Haber Detayı

İsrail’in İran hesabı tutmaz!
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
17/01/2026 00:00 (3 saat önce)

İsrail’in İran hesabı tutmaz!

İsrail’in İran hesabı tutmaz!

İran’da 15 gün boyunca ülke sathına yayılan eylemlerde giderek bir sönümlenme olduğu görülüyor.

Yaygınlaşan protestoları, bir rejim değişikliğine evriltme çabası daha en başından tutmadı. 1979’dan beri kimi zaman sıkılaştırılarak kimi zaman gevşetilerek fakat her dönem ülke ekonomisi için ağır maliyetlere neden olan ambargoların esas tetikleyici olduğu ekonomik sorunlar, yaygınlaşan eylemlerin zemini.

Buna karşılık, eylemlerle birlikte uygulamaya konulan, bir ABD-İsrail operasyonu da söz konusu.

Büyük bir psikolojik savaş eşliğinde sürdürülen ABD’nin İran operasyonu henüz sona ermiş değil.

Trump’ın “güç yoluyla barış” sloganıyla uyguladığı siyaset kapsamında İran’a yönelik sınırlı ya da geniş doğrudan askeri seçenek tam olarak masadan kalkmış değil.

Ancak bu ihtimalin tamamen yok sayılmasa da en başından itibaren zayıf olduğu söylenebilir.

Bunun en önemli nedeni, bu tür bir askeri operasyonun İran içinde rejimi zayıflatan değil güçlendiren bir sonuç yaratması.

İçlerinde rejim karşıtları da olsa, farklı etnik köken ve mezheplerden İran halkının, ABD-İsrail’in düzenleyeceği bir dış saldırıda ülkelerini savunma refleksinin baskın hale geldiği, bundan önceki bir çok örnekten biliniyor.

Trump’ın doğrudan göstericilere hitap eden açıklamalar yapması, göstericiler arasına sızan terör unsurlarının yakıp yıkma/yağma ve silahlı saldırı eylemleri düzenlemesi üzerine, aralarında son derece kararlı rejim karşıtlarının da olduğu geniş halk kitlesi için şimdi de benzer bir durumun oluştuğu anlaşılıyor.

BÖLGE ÜLKELERİ ETKENİ ABD-İsrail doğrudan askeri operasyon ihtimalini zayıflatan (belki de tamamen ortadan kaldıran) bir başka önemli etken daha var: Rusya ve Çin’in yanı sıra başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin bu tür bir askeri saldırıya karşı çıkması.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin tavrını “İran’a askeri müdahaleye karşıyız” diye net bir şekilde açıkladı.

Fransız haber ajansı AFP Suudi resmi kaynaklarına atıfla, Suudi Arabistan’ın, topraklarını ve hava sahasını İran’a yönelik bir saldırıda kullandırmayacağını Tahran’a bildirdiğini duyurdu (Al Arabiya, 13 Ocak 2026).

Dahası, Suudi Arabistan’ın, İran’a yönelik ABD askeri müdahalesini önlemek için Körfez ülkeleri girişimine öncülük ettiği ABD basınında yer aldı.

Haberlerde, Suudi Arabistan, Katar ve Umman’ın İran rejimini devirme girişimine karşı pozisyonlarını ABD’ye bildirdikleri belirtildi (WSJ, 13 Ocak 2026).

Suudi Arabistan ile geçen yıl Eylül ayında savunma paktı anlaşması imzalayan Pakistan’ın Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de Pakistan topraklarının ABD saldırısında kullanılmasına ilişkin daha önceden belirledikleri pozisyonun aynen geçerli olduğunu açıkladı (Pakistan Dışişleri Bakanlığı Basın Toplantısı, 15 Ocak 2026).

ABD ile yakın ilişkiler içindeki devletler dahil olmak üzere bölge ülkelerinin büyük çoğunluğunun aynı siyaseti savunduğu biliniyor.

İSRAİL’İN YALNIZLIĞI Esasen, mevcut şartlarda İran’a yönelik bir askeri operasyonun, rejimi devirme hedefine ulaşamayacağı görülüyor.

ABD siyasi elitleri arasında, bu tür bir müdahalenin, Batı Asya genelinde daha büyük çaplı istikrarsızlıklara yol açacağı böylece Trump yönetiminin genel plandaki stratejisiyle ters düşeceği değerlendirmesi de yapılıyor (bkz.

March Lynch, ABD’nin İran’a Saldırısı Neden Geri Teper?

Foreign Policy, 14 Ocak 2026).

ABD yönetimi içinde de başta Başkan Yardımcısı JD Vance olmak üzere İran’a askeri müdahaleye karşı çıkan etkili bir grup var.

Yani aslında, Batı Asya’da Amerikan askeri varlığını kalıcı hale getirmek için, kaderini ABD’nin İran’a saldırısına bağlayan Netanyahu yönetimindeki İsrail dışında savaş isteyen kimse yok.

İsrail’in ise, her ne kadar İran sokaklarındaki istikrarsızlaştırma eylemlerinde belirleyici rolü olsa da İran’a boyun eğdirmeyi, rejimi değiştirmeyi gerçekleştirecek gücü yoktur.

İsrail’in İran hesabı tutmayacaktır!

İlgili Sitenin Haberleri