Haber Detayı
Berat Gecesi ne zaman, hangi gün idrak edilecek?
Müslümanlar için büyük manevi öneme sahip olan Berat Kandili, 2026 yılına girilmesiyle birlikte yeniden gündeme geldi. Üç ayların ikincisi olan Şaban ayının 15. gecesi idrak edilen bu mübarek gece, günahların bağışlanması ve ilahi rahmetin tecelli etmesi açısından özel bir yere sahip.
İslam dünyasında affın, arınmanın ve rahmetin simgesi olarak kabul edilen Berat Kandili, 2026 yılına girilmesiyle birlikte yeniden merak konusu oldu.
Üç ayların maneviyatını derinden hissettiren bu özel gece, Müslümanlar tarafından ibadet ve dua ile ihya ediliyor.
Kandil gecesi, 28 Şubat Cumartesi akşamı başlayacak ve Pazar gecesine kadar devam edecek.
Üç ayların ikincisi olan Şaban ayında yer alan Berat Gecesi, affın ve rahmetin simgesi olarak kabul ediliyor.
Müslümanlar için affın ve bağışlanmanın sembolü olan Berat Kandili, 2026 yılında hangi tarihe denk geliyor?
Berat Gecesi ne zaman, hangi gün idrak edilecek?
İşte merak edilen soruların yanıtları...
BERAT KANDİLİ 2026 TARİHİ NE ZAMAN?
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 2026 yılı dini günler takvimi ile birlikte Berat Kandili'nin idrak edileceği tarih netleşti.
Resmi takvime göre Berat Kandili, 2 Şubat 2026 Pazartesi günü idrak edilecek.
Kandil geceleri İslam geleneğinde bir önceki günün akşam ezanıyla başladığı için, Berat Gecesi 1 Şubat 2026 Pazar akşamı başlayacak.
Üç ayların ikincisi olan Şaban ayının 15. gecesi olarak bilinen Berat Kandili, Müslümanlar için affın, bağışlanmanın ve ilahi rahmetin tecelli ettiği mübarek geceler arasında yer alıyor.
BERAT KANDİLİ'NİN FAZİLETİ VE ÖNEMİ Şaban ayı, kamerî ayların sekizincisi olup, üç ayların ikinci ayı olma özelliğini taşır.
Bu ayı değerli kılan en önemli unsur ise Berat Kandili'ni bünyesinde barındırmasıdır.
Berat Gecesi; duaların kabul edildiği, günahların bağışlandığı ve ilahi rahmetin yeryüzüne indiği özel zaman dilimlerinden biri olarak kabul edilir.
Hz.
Peygamber (s.a.v), Berat Gecesi'nin faziletine dair bir hadisinde şöyle buyurmuştur: 'Şaban ayının yarısı (Berat gecesi) geldiğinde gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz.
Şüphesiz Allah Teâlâ, o gece güneşin batmasıyla dünya semasına iner ve şöyle buyurur: 'Benden af dileyen yok mu, onu affedeyim!
Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim!
Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim!'' (Sünen-i İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 191) Bir başka hadis-i şerifte ise Berat Gecesi'nin bağışlanma yönüne dikkat çekilerek şöyle buyrulmuştur: 'Allah Teâlâ, Şaban ayının on beşinci gecesi tecelli eder ve ana-babaya asi olanlar ile Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.' (Sünen-i İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 191) BERAT GECESİ'NİN MANEVİ ANLAMI Berat Kandili, Şaban ayının 15. gecesi için kullanılan bir tabir olup halk arasında 'Berat Gecesi' olarak anılır.
Bu gece, Müslümanlar tarafından rahmet, mağfiret ve arınma gecesi olarak kabul edilir.
Yapılan duaların kabul edildiğine, samimi tövbelerin karşılıksız kalmadığına inanılır.
Hz.
