Haber Detayı

Terörsüz Suriye'nin şifreleri! Şara'nın 'balyozu' sonrası bahane siyaseti çöktü: Sivilleri kalkan yapan...
Dünya takvim.com.tr
17/01/2026 00:47 (3 saat önce)

Terörsüz Suriye'nin şifreleri! Şara'nın 'balyozu' sonrası bahane siyaseti çöktü: Sivilleri kalkan yapan...

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara’nın tarihi hamlesiyle "mağduriyet" maskesi düşen ve ayrılıkçı hayallerine balyoz inen terör örgütü, Deyr Hafir–Meskene hattında sivilleri kalkan yaparak son kozunu oynuyor. Siyasi alanda 'bahane siyaseti' çökerken, sahada Deyr Hafir–Meskene hattında başlayan operasyon Fırat’ın batısında dengeleri değiştiriyor. İşte operasyonun detayları ve terörsüz Suriye’nin şifreleri...

Suriye'nin doğusunda Deyr Hafir–Meskene hattında yaşanan sıcak gelişmeler, bölgeyi uzun süredir işgal ve provokasyon alanına çeviren terör örgütlerinin stratejilerini bir kez daha deşifre etti.

Suriye'den dakika dakika gelişmeler!

Ordunun operasyonu başladı: YPG hedefleri ateş altında TERÖRSÜZ BÖLGENİN AYAK SESLERİ Güvenlik kaynaklarına dayanan bilgilere göre, 13 Ocak'ta ilan edilen askeri alan kararı, sadece bir operasyon başlangıcı değil, aynı zamanda sahada 'terörsüz bir alan' oluşturma iradesinin en net göstergesi.

SİVİLLERİ KALKAN YAPAN TERÖR VE KAÇINILMAZ OPERASYON Suriye ordusu, operasyon öncesinde haftalarca bölgedeki terör unsurlarına uyarılarda bulundu.

Sivillerin zarar görmemesi adına: İnsani koridorlar açıldı, M15 kara yolu üzerinden tahliye güzergâhları ilan edildi, Hedef alınacak noktalar önceden duyuruldu.

Ancak bu insani çağrılar, SDG/YPG cephesinde karşılık bulmadı.

Güvenlik kaynakları, örgütün sahada bilindik bir 'terör pratiğine' başvurarak sivilleri cephe hattında tuttuğunu ve onları canlı kalkan olarak kullandığını belirtiyor.

Kaynaklar, örgütün varlığını kaos ve şiddet üzerinden sürdürdüğünü, sivillerin hayatını ise uluslararası kamuoyuna karşı bir pazarlık unsuru olarak gördüğünü vurguluyor.

TERÖR UYARILDI, SİVİLLER TAHLİYE EDİLDİ, HEDEFLER VURULUYOR Sahadaki tablo bununla da sınırlı değil.

Güvenlik birimleri, devrik Esad rejimine bağlı bazı unsurların da bölgede provokatif faaliyetler yürüttüğüne ve terör örgütleriyle örtülü bir çıkar birlikteliği içinde hareket ettiğine dikkat çekiyor.

Bu durum, sahadaki karmaşık ittifakları bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaynaklara göre, tüm bu gelişmelerin ardından Suriye ordusunun operasyon başlatması kaçınılmaz hale geldi.

Fırat'ın batısında terör unsurlarının temizlenmesine yönelik adımların, sadece Suriye'nin iç güvenliği açısından değil, Türkiye'nin güney sınırlarının güvenliği bakımından da doğrudan önem taşıdığı ifade ediliyor.

SURİYE'DE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR: TERÖRSÜZ BÖLGE İÇİN KARARLILIK 13 Ocak'ta ilan edilen askeri alan kararıyla birlikte Deyr Hafir–Meskene hattında belirlenen hedeflerin ateş altına alındığı, operasyonun planlı ve kontrollü şekilde yürütüldüğü bildirildi.

