Haber Detayı

Netanyahu Hermon’dan SDG’yi selamladı
Gündem aydinlik.com.tr
17/01/2026 00:00 (3 saat önce)

Netanyahu Hermon’dan SDG’yi selamladı

İsrail Başbakanı, Hermon Dağı’na giderek ‘yeni bir düzenleme bulunana kadar’ bölgeden çekilmeyeceklerini açıkladı. Açıklama, İsrail Ordusu’nun Kuneytra hattında askeri hareketliliğini artırdığı, Paris görüşmelerinin tıkandığı ve Şam’ın SDG’ye yönelik operasyonları sürdürdüğü bir dönemde geldi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 15 Ocak’ta Suriye’nin güneyinde yer alan Hermon Dağı’na giderek İsrail Ordusu’nun bölgedeki varlığını sürdüreceğini açıkladı.

Netanyahu, Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı, Kuzey Komutanlığı Komutanı ve Şin Bet Başkanı ile birlikte yaptığı ziyaret sırasında, “Burada, Hermon’dayız.

Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı, Kuzey Komutanlığı Komutanı, Şin Bet Başkanı ve üst düzey komutanlarla birlikteyim.

İsrail’in bu stratejik noktadaki konuşlanmasına ilişkin bir durum değerlendirmesi yapıyoruz.” dedi.

Netanyahu açıklamasında, İsrail Ordusu’nun Hermon Dağı’ndaki varlığının geçici bir devriye faaliyeti olmadığını vurgulayarak, “İsrail’in güvenliğini garanti altına alacak başka bir düzenleme bulunana kadar burada kalacağız.” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki gelişmelerin “baş döndürücü bir hızla ilerlediğini” söyleyen Netanyahu, bu sürecin sonuçlarının bölgesel dengeleri belirleyebileceğini savundu. “Buradaki varlığımız, İsrail’in güvenliği açısından hayati önemdedir.” diyen Netanyahu, sahadaki askerî konuşlanmanın İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarına göre şekilleneceğini dile getirdi.

Netanyahu’nun bu açıklamaları, Suriye Ordusu’nun SDG’ye yönelik operasyonlarının sürdüğü ve Şam Yönetimi’nin mutabakat hükümlerini fiilî güç kullanarak uygulatmaya başladığı bir dönemde geldi.

Netanyahu’nun Hermon’daki ziyaretinden hemen önce ve sonra İsrail Ordusu’nun Kuneytra kırsalındaki hareketliliği dikkat çekti.

Yerel kaynaklara göre İsrail güçleri es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde askerî kontrol noktası kurdu ve yoldan geçen sivillerin üstünü aradı.

Ayrıca sekiz askerî araç ve üç tanktan oluşan bir İsrail birliği, Kuneytra’nın batısındaki Tel el-Ahmar yönünden güney kırsalına ilerleyerek Ayn el-Zeyvan ve Suveysa köyleri yakınına ulaştı.

Güçlerin bölgede kısa süreli konuşlanmanın ardından geri çekildiği bildirildi.

Sahadaki verilere göre İsrail ordusu özellikle Suriye Ordusu’nun SDG’ye yönelik operasyona başlaması ile birlikte sahadaki ihallerini artırdı.

İsrail ordusunun Kuneytra’nın doğusundaki Tel el-Ahmar ve Tel el-Ahmar el-Garbi tepelerine çıktığını, bu noktalara İsrail bayrağı çekildiğini aktardı. 8 Ocak’ta Ayn el-Beyda kavşağında dört Suriyeli gencin İsrail güçlerince gözaltına alınarak İsrail tarafına götürüldüğü basına yansıdı.

Yerel kaynaklar, İsrail’in Suriye’nin güneyini fiilen “askerî test sahasına” çevirdiği değerlendirmesini yaptı.

TEL AVİV ELİNİ GÜÇLENDİRMEK İSTİYOR İsrail ile Şam Yönetimi arasında 6 Ocak’ta Paris’te yapılan iki turlu görüşmelerin ardından taraflar yalnızca sahada çatışmaları önlemeye yönelik, ABD gözetiminde bir “koordinasyon mekanizması” kurulması konusunda sınırlı bir uzlaşıya varıldığını duyurmutşu.

Ancak İsrail basını, görüşmelerde siyasi başlıklarda herhangi bir ilerleme sağlanamadığını yazmıştı.

İsrail merkezli Maariv gazetesine konuşan üst düzey bir yetkili, Şam yönetiminin İsrail’in çekilmesini güvenlik anlaşmasının ön koşulu haline getirmesinin müzakereleri kilitlediğini vurguladı.

İsrail basınına yansıyan bilgilere göre Tel Aviv, yalnıHca Hermon’dan çekilmeyi reddetmekle kalmıyor; Suriye’nin güneyinde Rus askerî varlığının yeniden tesis edilmesine de kesin olarak karşı çıkıyor.

İsrail, bu durumu kendi “hareket özgürlüğüne tehdit” olarak değerlendiriyor ve Şam’a, Moskova’ya ve Washington’a güneyde Rus devriyelerine izin vermeyeceği mesajını iletiyor.

