Haber Detayı
TBMM'de Stajyer Öğrencilere İstismar Davası... Sanıklar Mesajlaşmaları Kabul Etti
TBMM’deki stajyer öğrencilere yönelik cinsel istismar davasının ilk duruşması görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Halil İlker Güner, "Fıstığım sen çok mu istiyorsun benimle buluşmayı? Bugün çok güzeldin. Sen benim küçük sevgilimsin” şeklinde mesajlar attığını kabul etti ve "Bunları etrafımdaki insanlarla konuşurken de söylerim" dedi. Tutuklu sanıklardan İbrahim Beşlioğlu da stajyer öğrenciye attığı mesajları kabul etti ve "Çok pişmanım. Boşluğuma denk geldi. İlk defa böyle bir şey yaptım. Bir akşam canım sıkkındı, moralim bozuktu. Karım ile aram bozuktu. Zaten şu an da boşanma aşamasındayız. Cinsel saikle yazmadım mesajları" savunmasını yaptı. Hakim, tutuklu dört sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti. Sonraki duruşma 9 Şubat'a bırakıldı.
Haber: Esra TOKAT(ANKARA) - TBMM'deki stajyer öğrencilere yönelik "cinsel istismar" davasının ilk duruşması görüldü.
Duruşmada tutuklu sanık Halil İlker Güner, "Fıstığım sen çok mu istiyorsun benimle buluşmayı?
Bugün çok güzeldin.
Sen benim küçük sevgilimsin" şeklinde mesajlar attığını kabul etti ve "Bunları etrafımdaki insanlarla konuşurken de söylerim" dedi.
Tutuklu sanıklardan İbrahim Beşlioğlu da stajyer öğrenciye attığı mesajları kabul etti ve "Çok pişmanım.
Boşluğuma denk geldi.
İlk defa böyle bir şey yaptım.
Bir akşam canım sıkkındı, moralim bozuktu.
Karım ile aram bozuktu.
Zaten şu an da boşanma aşamasındayız.
Cinsel saikle yazmadım mesajları" savunmasını yaptı.
Hakim, tutuklu dört sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti.
Sonraki duruşma 9 Şubat'a bırakıldı.TBMM'deki stajyer öğrencilere yönelik "cinsel istismar" davasının ilk duruşması Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Duruşmayı izlemek isteyen basın mensupları ve vatandaşlar duruşma salonuna alınmadı.
Duruşma salonunun olduğu koridorda çevik kuvvet polisleriyle kapatıldı.Davayı takip etmeye gelen CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, CHP Milletvekilleri Sibel Suiçmez ve Aysu Bankoğlu ile DEM Parti Milletvekili Özgül Saki, kadınların duruşmaya alınmamasına tepki gösterdi.
Yapılan görüşmelerin ardından az sayıda yurttaş, duruşma salonunun bulunduğu koridora alındı.
TBMM Hukuk İşleri Başkanı: "Meclis de suçtan zarar görmüştür"Sanıkların kimlik tespitlerinin yapılmasıyla başlayan duruşmaya tutuklu sanıklar İbrahim Beşlioğlu, Halil İlker Güner, Recep Seven, Durmuş Uğurlu ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin hazır bulundu.Davaya Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi, TBMM Hukuk İşleri Başkanı Avukat İsmail Aydos, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği duruşmaya katılım talebinde bulundu.
TBMM Hukuk İşleri Başkanı İsmail Aydos, Meclis'in üç sanık hakkında ihraç kararı verdiğini bildirdi.
Disiplin soruşturması kapsamındaki diğer sanıklarla ilgili soruşturmanın devam eteğini belirten Aydos, "Meclis Başkanımız da bu konuyu dikkatle sonuna kadar takip etmemizi istedi.
Gazi Meclisimizin bu şekilde konu edilmesi çok üzücüdür.
Bu yüzden suçtan zarar görmüştür Meclis de.
Katılma talebinin kabul edilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Tutuklu sanık Beşlioğlu: "Çok pişmanım, boşluğuma denk geldi"İlk olarak tutuklu sanık İbrahim Beşlioğlu, savunma yaptı.
Sanık Beşlioğlu, 14 yıldır Meclis'te çalıştığını belirterek, "WhatsApp'tan mesaj attım.
Çok pişmanım.
Boşluğuma denk geldi.
İlk defa böyle bir şey yaptım.
Bir akşam canım sıkkındı, moralim bozuktu.
Karım ile aram bozuktu.
Zaten şu an da boşanma aşamasındayız.
Herkes bölümüne göre staj yeri alır, herkesin bir staj yeri vardır.
Sadece S.'ye bu şekilde mesaj attım.
Ne yazdığımı şu an tam olarak hatırlamıyorum.
Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım.
Sadece onun telefonu vardı, o yüzden canım sıkıldı ve mesaj attım.
Başka stajyerin numarası yoktu.
S.'ye takıntılı olduğum gibi bir durum söz konusu değildir.