Tahliyelerin M15 kara yolu üzerinden gerçekleştirildiği ve uluslararası hukuk kurallarına uygun hareket edildiği de güvenlik kaynaklarının altını çizdiği başlıklar arasında yer aldı.

Güvenlik çevreleri, bugün atılan her adımın yarın milli güvenliğin teminatı olduğuna işaret ederken, söz konusu operasyonun bölgede 'terörsüz bir alan' oluşturulmasına yönelik kararlılığın en net göstergesi olduğunu değerlendiriyor.

Bu sürecin, sahadaki yapay dengelerin bozulmasına ve terör örgütlerinin hareket alanının daralmasına yol açabileceği belirtiliyor.

ŞARA'DAN TERÖRSÜZ SURİYE HAMLESİ Sahada silahlar konuşurken, siyasi arenada yaşanan bir gelişme terör örgütünün yıllardır arkasına saklandığı 'mağduriyet' algısını yerle bir etti.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan bildiri, Kürt vatandaşların haklarını resmi güvence altına alarak tarihi bir adım attı.

Şara’dan tarihi hamle: Kürtler için özel kararname imzaladı Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, yayımladığı tarihi kararnameyle ayrılıkçı ve ademi merkeziyetçi çıkışlara anayasal bir set çekerken, Kürt vatandaşlara da 'kardeşlik ve birlik' çağrısında bulundu. 'Rojava' ifadesini yalnızca coğrafi bir sınır olarak tanımlayan Şara, terör unsurlarının 'özerklik' hayallerine balyozu indirdi.

BAHANE SİYASETİ ÇÖKTÜ GERÇEK ORTAYA ÇIKTI Bu tablo karşısında şu soru kaçınılmaz hale gelmiştir: 'Ortada ne kimlik inkârı ne de vatandaşlık engeli varken, SDG/YPG hangi hak için silah taşımaktadır?' Cevap, Deyr Hafir–Meskene hattında netleşmiştir: Meselenin 'hak' değil, 'kontrol, işgal ve kaos' olduğu bir kez daha tescillenmiştir.

Siyasi alanda bahaneleri tükenen örgüt, gerçek yüzünü sahada gösterdi.

Deyr Hafir–Meskene hattında yaşanan çatışmalar, meselenin bir hak mücadelesi değil, işgal girişimi olduğunu teyit etti.

Suriye ordusunun operasyon öncesinde haftalarca sivillerin güvenliği için uyarılarda bulunmasına rağmen, terör unsurları geri adım atmadı.

Aksine, Türkiye'nin yakından tanıdığı, PKK'dan YPG'ye uzanan bildik bir yöntem devreye sokuldu: Sivillerin canlı kalkan yapılması.

Sahada yalnızca terör örgütünün değil, devrik Esad rejimine bağlı unsurların da provokatif hamleleri tespit edildi.

Bu durum, terörle çıkar ortaklığının hala diri olduğunu ve bölgenin istikrarsızlıktan beslenen yapılarca kuşatılmak istendiğini gözler önüne serdi.

Tüm bu gelişmeler ışığında, Suriye ordusunun başlattığı operasyonun bir tercih değil, zorunluluk haline geldiği vurgulanıyor.

Fırat'ın batısında terör unsurlarının temizlenmesi, sadece Suriye'nin egemenliği açısından değil, Türkiye'nin sınırlarının güvenliği bakımından da hayati önem taşıyor.

Türkiye için sınırın ötesindeki bu tablo, basit bir iç çatışma değil, doğrudan bir 'vatan güvenliği' meselesi olarak tanımlanıyor.

Bugün gelinen noktada sonuç nettir: Hak iddiası çökmüş, geriye yalnızca silah, şiddet ve işgal kalmıştır.

Bu tabloya karşı yürütülen mücadele ise hem meşru hem de zorunludur.

İlgili Sitenin Haberleri