Peygamber (s.a.v) bir hadisinde şu müjdeyi vermiştir: 'Allah Teâlâ, Şaban'ın 15. gecesi dünya semasına iner ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarının sayısından daha fazla kişiyi bağışlar.' (İbn Mâce, İkâme, 191) HZ.
AİŞE'NİN (R.A) ANLATIMIYLA BERAT GECESİ Hz.
Aişe (r.a) şöyle rivayet eder: Peygamber Efendimiz bir gece namaza kalktı ve secdeyi o kadar uzun tuttu ki, kendisini teslim ettiğini sandım.
Endişelenip yanına gittim ve baş parmağını hareket ettirdiğini görünce rahatladım.
Secdede şu duayı ettiğini işittim: 'Allah'ım!
Cezandan affına sığındım.
Gazabından rızana güvendim.
Senden yine Sana sığındım.
Seni, Senin kendini övdüğün gibi övmekten acizim.' Bu rivayet, Berat Gecesi'nin dua, tevbe ve Allah'a yönelme açısından ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
BERAT KANDİLİ'NDE YAPILACAK DUA VE İBADETLER Oruç Tutmak Peygamber (s.a.s.) Efendimiz'in, Ramazan dışında en çok oruç tuttuğu ay, Şâban ayı idi.
Hz.
Ayşe (r.a.) şöyle dedi: 'Resulullah hiçbir ayda, Şâban ayında tuttuğu oruçtan daha fazla oruç tutmazdı.
Şâban ayının tamamını oruçlu geçirirdi.' (Müslim, Sıyâm 176; İbni Mâce, Sıyâm 30) Başka bir rivayette, 'Pek az bir kısmı hariç, Şâban ayını baştan sona oruçlu geçirirdi.' denilmektedir. (Buhârî, Savm 52; Müslim, Sıyâm 177.
Ayrıca bk.
İbni Mâce, Sıyâm 30) Berat Duası Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, Dualar ve Zikirler isimli kitabında Berat gecesi yapılacak duayı şöyle tarif etmişlerdir: 'Şa'ban-ı şerîfin onbeşinci, Berât gecesi akşam namazından sonra üç kere Yasin sûresi ve her birinin sonunda bu Berât duâsı okunacaktır.
Birinci Yâsin-i Şerîften sonra bu duâ okunurken Allah'ın saîd kullarından olmak niyyetiyle okunacaktır.
İkinci defa okunurken hayırlı ömür uzunluğu niyyetiyle okunacaktır.
Üçüncü defa okunurken kaza ve belâlardan emîn olup hayırlı rızık için okunacaktır.' Berat Duasının Türkçe Okunuşu: 'Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Allah'ım, ey ihsân ve ikram sahibi olan ve kendisine ihsan edilemeyen, ey Celâl ve İkrâm Sahibi, ey lutfu ve ihsânı bol olan, Sen'den başka ilâh yok, sen kendisine ilticâ edenlerin yardımcısı, kendisine sığınanlara emân veren, korkanların kendisinde emniyete kavuştuğu yüce zât'sın.
Allah'ım!
Beni katında, Ümmü'l-Kittâb'da şakî/kötü veya mahrûm veya kovulmuş veya rızkı dar olarak yazdıysan, Alllah'ım fazl u ihsânınla kötülüğümü, mahrûmiyetimi, kovulmamı ve rızkımın az olmasını sil, beni katında, Ümmü'l-Kitâb'dda saîd/iyi, rızkı bol ve hayırlara muvafffak olan bir kulun olarak yaz.
Şüphesiz Sen Rasûl'ünün lisânı üzere indirilen Kittâb'ında bir söz buyurdun ve Sen'in sözün haktır: «Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sâbit bırakır.
Ümmü'l-Kitâb (Ana Kitâb) O'nun yanındadır.» (er-Ra'd, 39) İlâhî!
