Haber Detayı
Alkol günah mı? Diyanet'e göre alkol caiz mi?
İnsanoğlunun tarih boyunca hem keyif verici bir madde olarak sosyal hayatına dahil ettiği hem de sebep olduğu bireysel ve toplumsal yıkımlar nedeniyle sürekli tartıştığı en kritik konulardan biri şüphesiz alkoldür. Kutlamaların, kederli anların veya sosyal buluşmaların bir parçası olarak görülen bu madde, İslam dini söz konusu olduğunda kırmızı çizgilerle çevrili bir yasak alanına girer. Ancak modern yaşamın getirdiği alışkanlıklar, sosyal baskılar veya bilgi kirliliği, bazen müminlerin zihninde "Acaba azı da mı haram, sarhoş olmayacak kadar içsem günah olur mu?" gibi soruların filizlenmesine neden olabilir.
Özellikle genç kuşaklar arasında veya dini hassasiyetleri yeni gelişen bireylerde, alkolün hükmü konusundaki netlik bazen bulanıklaşabilir.
Kuran-ı Kerim in bu konudaki kesin emri ile modern toplumun sunduğu yaşam tarzı arasında sıkışanların en sık arattığı Alkol günah mı, Diyanet e göre alkol caiz mi ve bir kereden bir şey olur mu? soruları, hem imani bir duruşu hem de yaşam tarzı tercihini belirlemek açısından hayati önem taşır.
İşte kötülüklerin anası olarak tanımlanan bu maddenin İslam daki yeri...
İslam dini, insanın akıl sağlığını ve iradesini korumayı en temel hedeflerinden biri (zarurat-ı hamse) olarak belirlemiştir.
Aklı örten, iradeyi zayıflatan ve kişiyi kontrolsüz davranışlara sürükleyen her türlü madde, bu temel hedefe bir saldırı olarak kabul edilir.
Alkol yasağı, İslam tarihinde birdenbire inmemiş, toplumun hazır olması beklenerek aşama aşama (tedricilik prensibiyle) gelmiştir. Önce zararlarının faydasından çok olduğu belirtilmiş, sonra sarhoşken namaza yaklaşılmaması emredilmiş ve en sonunda kesin ve nihai bir dille yasaklanmıştır.
Bu yazımızda, alkolün haram kılınma sürecini, Maide Suresi ndeki kesin hükmü, azı çoğu tartışmalarını, alkollü ilaçlar veya gıdalar konusundaki fetvaları ve Diyanet İşleri Başkanlığı nın konuya dair net duruşunu tüm detaylarıyla ele alıyoruz.
İradenizi ve imanınızı korumanız için bilmeniz gereken gerçekler...
KURAN-I KERİM DE ALKOL YASAĞI VE AŞAMALARI Alkolün (içkinin) haram kılınması, İslam hukukunun en pedagojik ve toplumsal gerçekliğe en uygun süreçlerinden biridir.
Cahiliye döneminde su gibi tüketilen içkinin bir anda yasaklanması zor olacağı için, Allah (c.c.) bu yasağı dört aşamada indirmiştir.
İlk aşamada, hurma ve üzümden hem içki hem de güzel rızık elde edildiği belirtilerek (Nahl, 67), içkinin güzel rızık olmadığı ihsas edilmiştir.
İkinci aşamada, içkide hem günah hem de fayda olduğu ama günahının faydasından büyük olduğu (Bakara, 219) bildirilmiştir. Üçüncü aşamada, sarhoşken namaza yaklaşılmaması (Nisa, 43) emredilmiştir.
Ve nihayet son ve kesin hüküm Maide Suresi 90. ayet ile gelmiştir: Ey iman edenler!
Şarap (içki), kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.
Bu ayette içki için kullanılan rijs (pislik) kelimesi ve şeytan işi benzetmesi, yasağın şiddetini ve kesinliğini ortaya koyar.
Artık bu ayetten sonra Acaba caiz olabilir mi? kapısı kıyamete kadar kapanmıştır.
SARHOŞ OLMAYACAK KADAR İÇMEK MESELESİ Günümüzde en çok sığınılan bahanelerden biri, Ben içiyorum ama sarhoş olmuyorum, kendimi kaybetmiyorum, o zaman bana haram olmaz düşüncesidir.
İslam fıkhında hükümler, kişilerin bünyesine veya dayanıklılığına göre değil, maddenin özüne göre verilir.
Hz.
