Haber Detayı
Yeni nesil cephesiz savaş ve Türkiye’nin stratejik önemi
ÖNCE şu başlıkları alt alta yazalım:
-İran’daki gerilime karşı ABD Başkanı Trump’ın “vururuz, cezalandırırız” türünden açıklamaları.-İsrail’in İran’da üst düzey askerleri yatak odalarında vurması.-ABD’nin İran’ın nükleer tesislerini vurması.-Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu bir askeri operasyonla sarayından aldırtması.-Rusya-Ukrayna arasında havadan ve denizden süren İHA savaşları.-El konulan tankerler.
Yani;-Cephesiz savaşlar.Dikkat edin, artık ileri teknoloji sahibi ülkeler cephe savaşı yapmıyor.Dünya artık “başka bir çatışma dönemine” girdi.Toprak almaktan çok “rejim ya da yönetim” değiştirten savaşlar.İşte bu nedenle soruyorum:“Acaba Bush’un yerinde Trump başkan olsaydı.
Körfez harekâtı yerine doğrudan Saddam’ı sarayından aldırtıp savaşı bitirir miydi?”Yeni nesil savaş taktiğiyle...Eminim şimdi ne Meksika ne Kolombiya ne Küba;Ne de İran’da yönetimler geceleri rahat uyuyabiliyorlardır.ABD İRAN’I VURUR MU?Önceki gün Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt yine İran yönetiminin altını ısıtan bir açıklama yapıyor:“Başkan ve ekibi süreci anlık olarak izliyor.
Başkan için tüm seçenekler masada kalmaya devam ediyor” Yani diyor ki;“Sözlerinizi tutmazsanız...
Protestocuları öldürmeye devam ederseniz...
Vuracağız...”Yani;Yeni nesil cephesiz savaş devam ediyor.İRAN AMBARGOSU BUNUN İÇİNDİTabii bir de şöyle düşünenler var.-İran’a ambargo neden uygulanıyordu; İran’ın ekonomik güçlükler içine girmesi ve halkın buna tepki vermesi için.-Ve şimdi ambargo işe yaradı.
Ekonomik nedenlerle halk protestolara başladı.Ne acı değil miYeni nesil cephesiz savaşların en keskin örneğidir bu.TRUMP 800 İNSAN HAYATINI KURTARDIBaşkan Trump’ın sert açıklamaları Tahran’ı durduruyor.İran Dışişleri Bakanı Arakçi 800 infazın durdurulduğu bilgisini veriyor.Ve işte ben “yeni nesil cephesiz savaş” derken bunu da kastediyorum.Düşünsenize;Yönetimi protesto ediyorsunuz.
İhanetle idama mahkûm oluyorsunuz.
Tam idam edileceksiniz.Okyanus ötesinden bir adam sizi “şimdilik” ölümden döndürüyor.Yazımın başına dönersem;Artık sınırların ve cephelerin olmadığını gösteren en keskin ikinci örnektir bu.Yabancı bayraklı tankerlere el koymaktan daha önemlidir.Soruya gelirsek;-ABD vurur mu?-İran sözünde durdukça ve Türkiye çekincelerini bildirmeye devam ettikçe düşük ihtimal.TÜRKİYE’NİN ENDİŞESİTürkiye güney ve doğu sınırlarını kontrol etmek zorunda.Düşünün ki;877 kilometrelik Suriye sınırında hem göç hem de terörist hareketler var.
Bu sınırda çok yoğun önlemler var.
Ciddi güvenlik personeli var.
Lojistik var.
Yani Türkiye için zaman, insan ve enerji kaybı.Yaklaşık 400 kilometrelik Irak sınırı yine öyle.Şimdi bir de bunlara 560 kilometrelik İran sınırındaki karışıklıklar eklenirse.Türkiye’nin enerjisinin büyük bölümünün bu sınırlara harcanacağı kesindir.İRAN’IN TURİZM POTANSİYELİErzurum, Erzincan, Kars kar tatilleri için İran’dan gelen çok ciddi bir turist potansiyeli var.Karadeniz yine öyle.
Gaziantep’i merkez olarak, bölgedeki esnafı düşünüyorum.İran’daki karışıklık buralardaki turizm potansiyelini ve esnafı çok kötü etkiler.Bir endişe de budur.TÜRKİYE-İSRAİL NORMALLEŞMESİ VE HAKAN FİDAN’IN İSRAİL VURGUSUBaşkan Trump’ın İran’ı vurma seçeneğinin masada olduğunun bilinmesi elbette İsrail’in işine geliyor.Ancak Trump’ın açıklamalarından anlıyoruz ki;Başkan, Ortadoğu ve Körfez barışı için Türkiye ve İsrail arasındaki gerilimin bitmesi gerektiğini düşünüyor.Bu konu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a son basın toplantısında soruluyor.Bakan’ın şu sözü sert gibi gözükse de aslında kapıların açık olduğu anlamına da gelebilir.
Fidan diyor ki;“Bunlar olduğu sürece, (Gazze ve Filistin’i kastediyor) birçok ülkenin İsrail’le ilişkilerinin normalleşmesi mümkün değil.”Fidan’ın bu cevabı bir açıdan “normalleşme mümkün değil” gibi yorumlanabilir.Ancak bir başka açıdan bakılınca;“İsrail’in Filistin’deki katliam ve baskısı ortadan kalkınca normalleşme için kapılar açılabilir” yorumu da mümkündür.
Bu yorumu, Trump’ın Gazze planıyla birleştirince şu sonuç çıkabilir:-Türkiye’nin de onaylayacağı bir Filistin barışı ve yönetimi Türkiye-İsrail normalleşmesinin kilidini çözebilir.
Zaten Başkan Trump’ın da planı böyledir.Biraz karışık gibi görünen bütün bu gelişmeleri toparlayıp “etki coğrafyamıza” yerleştirdiğimizde,Önümüzdeki dönemde;-ABD-İsrail-İran meselesinde Türkiye arabulucu olarak daha etkin rol alacaktır. -Türkiye ile İsrail arasındaki normalleşme Filistin’deki normalleşmeye endekslenmiştir.
Başkan Trump bunun farkındadır.-Türkiye ile İsrail arasındaki normalleşme aynı zamanda Suriye’de SDG’nin entegrasyon konusundaki direncini normalleştirecektir.
Bu da “Terörsüz Türkiye” projesinin “terörsüz bölge” noktasına evrilmesini sağlayacaktır.2026 için yaptığım bu kısa değerlendirmenin eksi kutuplarını buraya almıyorum.Çünkü negatif durumların yaratacağı felaketin etkilerini kestirmek mümkün değildir.Tekrar yazının başına dönersek;Teknolojisi gelişmiş büyük devletlerin bizim coğrafyamıza getireceği “yeni nesil cephesiz savaşları” önleyebilecek ülkelerin başında Türkiye geliyor.Ve bu nedenle 2026 ve sonrasında Türkiye’nin stratejik öneminin daha da artacağını düşünüyorum.