En büyük tecellin ile «Her hikmetli işe kendisinde hükmedilen»(ed-Duhân, 4) ve kesin karar verilen mübarek Şa'bân'ın yarısı gecesinde, bizden bildiğimiz, bilmediğimiz ve Sen'in bildiğin bütün belâları uzaklaştır.
Şüphesiz Sen en yüce ve en keremlisin.
Allah, Efendimiz Muhammed'e, âline ve ashâbına salât u selâm eylesin!' (Bkz.
Ali el-Müttakî, no: 5090) BERAT GECESİ NAMAZI Kaza Namazı ve Nafile Namaz Kılmak En mühim hususlardan biri, namazdır.
Hak dostları bu gecede namaz kılmanın ehemmiyetine dikkat çekmişler ve namaz borcu olanların kaza namazı kılmalarını tavsiye etmişlerdir.
Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri, Dualar ve Zikirler isimli kitabında Berat gecesi namazını şöyle tarif etmişlerdir: 'Berât gecesinde yatsıdan sonra ikide bir selâm vermek üzere yüz rekât namaz kılınır.
Her rekâtta Fâtiha'dan sonra on kere İhlâs-ı şerîf okunur.
On defa İhlâs-ı şerîf okumaya kudreti olmayan beş veya üç kere okur.
Bu namaz tamam oldukdan sonra okuyabildiği kadar salavât-ı şerîfe ve huzur-ı kalble tevbe ve istiğfar edip Allah Teâlâ Hazretleri'nden dünyevî ve uhrevî hâcetlerini taleb ve niyaz edecektir.' Kur'an-ı Kerim Okumak Kurʼânʼın nüzulüyle ilgili mübârek iki gece vardır, Beraat gecesi ve Kadir gecesi.
Beraat gecesi, ilm-i ilâhîden topluca zâhir olup meleklere yazdırıldığı gecedir.
Kadir gecesi, fiilen indirildiği gecedir.
Yani Kurʼân-ı Kerîmʼin dünya semâsına icmâlen nüzûlü/inişi Beraat gecesinde, tafsîlen nüzûlü de Kadir gecesindedir.
Allah dostları mübarek gecelerde çokça Kur'ân-ı Kerîm okunmasını tavsiye buyurmuşlardır.
İbni Mesut'tan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.s.), şöyle buyurdu: 'Kim Kur'ân-ı Kerîm'den bir harf okursa, onun için bir iyilik sevabı vardır.
Her bir iyiliğin karşılığı da on sevaptır.
Ben, elif lâm mîm bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harftir, lâm bir harftir, mîm de bir harftir.' (Tirmizî, Fezâilü'l-Kur'ân 16) İbni Abbâs'dan (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurdu: 'Kalbinde Kur'an'dan bir miktar bulunmayan kimse harap ev gibidir.' (Tirmizî, Fazâilü'l-Kur'ân 18) Tevbe İstiğfar Etmek Allah Teâla şirke düşmeyenlerin büyük günahlarını affedeceğini bu gecede müjdelemiştir. (bk.
Müslim, Îman, 279) Peygamber (s.a.s.) Efendimiz: 'Ben, günde yüz kere istiğfâr ederim...' (Müslim, Zikir, 42) buyurmuşlardır.
Müslim'den rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulur: 'Resûlullâh'a (Miraç'ta) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara Sûresi'nin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedildiği haberi...' (Müslim, Îman, 279) Salavat Getirmek Resûlullah'a (s.a.s.) salavat getirmeyi Allah Teâla emretmiştir.
Ayrıca hadis-i şeriflerde salavat getirenin bütün sıkıntılarının giderileceği bildirilmiştir.
Ayet-i kerîmede buyrulur: 'Şüphesiz ki Allâh ve melekleri, Peygamber'e çokça salât ederler.
Ey müminler!
Siz de O'na salavât getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin!' (el-Ahzâb, 56) Übey bin Kâb (r.a.) diyor ki: 'Hazret-i Peygamber (s.a.s.) Efendimiz'e: «– Yâ Resûlallâh!
