Haber Detayı
İHD İzmir Şubesi: 'Ali Aydın cinayeti aydınlatılsın'
İHD İzmir Şubesi, 14 Ocak'ta uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden önceki dönem Eş Başkanı Avukat Ali Aydın için şube binasında basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılması, soruşturmanın şeffaf yürütülmesi ve hak savunucularına yönelik cezasızlık politikasına son verilmesi çağrısı yapıldı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Eş Başkanı Avukat Ahmet Rodi Polat tarafından okunan Hak Savunucularına saldırı sürüyor: Ali Aydın cinayeti aydınlatılsın başlıklı açıklamada, cinayete ilişkin ciddi şüphelerin bulunduğu belirtilerek Ali Aydın uzun yıllar boyunca çeşitli kurumlarda insan hakları mücadelesi vermiş, hayatını hak savunuculuğuna adamış bir isimdi.
Kendisinin Alevi kimliği ve yıllardır sürdürdüğü hak mücadelesi de göz önüne alındığında, bu saldırının münferit bir 'rastlantı' sonucu olmadığına dair endişelerimiz derindir.
Olayın bazı yönleri, soruşturmanın seyrine ilişkin kaygıları artırmakta ve farklı ihtimallerin değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Dolayısıyla henüz kesin bir yargıya varmak mümkün olmasa da, cinayetin ardında 'birçok soru işareti' bulunduğu açıktır.
Türkiye’de insan hakları savunucuları yıllardır benzer baskı, tehdit ve saldırılarla karşı karşıyadır.
İHD kurulduğu 1986 yılından bu yana 26 yol arkadaşımız çeşitli saldırılarda yaşamını yitirmiş, Ali Aydın bu uğurda öldürülen 27'inci kişi olmuştur denildi.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: Geçmişte yaşanan pek çok siyasi cinayette olduğu gibi, Ali Aydın’ın öldürülmesine ilişkin olarak da olayın tek bir 'meczubun' eylemi olduğu yönünde bir söylem üretilmektedir.
Oysa zanlının adliye koridorunda, hastanede ve soruşturmanın çeşitli aşamalarında attığı sloganlar, kullandığı kavramlar ve ifadeler nedeniyle cinayetin siyasal bir arka planının olabileceği, zanlının başka kişi ve gruplardan destek aldığı yönünde güçlü kaygılara yol açmıştır.
Dolayısıyla soruşturmanın etkili ve şeffaf bir şekilde yürütülerek tüm bu ihtimalleri de tereddütte yer vermeyecek şekilde aydınlatılması gerekmektedir.
İzmir’de 2021 yılında HDP il binasında öldürülen Deniz Poyraz’ın davasında da benzer şekilde, cinayetin arka planını araştırmak yerine tek bir meczubun münferit eylemi olarak gösterilmeye çalışıldığı kamuoyunun malumudur.
Nitekim Deniz Poyraz davasını izleyen avukatlar 'Bu cinayet bir meczubun işi değildir… Gerçek failleri bulmamak için oyunun bir parçası oluyorlar' diyerek mahkeme sürecindeki eksikliklere isyan etmişti.
Ülkemizin maalesef siyasi cinayetlerle dolu tarihi, çoğu zaman aynı yöntemin tekrarlandığını gösteriyor: Cinayetlerin arkasındaki motivasyonlar ve olası organizasyonlar örtbas ediliyor, failler tek başına hareket eden şahıslar olarak sunuluyor.
Ali Aydın’ın katledilmesinde de benzer bir senaryonun tekrarlanmaması için uyarımızı yapıyoruz.
Şüphelinin 'adli bir vaka' olarak sunulup olayın münferitleştirilerek kapatılmasına izin vermeyeceğiz.
Ali Aydın’ın değerli ailesinin de dile getirdiği üzere, 'bu saldırı bireysel bir saldırı değildir… Bu saldırının arkasındaki kişiler ortaya çıkartılsın' çağrısını sonuna kadar destekliyoruz.
ETKİLİ VE ŞEFFAF BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMELİ İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi'nin saldırıya ilişkin talepleri ise şu şekilde sıralandı: Etkili ve şeffaf bir soruşturma yürütülmelidir.
Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’nı, Ali Aydın cinayetinin tüm yönleriyle aydınlatılması için etkin, tarafsız ve kapsamlı bir soruşturma yürütmeye çağırıyoruz.
Soruşturmaya konulan gizlilik kararının, gerçeğin karartılması için değil faillerin yakalanması için kullanılması gerektiğini hatırlatıyoruz.
Delillerin eksiksiz toplanması, olay yeri ve çevresindeki tüm ipuçlarının titizlikle incelenmesi elzemdir.
Tek bir fail varsayımına saplanıp kalınmamalıdır.
Şüphelinin beyanlarına veya yüzeysel değerlendirmelere dayanarak olayı 'münferit bir hadise' şeklinde ele alma kolaycılığına kaçılmamalıdır.
Azmettirenler, yardımcı olanlar veya arkasındaki olası örgütlü yapılar varsa ortaya çıkarılmalıdır.
Ali Aydın’ın katledilmesinin arkasında, insan hakları mücadelesine yönelik bir kin veya planlı bir motivasyon bulunup bulunmadığı derinlemesine araştırılmalıdır.
Hak savunucularının korunması sağlanmalıdır.
Hükümete ve ilgili tüm devlet kurumlarına çağrımızdır: İnsan hakları savunucularının can güvenliğini sağlamak, en temel yükümlülüklerinizdendir.
Bu tür saldırıların tekrarını önlemek için gerekli tedbirler alınmalı, nefret söylemleri ve hedef göstermeler engellenmeli, güvenlik birimleri olası tehditlere karşı hassas olmalıdır.
Unutulmamalıdır ki her bir insan hakları savunucusuna yapılan saldırı, toplumun vicdanına ve adalet duygusuna yapılmış bir saldırıdır.
Cezasızlık son bulmalıdır.
Geçmişte yaşanan benzer saldırılarda faillerin ceza almadan kurtulması, yeni saldırganları cesaretlendirmektedir.
Ali Aydın’ın katledilmesi davası, bu döngünün kırılması için bir sınav niteliğindedir.
Yargı makamlarını göreve davet ediyoruz.
Sadece tetikçiyi ce