Haber Detayı
Sovyetlerden miras: Nedir bu Sovietwave
Sovyet estetiğini ve “hiç yaşanmamış bir geleceğe” duyulan özlemi merkezine alan Sovietwave, genç kuşakların ilgisini çekmeye devam ediyor. Sovietwave Plakçılık’ın kurucusu Alexander Kolupaev, bu internet doğumlu müzik türünün köklerini, görsel dünyasını ve taşıdığı nostalji duygusunu anlattı.
Sovyet uzay programı ve retrofütüristik Sovyet dönemi mimarisi ve sanatı gibi Sovyetler teknolojisi ve kültürüne yapılan vurgu ile karakterize edilen ve Sovyetlere duyulan nostaljinin bir ifadesi olarak ortaya çıkan "Sovietwave" müzik türü, yaşamadıkları bir döneme özlem besleyen gençlerin bir kısmı için ilgi odağı oldu.Evrensel'den Kavel Alpaslan'a konuşan Sovietwave Plakçılık'ın başındaki Sanatçı Alexander Kolupaev, müzik türüne dair merak edilenleri yanıtladı.Söyleşinin tamamı şöyle:Öncelikle bu müzik türünün kendisinden başlayabiliriz.
Sovietwave’in müzikal arka planını, köklerini ve temel özelliklerini nasıl tarif edersiniz?Sovietwave, internette doğmuş nadir bir müzik türü örneğidir.
Sadece ‘eski müzik’ değil, daha ziyade kurgusal bir nostaljidir: çoğu dinleyici SSCB’de hiç yaşamamıştır, ancak atmosferin hasretini çekerler.
Burada bir paradoks söz konusudur: nostaljik hislerimiz hiç gelmemiş bir geleceğe ait.
Sovietwave, ütopyanın sesini yeniden yaratır; 1970’ler ve ’80’lerde hayal edilen aynı ‘parlak çağı’.Türün temel özellikleri: ‘Sıcak’ analog dokuya sahip sentezleyiciler, makine veya metronomu anımsatan ritimler, arşiv kayıtlarından (radyo yayınları, spiker konuşmaları, fabrika gürültüleri) sesler, boş salonların veya uzun koridorların akustiğini taklit eden bir işitsel mekan.Sovietwave’in bugünkü popülerliğinin arkasında sizce ne yatıyor?
Bu, şimdiki zamanımıza yönelik bir eleştiri biçimi mi, yoksa daha çok kayıp bir geleceğe duyulan özlem mi?Başarısı iki temel sütun üzerine kuruludur: “Yeni olan, iyice unutulmuş eskidir.” Bu tür, dünyanın neredeyse hiç görme şansı bulamadığı estetiği yeniden yorumluyor. 1980’lerde Batı, Sovyet sanatçılarıyla (örneğin Kino ve Zvuki Mu) kısa süreliğine karşılaştı.
Ancak SSCB’nin çöküşünden sonra ilgi azaldı. ‘Demir Perde’nin ardında eşsiz bir müzik tarzı gelişti: Müzisyenlerimiz The Cure ve Joy Division’dan ilham aldılar, ancak bilgi eksikliği nedeniyle kendi özgün tarzlarını yarattılar - daha sade, ancak dokunaklı.SSCB’nin kapalı dünyasının sırrı çoğu kişi için bir gizem olarak kaldı.
Sovietwave, bu gizeme ses yoluyla ‘dokunmamızı’ sağlıyor: Gerçekliği kopyalamıyor, ancak dönemin hayali bir portresini çiziyor - onu görmek istediğimiz gibi.Sovyet mirasını siz nasıl tanımlarsınız?
Ve bu miras içinde ana ilham kaynağınız nereden geliyor?Benim için ana ilham kaynağım, ayrıntılarında korunmuş olan SSCB’nin maddi kültürüdür: Panel evlerin yıpranmış cepheleri; Yapıldıkları günden beri yenilenmemiş daireler (gıcırtılı zeminler, eski dolaplar, sararmış duvar kağıtları); Günlük hayatın içinden çıkıp eserlere dönüşmüş nesneler: Radyolar, lambalar, halılar; kokular - toz, tahta, eski kağıt.Bu görüntüler müziğe dönüşüyor: örneğin, beton bir giriş yolundaki ayak seslerinin ritmi bir beatin temeli olabilir ve gıcırtılı bir kapı bir ses efekti haline gelebilir.
Sovietwave sadece işitsel bir deneyim değil, aynı zamanda dokunsal bir zaman algısıdır.Parçası olduğunuz Artek Elektronika (Артек Электроника) grubunun 2015 yılında yayımlanan ilk albümünü ele alalım: Sovyetler Birliği’nin Son Günü (Последний день в СССР).
Bu başlığın arkasındaki hikaye nedir?
O gün sizin için neyi simgeliyor ve albüm ne anlatıyor?Albümün ve aynı adı taşıyan kilit parçanın hikayesi, yüz milyonlarca insanın kaderini belirleyen, seçmedikleri bir kaderin trajedisinde yatıyor.
SSCB’nin çöküşünden sonra doğduğum için, o tarihi anın sonuçlarını ancak dolaylı olarak değerlendirebiliyorum.Bu tür aynı zamanda gücünü brutal yapılar, modernist tasarımlar ve Sovyet mimarisinden alan sağlam bir görsel estetikle bağlantılı.
Bu görsel dünya sizin ve müziğiniz için ne ifade ediyor?Bana göre bu tür, birçok kişinin ‘çirkin’ veya ‘demode" gördüğü şeyleri korumanın bir yoludur.
Panel evler, beton yapılar, hatta tipik avlular... bunlar ‘çöp’ değil, tarihin birer parçalarıdır.
Bütün bir dönemin hayallerini, tutkularını ve günlük yaşamını anlatırlar.Bugün, bu mekanlar yeni inşaatların altında kaybolurken, Sovietwave bir ses arşivi haline geliyor.
Geçmişi idealize etmiyor, aksine ona çağdaş kültürde var olma hakkı veriyor.
Müzik aracılığıyla, fiziksel olarak korunamayanı koruyoruz: Çoktan geçmiş bir dönemin hissini.Odatv.com