Ben sana çok salavât-ı şerîfe getiriyorum.
Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?» diye sordum. «– Dilediğin kadar yap.» buyurdu. «– Duâlarımın dörtte birini salavât-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?» diye sordum. «– Dilediğin kadarını ayır.
Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.» buyurdu. «– Öyleyse duâmın yarısını salavât-ı şerîfeye ayırayım.» dedim. «– Dilediğin kadar yap.
Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.» buyurdu.
Ben yine: «– Şu hâlde üçte ikisi yeter mi?» diye sordum. «– İstediğin kadar.
Ama artırırsan senin için iyi olur.» buyurdu. «– Öyleyse duâya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?» deyince: «– O takdirde Allâh bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar.» buyurdu.' (Tirmizî, Kıyâmet, 23) Hamd Etmek ve Şükür Halinde Bulunmak Bu mübârek gecelerde Rabbimize çokça hamd etmeli ve şükür halinde bulunmalıyız. Âyet-i kerîmede 'Ölümsüz ve daima diri olan Allah'a güvenip dayan.
Onu hamd ile tesbih et!...' (Furkân sûresi, 58) buyrulmaktadır.
Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: 'Meşrû işlere Allah'a hamd ile başlanmazsa hayır ve bereketi kesilir.' (İbn-i Mâce, Nikâh, 19; Ebû Dâvud, Edeb, 18) 'Şükür, îmânın yarısıdır...' (Süyûtî, el-Câmiu's-Sağîr, I, 107) 'Cenâb-ı Hakk'ın nîmetlerine hamd ü senâ, insanı nîmetin zevâlinden emîn kılar.' (Suyûtî, el-Câmiu's-Sağir, no: 3836) 'Allah'a hamdetmek şükrün başıdır.
Allah'a hamdetmeyen bir kul O'na şükür etmemiştir.' (Suyûtî, el-Câmiu's-Sağir, no: 3835) Allah'ı Çokça Zikretmek Mübârek gecelerde Rabbimizi zikretmeye daha çok önem verilmelidir. Âyet-i kerîmede buyrulur: 'Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, sabah-akşam Rabbini an.
Gâfillerden olma!' (el- A'râf, 205) 'Rabbinin ismini zikret ve bütün varlığınla O'na yönel.' (el-Müzzemmil, 8) '...Allâh'ı zikretmek, elbette en büyük (ibâdet)'tir...' (el-Ankebût, 45) Allâh Resûlü şöyle buyurur: 'Allâh'ı sevmenin alâmeti, Allâh Teâlâ'yı zikretmeyi sevmektir.' (Suyûtî, el-Câmiu's-Sağîr, II, 52) 'Yeryüzünde Allâh Allâh diyen biri var oldukça, kıyâmet kopmayacaktır.' (Müslim, Îmân, 234/148) Sadaka Vermek Allah yolunda infakta bulunup sadaka vermenin kişiyi pek çok tehlike ve belâlardan muhâfaza edeceği, buna ilâveten sadaka sahibini Muhabbetullâh'a nâil eyleyeceği unutulmamalıdır.
Bu müstesnâ geceler de sadaka vermeye en güzel vesilelerdir.
Zira Cenâb-ı Hak şöyle buyurmuştur: 'Allah yolunda infâk edin!
Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.
Bir de ihsanda bulunun.
Zira Allah, muhsinleri (iyilikte bulunan, işini güzel yapan ve ihsan şuuru ile yaşayanları) sever.' (el-Bakara, 195) Efendimiz (s.a.s.), zengin-fakir her mü'mini infâka teşvik eder; bir hurmadan başka bir şeyi olmayan için: 'Yarım hurmayla da olsa cehennem ateşinden korunun, onu da bulamazsanız güzel ve hoş bir söz ile korunun.' buyururdu. (Buhârî, Edeb, 34)