Buna ek olarak Tel Aviv Yönetimi, Suriye’nin gelişmiş hava savunma sistemlerine sahip olmamasını da müzakerelerin temel şartlarından biri haline getirmiş durumda.

Maariv’in aktardığına göre İsrail, “gelecekteki herhangi bir güvenlik düzenlemesinde Suriye’nin stratejik silahlara ve özellikle gelişmiş hava savunma sistemlerine sahip olmasını kabul etmeyeceğini” tüm taraflara bildirdi.

İSRAİL İSTİKRARSIZLIK YARATIYOR SDG KULLANIYOR Aydınlık gazetesi, Mart 2025’te yayımladığı haberlerde Suriye’nin sahil bölgesinde yaşanan olayların ardından gerilimin dış müdahalelerle tırmandırıldığına dair kanıtları gündeme getirmişti.

Haberde, İsrail bağlantılı aktörlerin mezhepsel ve etnik fay hatlarını kaşıdığı, Mihraç Ural üzerinden federasyon ve SDG ile işbirliği çağrılarının dolaşıma sokulduğu bildirilmişti.

Aynı dönemde gazeteci Abdulkadir Selvi de İsrail’e ait bir askerî helikopterin sahil bölgesindeki bazı gruplara silah ve mühimmat sağladığına dair iddiaları köşesine taşımıştı.

İsrail’in sahadaki hamleleriyle eş zamanlı olarak SDG yöneticilerinden Sipan Hemo’nun, PKK’ya yakın Yeni Özgür Politika gazetesine verdiği röportajda merkezi devlet yapısı ve tek ordu modeline açık biçimde itiraz etmesi, silahlı yapının “meşru savunma gücü” olarak korunmasını savunması ve anayasal güvence talebini yinelemesi dikkat çekti.

SDG KRİZ HESABI YAPIYOR Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 15 Ocak’ta yıllık değerlendirme toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlarken SDG’nin izlediği çizgiye dikkat çekti.

Fidan, örgütün “diyalog içindeymiş gibi gözükerek dünyaya bu imajı verdiğini” ancak mutabakatların gereklerini yerine getirmediğini söyledi.

Fidan ayrıca SDG’nin, bölgede daha fazla istifade edebileceği bir kriz çıkıp çıkmayacağını hesap ettiğini de belirterek, “Bu kadar parametre yönetecek ne zihniniz var ne de gerçeklik buna izin verir.” diyerek örgütü uyardı.

İSRAİLLİ VEKİLDEN ‘KÜRT DEVLETİ’ ÇAĞRISI Bu gelişmelerin yaşandığı dönemde İsrailli Milletvekili Akram Hasson’un uluslararası toplumu “bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasına destek vermeye” çağırması da dikkat çekti.

Hasson, Kürtlerin güvenliğinin bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu savunarak İsrail’in bu yönde sorumluluk alması gerektiğini ileri sürdü.

ŞAM: NORMALLEŞME YOK Görüşmeler sürerken Şam yönetimi, İsrail ile normalleşme tartışmalarına kapıyı kapatmıştı.

Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa, 11 Ocak’ta yaptığı açıklamada, İsrail Suriye topraklarını işgal etmeyi sürdürdüğü sürece Şam’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılmasının mümkün olmadığını söylemiş, özellikle Golan Tepeleri işgalinin normalleşmenin önündeki temel engel olduğunu vurgulamıştı.

Ziyaretin ardından işgal genişlemişti Beşar Esad Hükûmeti’nin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail, Suriye’nin güneyinde askerî hareketliliğini hızlandırdı.

Bu sürecin hemen sonrasında, 17 Aralık 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hermon Dağı’nın Suriye tarafına giderek bölgedeki fiilî durumu yerinde inceledi.

Netanyahu’ya söz konusu ziyarette Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı, Kuzey Komutanlığı Komutanı ve Şin Bet Başkanı eşlik etti.

Netanyahu burada yaptığı açıklamada, İsrail güçlerinin Hermon Dağı’nda “İsrail’in güvenliğini garanti altına alacak başka bir düzenleme bulunana kadar” bölgede kalacağını vurgulamış, Suriye’deki gelişmelerin “baş döndürücü bir hızla ilerlediğini” ve bu sürecin bölgesel dengeleri kalıcı biçimde etkileyebileceğini söylemişti.

Netanyahu ayrıca, İsrail Ordusu’nun konuşlanmasının geçici değil, sahadaki yeni güç dengelerine göre şekillendirileceği mesajını vermişti.

Keçileri kaçırdılar!

İsrail medyası, İsrail askerlerinin Suriye topraklarından 250 keçiyi çalarak Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim yerlerinde bulunan çiftliklere götürdüğünü duyurdu.

İsrail’in Kanal 7 televizyonunun haberinde, İsrail askerlerinin, Suriye topraklarından 250 keçiden oluşan bir sürüyü çaldığı ve kamyonlarla Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim yerlerindeki çeşitli çiftliklere taşıdığı belirtildi.

İlgili Sitenin Haberleri