüyle beden üzerinden kurmak istediğini belirten Kayacan, “Tiyatral anlatının sunduğu kolaylıktan uzak durdum.
Her şeyi tamamen fiziksel bir biçimde, yalnızca bedenle anlatmayı planladım.” dedi.
Kayacan, Deli Dumrul gibi güçlü bir hikâyenin mimik ve teatral anlatı açısından çok cazip olduğunu ancak bu yola girmek istemediğini vurguladı.DELİLİK DIŞLANMIYORBürge Kayacan, çalışmanın arka planında kapsamlı bir araştırma süreci olduğunu anlattı.
Hikâyeyi ilk ele aldığında çok sayıda metin okuduğunu, farklı tezleri incelediğini belirten Kayacan, Türk kültüründeki ‘delilik’ kavramının kendisi için belirleyici unsurlardan biri olduğunun altını çizdi.
Avrupa kültüründe deliliğin tarihsel olarak dışlanan, toplumdan soyutlanan bir durum olduğuna dikkat çeken koreograf, Türk kültüründe ise deliliğin toplumun içinde kabul edilen bir hâl olduğunu vurguladı. “Delidir, ne yapsa yeridir” gibi atasözlerinin bu yaklaşımı ortaya koyduğunu söyleyen Kayacan, deliliğin kabul edildiğini ve dışlanmadığını ifade etti.
Bu anlayışın eserin temel dramaturjik omurgasını da oluşturduğunu belirten Kayacan, “Deli Dumrul, herkesten farklı davranıyor; ancak ait olduğu topluluk onu dışlamıyor.
Deli, deli olduğunu kabul ediyor; toplum da onun deli olduğunu biliyor ve kabul ediyor.
Bu karşılıklı kabulleniş, Türk kültürüne özgü çok değerli bir özellik ve bunu sahnede görünür kılmak istedim.” diye konuştu.