Haber Detayı
Piknikte kayboldu, bir daha haber alınamadı! Mahkemeden 15 yıl sonra 'Dilek Başbağ' kararı
Antalya'nın Alanya ilçesinde ailesiyle gittiği piknikte sırra kadem basan ve 15 yıldır kendisinden tek bir haber dahi alınamayan zihinsel engelli Dilek Başbağ dosyası, mahkemenin attığı yeni adımla tekrar gündeme geldi.
Olay, Alanya’nın Kızılcaşehir Mahallesi’nde meydana geldi.
Ailesiyle birlikte 23 Mayıs 2010 tarihinde pikniğe giden ve o dönem 26 yaşında olan zihinsel engelli Dilek Başbağ ortadan kayboldu.
Olay tarihinden bu yana güvenlik güçleri ve aile tarafından yapılan tüm arama çalışmalarına rağmen Başbağ’ın izine rastlanamadı.
Kayboluşunun üzerinden tam 15 yıl 7 ay 26 gün geçen Dilek Başbağ için ailesinin başvurusu üzerine hukuki süreç başlatıldı.
GAİPLİK İLANI YAYIMLANDI Alanya 2.
Sulh Hukuk Mahkemesi, Dilek Başbağ hakkında gaiplik işlemleri kapsamında resmi bir ilan yayımladı.
Mahkeme tarafından yayımlanan ilanda, Başbağ’ın hayatta olduğuna ya da ölümüne dair herhangi bir bilgisi bulunan kişilerin, ilanın yayım tarihinden itibaren 6 ay içinde mahkemeye başvurmaları gerektiği bildirildi.
Belirtilen süre zarfında herhangi bir başvuru yapılmaması veya bilgi verilmemesi durumunda, mahkemenin Dilek Başbağ hakkında gaiplik kararı vereceği belirtildi. "NE ÖLÜSÜNÜ NE DİRİSİNİ GÖRDÜK" Aradan geçen yıllara rağmen umudunu koruyan 78 yaşındaki anne Durdane Başbağ, yaşadığı zorlu süreci anlattı.
Çaresiz kaldığını vurgulayan anne Başbağ, "2010 yılında, pazar günü Oba Kızılcaşehir köyünde kızımı kaybettim.
O günden sonra bir daha da bulamadık.
Ne ölüsünü ne dirisini gören, bilen yok.
Ben kızımın bulunmasını istiyorum.
Dayanacak gücüm kalmadı" ifadelerini kullandı.
Kızının kaybolduğu dönemde yetkililere başvurduğunu ve çeşitli duyurular yaptığını belirten acılı anne, yaşadığı belirsizliğe isyan etti.
Başbağ, "Kaybolduktan sonra köy imamına ve belediyeye anons yaptırdım.
Gören bilen çıkmadı.
Benim kızım duman mı oldu, buhar mı oldu?
Uçup gitti mi?" şeklinde konuştu.
Kızının akıbetini bilen birilerinin mutlaka olduğunu düşünen anne Başbağ, sözlerini şu çağrıyla noktaladı: "Mutlaka benim kızımı gören bilen var ama söylemiyorlar.
Söylemeyenleri vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum.
Yeterki kızım bulunsun, başka bir şey istemiyorum"