Cinsel saikle yazmadım mesajları.
Kendimi kötü hissediyordum.
Çok özür dilerim, pişmanım.
Kendisinden özür diliyorum" dedi.
Beşlioğlu, "Karımla mutlu değilim" şeklinde attığı mesajları da kabul etti.
Hakimin, "Aşçıların kendi aralarında stajyerleri paylaştığı söyleniyor" sorusu üzerine sanık Beşlioğlu, "Sistemde her bölüme stajyer atanıyor.
Ustalar da görevlendirme anlamında 'sen benim stajyerimsin' şeklinde konuşmalar yapıyor.
Bunun dışında cinsel saik maksadıyla bir konuşma ya da paylaşım olmuyor" yanıtını verdi.Sanık avukatı ise savunmasında mesajların cinsel içerikli olmayan sözlü ifadelerden oluştuğunu ifade ederek, "Sadece 'çok güzelsin' ifadesi kullanılmıştır.
Bu cinsel taciz suçu değildir, 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçudur" dedi.Tutuksuz sanık Ramazan Çetin de savunmasında stajyer A'nın stajı bittikten sonra kendisini aradığını ve "Babamla tartıştık" diyerek para istediğini öne sürdü.
Çetin, stajyere para gönderirken eşinin de yanında olduğunu savundu ve "Eşimle de tanışıklığı var.
Buraya niye çıktım bilmiyorum.
Eşim doğum yapınca bize çiçek göndermişliği bile var" dedi.
Sanık Uğurlu: "Verdiğim işleri yapmıyordu, uyarmak amacıyla dokundum"Sanık Çetin'in ardından tutuklu sanık Durmuş Uğurlu, "Syajyer S. devamlı telefonuyla uğraşıyordu, iş yapmıyordu.
İş yapmadığı için uyarmak amacıyla dokundum" şeklinde savunma yaptı ve özetle şunları kaydetti: "Verdiğim işleri yapmıyordu.
Ortada gezerken gördüm ve yanıma çağırdım.
Kolundan tutarak kendime doğru çektim.
Sadece kolundan tuttum.
İş yapmadığı için uyarmak istedim kesinlikle cinsel saik yoktu.
Özel bölgelerine dokunmadım.
İnsan kaynaklarına beni şikayet etmiş kolunu tuttuğum gün.
Ben kendisine 'su gibi içerim' demedim.
Kendisine bizlere ismimizle hitap etmesini söyledim.
Stajyer kızların cep telefonları bende kayıtlı değil kendileri ile görüşmedim.
S'nin sevgilisinin olup olmadığını araştırmadım.
Beni alakadar etmez.
Kolundan tutma nedenim orada abisi olarak işe yönlendirmek için yaptım, işin işleyişini sağlamak için kolundan tuttum.
Başka birşey kesinlikle söz konusu değil."Sanık Uğurlu'nun avukatı ise "Bir daha geç kalırsan ceza alırsın' diye uyarıyor amir olarak müvekkilim.
Cinsel saik yok, buna ilişkin bir imare de yok.
Müvekkilim hem maddi hem de manevi zarara uğramıştır.
Tutuklu kaldığı süre göz önüne alınarak tahliye edilmesini talep ediyoruz" dedi.Avukattan, "müvekkilimin eşi arkasında" savunmasıSanık Uğurlu'nun bir diğer avukatı ise "Cinsel taciz olmasının uygun koşulları yoktur sabahın saatinde.
Trafikten gelmiş sanık, cinsel haz almaya dönük bir durumla yaklaşmamıstır.
Ayrıca kola dokunma cinsel taciz olarak nitelendirilmiyor. 'Babamı istiyorum' diyor müvekkilimin çocuğu.
Eşi arkasında, mağdur durumdalar.
Büyük acılar çekmişlerdir.
Cezaevinde kaldığı süre yetmiştir.
Tahliyesini istiyoruz" diye savunma yaptı.Sanık Seven: "Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum"Tutuklu sanık Recep Seven de hakkındaki iddiaları reddetti ve 38 yıldır Meclis'te görev yaptığını söyledi.
Sanık Seven, "A. ile hiçbir samimiyetim yok.
Öğrenciler toplanmışlar aralarında veda için ben de gittim. 'Allah'a ısmarladık, hayırlı olsun' demişimdir.
Tokalaşma sırasında fısıldayarak 'bana yaz, ara' şeklinde bir şey demedim.
Tokalaşırken yüzlerimiz yan yana geldimi hatırlamıyorum.
Mağdurların hepsi aynı sınıftan stajyerler.
Bir şey peşindeydiler ben de anlamadım.
İftira atıyorlar.
Stajyer S'nin göğsüne ve omzuna dokunmadım.
Ara tatil öncesi Meclis'e aile ile gelerek vedalaştık, hatta bana sarıldı, teşekkür etti" şeklinde savunma yaptı.
