Haber Detayı
"Gelişim odaklı zihniyet" çocukluk döneminde doğru yaklaşımlarla şekilleniyor
Doç. Dr. Ayşin Kaplan Sayı, gelişim odaklı zihniyetin çocukluk döneminde şekillendiğini belirterek, ebeveynlere ve eğitimcilere yönelik önemli tavsiyelerde bulundu. Beynin gelişirken öğrenmeye açık olması gerektiğini vurgulayan Sayı, hataların öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu kaydetti.
Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölüm Başkanı Doç.
Dr.
Ayşin Kaplan Sayı, gelişim odaklı zihniyetin çocukluk döneminde doğru tutum ve yaklaşımlarla şekillendiğini belirtti.Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Sayı, gelişim odaklı bireylerin hatadan korkmayan, öğrenmeye açık ve motivasyonu yüksek bireyler olarak yetiştiğini vurguladı.Gelişim odaklı zihniyetin çocukluk döneminde doğru tutum ve yaklaşımlarla şekillendiğini belirten Sayı, ebeveyn ve eğitimciler için 6 temel noktayı, "Beynin gelişebilen bir yapı olduğu anlatılmalı, içsel motivasyonu olan görevler sunulmalı, çocuklara seçim ve özerklik alanı tanınmalı, kullanılan dil hevesi öldürmemeli, geri bildirim sürece odaklanmalı, hatalar öğrenmenin doğal parçası olarak görülmeli." şeklinde sıraladı.Doç.
Dr.
Sayı, sabit zihin yapısına sahip bireylerin, zekayı ve beyin kapasitesini doğuştan gelen, değişmeyen bir özellik olarak gördüğünün altını çizerek, şunları kaydetti: "Bu bakış açısı çabayı değersizleştirir, hatayı başarısızlık olarak tanımlar ve bireyi yeniliklerden uzaklaştırır.
Oysa gelişim odaklı zihniyet, başarının çaba ve öğrenme süreciyle inşa edildiğini kabul eder.
Beynin kullanıldıkça gelişebilen, kullanılmadığında gerileyebilen bir mekanizma olduğuna inanır."Çocukların zekayı sabit bir özellik olarak görmemesi gerektiğini belirten Sayı, çocuklara beynin değişebilen ve geliştirilebilen bir mekanizma olduğunu anlatmanın, öğrenme isteğini doğrudan artırdığını vurguladı.Sayı, görevlerin anlamlı ve ilgi çekici olması gerektiğine vurgu yaparak, "Bir işi başarmanın değeri konusunda çocukların sürekli yönlendirilmesi, öğrenmeyi zorunluluktan çıkarır." ifadelerini kullandı.Özerkliğin içsel motivasyonla güçlü bir ilişkisi olduğunu aktaran Sayı, seçim yapabilmenin, çocuğun süreci sahiplenmesi ve öğrenmeye daha fazla bağlanmasını sağladığını belirtti.Sayı, ebeveyn ve öğretmen dilinin belirleyici olduğuna dikkati çekerek, "Yapamadın" yerine "henüz yapamadın" demek gerektiğini ve heves duygusunun, gelişimin başlangıç noktası olduğunu vurguladı.Sürece yönelik geri bildirimin önemine değinen Sayı, "Olumlu ve yapıcı geri bildirim, çocuğu daha fazla çaba göstermeye yönlendirir ve motivasyonu güçlendirir." ifadesini kullandı.Sayı, hata yapmanın öğrenmenin vazgeçilmez bir unsuru olduğuna dikkati çekerek, "Çocuklar, ebeveynlerin duygusal beklentilerini karşılayan objeler değildir.
Onlar yaşayan, gelişen ve sevgiyle doğru yönlendirildiğinde potansiyellerini ortaya koyan bireylerdir." değerlendirmelerinde bulundu.