Haber Detayı
Düz yürümek sandığımızdan zor: Gözler kapanınca vücut neden şaşırıyor?
Gözlerinizi kapatıp birkaç metre dümdüz yürümeyi denediğinizde farkında olmadan yönünüzü kaybedebilirsiniz. Bilim insanlarına göre bunun nedeni sakarlık değil; görme, denge ve beden algısının karmaşık bir iş birliğine dayanması. İşte detaylar...
Görme duyusu olmadan düz bir çizgide yürümek, pusulasız denizde yol almaya benziyor.
Yapılan araştırmalar, küçük bedensel asimetrilerin ve algısal hataların zamanla büyük yön sapmalarına dönüştüğünü ortaya koyuyor.
GÖZLER KAPALIYKEN DÜZ YÜRÜMENİN ŞAŞIRTICI ZORLUĞU İnsanların gözleri kapalıyken düz bir çizgide yürümekte zorlanması, ilk bakışta önemsiz gibi görünse de uzun süredir bilim insanlarının dikkatini çeken bir olgudur.
Bu durum, vücudumuzun uzayı nasıl algıladığı ve hareketlerimizi nasıl yönlendirdiğiyle doğrudan ilişkilidir.
Düz bir hat üzerinde ilerleyebilme becerimiz, birden fazla duyusal sistemin birlikte ve uyum içinde çalışmasına bağlıdır.
GÖRSEL SİSTEMİN YÖN BULMADAKİ KRİTİK ROLÜ Yürürken yönümüzü korumada en baskın rolü görme duyusu üstlenir.
Gözlerimiz, çevredeki nesnelere göre konumumuzu sürekli olarak değerlendirir ve beynimize anlık geri bildirim gönderir.
Bu sayede küçük yön sapmaları fark edilir ve hemen düzeltilir.
Ancak gözler kapatıldığında, beynimiz mekânsal referansların büyük bir kısmını kaybeder.
Görsel ipuçlarının yokluğu, yönelim hatalarının fark edilmesini zorlaştırır ve zamanla bu küçük hatalar belirgin sapmalara dönüşür.
VESTİBÜLER SİSTEM: DOĞAL JİROSKOP İç kulakta yer alan vestibüler sistem, dengeyi sağlamak ve baş hareketlerini algılamakla görevlidir.
Vücudun adeta biyolojik bir jiroskopu gibi çalışır.
Görsel bilgi olmadığında bu sistem devreye girerek dengeyi korumaya çalışır.
Ancak vestibüler sistem, özellikle uzun mesafelerde ve sürekli yön takibi gerektiren yürüyüşlerde, görmenin yerini tamamen dolduramaz.
Bu nedenle tek başına düz bir rotayı sürdürmekte yetersiz kalır.
PROPRİOSEPSİYON VE SINIRLARI Propriosepsiyon, vücudumuzun uzaydaki konumunu hissetmemizi sağlayan duyusal sistemdir.
Gözlerimiz kapalıyken bile kolumuzun ya da bacağımızın nerede olduğunu bilmemiz bu sayede mümkündür.
Bu sistem günlük hareketlerde oldukça işlevsel olsa da, uzun süreli ve hassas hizalama gerektiren düz yürüyüşlerde yeterli doğruluğu sağlayamayabilir.
Proprioseptif geri bildirimdeki çok küçük hatalar bile mesafe arttıkça birikerek yön sapmalarına yol açar.
FİZİKSEL ASİMETRİLERİN ETKİSİ İnsan vücudu nadiren tamamen simetriktir.
Bacak uzunluğu, kas gücü ya da adım genişliği gibi küçük farklar, yürüyüş sırasında dengesiz itişlere neden olabilir.
Normal şartlarda görsel sistem bu dengesizlikleri telafi eder.
Ancak gözler kapalıyken bu farklar daha belirgin hale gelir ve kişi farkında olmadan kavisli bir yol izlemeye başlar.
BİLİŞSEL VE YÖNSEL ÖNYARGILAR Fiziksel faktörlerin yanı sıra, bilişsel eğilimler de yön sapmalarında rol oynar. Çoğu insan bilinçsizce sağa ya da sola yönelme eğilimi gösterir.
Beynin yapısal ve işlevsel farklılıkları bu yanal tercihlerde etkili olabilir.
Görsel geri bildirim olmadığında bu önyargılar daha da güçlenir ve yönü korumak zorlaşır.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR NE GÖSTERİYOR?
Yapılan deneysel çalışmalar, gözleri bağlı bireylerin çoğunlukla düz çizgiler yerine geniş daireler çizerek yürüdüğünü ortaya koymuştur.
Kontrollü ortamlarda gerçekleştirilen bu araştırmalar, görsel geri bildirim olmadan insanların uzun mesafelerde düz bir rotayı nadiren koruyabildiğini doğrulamaktadır.
Katılımcılar arasında sapmanın yönü ve büyüklüğü değişiklik gösterse de, bu sapmalar genellikle tutarlı örüntüler sergiler.
KÜÇÜK HATALARDAN BÜYÜK DAİRELERE Araştırmalar, başlangıçta önemsiz gibi görünen küçük yön hatalarının zamanla birikerek dairesel yürüyüşlere dönüştüğünü göstermektedir.
Dış referans noktaları olmadığında, bireyler doğuştan gelen fiziksel ve bilişsel eğilimlerine daha fazla bağımlı hale gelir.
Bu durum, insan hareketinin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu gözler önüne serer.
PUSULASIZ DENİZDE YOL ALMAK GİBİ Gözler kapalıyken düz yürümeye çalışmak, pusulasız açık denizde ilerlemeye benzetilebilir.
Görsel referanslar olmadığında, küçük denge ve adım hataları fark edilmez ve düzeltmeler gecikir.
Bu da zamanla rotadan ciddi sapmalara yol açar.
Sonuç olarak, düz bir çizgide yürümek sandığımızdan çok daha fazla duyusal iş birliği gerektirir.
Görsel Kaynak: shutterstock