Stajyer öğrencileri aralarında paylaştıkları iddiası da sorulan sanık Seven, "9-10 mutfağımız var.
Meclis'te hummarlı şekilde çalışıyprız.
Paylaşma gibi bir durum yok, görevlendirme var.
Ben 'kızım, evladım' şeklinde baktım.
Asla öyle bir gözle bakmadım, olamaz da böyle bir şey.
Benim de iki kızım, yavrum var.
İddianamede okumuş olduğunuz hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum.
Bu eylemlerin hiçbirisini gerçekleştirmedim" ifadelerini kullandı.Sanık Güler: "Ben 'fıstığım, güzelim' ifadelerini etrafımdaki insanlarla konuşurken de söylerim"Tutuklu sanık Halil İlker Güner ise savunmasına, "Bu şekilde burada olduğum için üzgünüm.
Üzerime atılan cinsel istismar suçunu kabul etmiyorum.
Hiçbir temasım olmamıştır.
D. önce memurlar kafeteryasında B blokta göreve başladı, daha sonra 2'nci dönem üyeler lokantasına geçti.
Anemi rahatsızlığı olduğu için tedavisi nedeniyle izin alıyordu, bu nedenle böyle bir karar aldı.
Aynı mutfakta çalışıyorduk, birbirimizde telefon numaralarımız vardı" diyerek başladı.
Güner, "Fıstığım sen çok mu istiyorsun benimle buluşmayı?
Bugün çok güzeldin.
Sen benim küçük sevgilimsin' şeklinde mesaj attınız mı" sorusuna ilişkin ise şunları öne sürdü: "Okuduğunuz mesajları D.'ye gönderdim ama bunların taciz olduğunu düşünmüyorum.
Kendisiyle sohbet ediyordum.
Stajdan sonra mesajlaşmalarımız başladı.
Stajın bitmesine yakın bizlerle arkadaş, abi kardeş gibi konuşmalar olmuştur.
Emoji göndermişliğim vardır.
Söz konusu mesajları farklı günlerde de aynı gün içerisinde de attım.
Attığım mesajlara kendisi de karşılık verdi. 'Fıstığım, güzelim' şeklindeki mesajları şöyle açıklayacağım; ben bunları etrafımdaki insanlarla konuşurken de söylerim, art niyetim yoktur. 'Hayatına benden başka kimse girmesin' şeklindeki mesajı arkadaş manasında söyledim, benden başka hayatında kimse olmayacak dedim.
Kendisine yönelik herhangi bir fiziksel temasım olmadı.
Damla benim aracıma kendi rızası ile binmiştir.
Aracın içindeyken herhangi bir fiziksel temasım olmadı. 'İstersen seni eve bırakırım' dedim, burada bir art niyet yoktu.
Araçta 'Evli olmasam, çocuğum olmasa birlikte olur muyduk' şeklinde bir söz söylemedim kesinlikle.
Neden böyle şeyler söyledi D. bilmiyorum.
Kendisiyle bu buluşmadan başka bir buluşmam olmadı.
Arabada başka kimse yoktu.
Ben işimden olmuş durumdayım.
Devlet memuruyum. 3 yaşında oğlum var.
Büyük bir pişmanlık duyuyorum, burada olmaktan utanç duyuyorum.
Attığım mesajların mahiyetini anlayamadım.
Attığım mesajların yanlış anlaşılma ihtimaline karşı silinmesini söyledim."Sanık Güner'in avukatı da "Müvekkilim büyük bir pişmanlık duymaktadır.
Müvekkile atfedilen suçlama iş dışarısında buluşma ve gezdirmesidir.
Bu suçlamada temas şartı aranır ancak böyle bir durum yaşanmamıştır Cinsel tacize konu mesajların hiçbirinde cinsel içerik yoktur.
Mesajlar bağlamından koparılmıştır.
Mağdurun bu mesajlara yani karşılıklı konuşma şeklinde mesajlaşmaya rızası vardır" beyanında bulundu.Duruşmada, mağdur stajyer öğrencilerden S'nin ifadesi, SEGBİS üzerinden psikolog eşliğinde basına ve izleyeciye kapalı alındı.
Mağdur öğrencilerin ifadesinin alınmasının ardından tanıklar dinlendi.
TBMM'de mutfakta çalışan aşçı M.K, "Yaşanan eylemi görmedim.
Aynı mutfakta çalışıyoruz stajyer bana rahatsız olduğunu söyledi.
Ben de aşçıbaşı ile konuş dedim.
Sonra aşçıbaşı ile konuştular.
Konuşma esnasında yanlarında değildim.
Ben 'farkındayım seni uzak tutarım' şeklinde bir söz söylemedim" dedi.Tutukluluk hallerinin devamına karar verildiBeyanların sonrasında savcılık mütalaasında tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz sanığın da adli kontrolünün devamına karar verilmesini istedi.
Hakim, tutuklu dört sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına hükmetti.
Sonraki duruşma 9 Şubat'a bırakıldı.