Peygamber (s.a.v.), bu konudaki tüm tereddütleri şu hadisiyle ortadan kaldırmıştır: Çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır.
Yani bir maddenin haram olması için kişiyi o an sarhoş etmesi gerekmez; o maddenin sarhoş edici özelliğe sahip olması yeterlidir.
Bir damla şarap ile bir şişe şarap arasında haramlık (hüküm) açısından hiçbir fark yoktur.
İslam, kötülüğe giden yolu en başından kapatmayı (sedd-i zerai) ilke edinmiştir.
Bir kadeh ile başlayan sürecin nerede biteceği garantilenemeyeceği için, kapı tamamen kilitlenmiştir.
Dolayısıyla sosyal içiciyim veya tadımlık alıyorum gibi savunmaların dinde geçerliliği yoktur.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI NIN GÖRÜŞÜ Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Kuran ve Sünnet ışığında alkolün kesinlikle haram olduğunu belirtir.
Diyanet in fetvalarına göre haram olan sadece içmek de değildir.
Hz.
Peygamber in lanetlediği 10 sınıf insan hadisi gereğince; içkiyi üreten, üretilmesini isteyen, taşıyan, taşıtan, satan, satın alan, sunan (garsonluk yapan), parasını yiyen ve içen herkes bu günahta ortaktır.
Diyanet, alkol içeren gıdalar ve ilaçlar konusunda da hassas bir ayrım yapar.
Eğer bir ilacın muadili (alkolsüz alternatifi) varsa, alkollü ilacı kullanmak caiz değildir.
Ancak hayati bir tehlike varsa ve o ilaçtan başka (içinde alkol olmayan) bir tedavi seçeneği yoksa, zaruretler haramı mubah kılar ilkesince sadece tedavi süresince ve doktor kontrolünde kullanılmasına izin verilebilir.
Gıdalarda ise (örneğin boza veya sirke gibi) doğal fermantasyon sonucu oluşan eser miktardaki alkol sarhoş edici nitelikte olmadığı için haram sayılmazken, dışarıdan keyif verici madde olarak eklenen alkol (likörlü çikolata vb.) kesinlikle haramdır.
ALKOLÜN SOSYAL VE MANEVİ TAHRİBATI İslam ın alkolü kötülüklerin anası (Ümmü l-Habaik) olarak isimlendirmesi boşuna değildir.
İstatistikler, trafik kazalarının, aile içi şiddetin, cinayetlerin ve boşanmaların temelinde çok yüksek oranda alkolün yattığını göstermektedir.
Aklı devreden çıkaran bir madde, insanı her türlü günaha ve suça açık hale getirir.
Manevi açıdan ise alkol, ibadetlerin kabulüne engeldir.
Hadislerde, içki içen bir kişinin 40 gün namazının (sevabının) kabul olmayacağı (farklı yorumlar olsa da manevi kaybı ifade eder) belirtilmiştir.
Bu, namaz kılmasın demek değil, işlediği günahın namazdan alacağı feyzi nasıl yok ettiğini gösteren bir uyarıdır.
Alkol, kalbi katılaştırır, Allah ı anmaktan alıkoyar ve aradaki manevi perdeyi kalınlaştırır.
NE YAPILMALI?
Eğer bir mümin alkol kullanıyorsa, ümitsizliğe kapılıp Ben zaten battım diyerek dinden uzaklaşmamalıdır.
Günah işlemek insanı dinden çıkarmaz (haramı helal saymadıkça), günahkar mümin yapar.
Yapılması gereken, bu alışkanlığın bir hastalık ve imtihan olduğunu kabul edip, kurtulmak için çaba göstermektir.
İzlenecek yol haritası şudur: Tövbe Kapısı: Allah ın rahmeti gazabından büyüktür.
Samimi bir tövbe ile geçmiş günahlar silinebilir.
Ortamı Değiştirmek: Alkol alınan ortamlardan ve içki içen arkadaş gruplarından uzak durmak, bırakma sürecinin en önemli adımıdır.
Profesyonel Destek: Alkol bağımlılığı tıbbi bir durumdur.
Gerektiğinde Yeşilay dan veya doktorlardan destek almak, dini bir sorumluluktur (bedene emanet bilinci).
Alkol, azı da çoğu da, satılması da içilmesi de Diyanet e ve İslam ın temel kaynaklarına göre kesinlikle haramdır ve büyük günahtır.
Akıl nimetini korumak, hem dünya hem de ahiret saadeti için müminin önceliği olmalıdır.