Haber Detayı

Kredi kartı borcu bitmeyenler dikkat! TÜKONFED'den asgari ödeme batağı uyarısı
Ekonomi tgrthaber.com
16/01/2026 13:17 (1 saat önce)

Kredi kartı borcu bitmeyenler dikkat! TÜKONFED'den asgari ödeme batağı uyarısı

Kredi ve kredi kartı borcu olanlar ödeme sıkıntısı yaşadıkları için bir çıkış yolu arıyor. Uzmanlar asgari ödeme uygulamasının ciddi bir borç sarmalına dönüştüğünü açıklıyor. TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, Ölmez, Tgrthaber.com Ekonomi Editörü Bengü Sarıkuş'a yaptığı açıklamada kredi kartı borçlarının yaklaşık %30’unun sadece asgari ödemeden kaynaklandığını, aylık maliyetin %4,5, yıllık maliyetin ise %54’e ulaştığını ifade etti. Ölmez borcu olan vatandaşa kritik çağrıda bulundu. İşte detaylar...

BDDK verilerine göre, 2025–2026 döneminde toplam kredi borcu %44, takibe düşen borçlar ise %100’ün üzerinde arttı.

TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, Tgrthaber.com ekonomi Editörü Bengü Sarıkuş'un sorularını cevapladı.

Kredi kartı borçlarında uygulanan yapılandırmaların kalıcı çözüm olmadığını belirten Ölmez, yapılandırmanın borcu sadece ötelediğini ve yüksek faiz nedeniyle toplam borcu artırdığını söyledi.Bugün Türkiye’de borçlanan kişi profili değişti mi?Hüseyin Ölmez: Ülkemizde vatandaşın borç analizin; Hane halkı borç analizinin yapılmasına bağlı olduğu kanaatindeyim. 2025’in ikinci çeyreğinde hane halkı borcunun GSYH’ye oranı yaklaşık %9.6 oldu; bu oran bir önceki çeyreğe göre yükseliş gösteriyor ve her gün artıyor.

Buradaki “her gün artma” değerlendirilmesi ve günü birlik(palyatif) günü kurtarmak için değil, kalıcı ve sonuç alıcı önlem alınması gereken bir olgudur.Bu değerlendirmeler finansal tüketicilerin kayıtlara intikal eden borçları kapsamaktadır.

Kayıtlara ulaşmanın mümkün olmadığı kayıt dışı borçlar ( Tefeci ) borçları ve Tarımın, sanayinin , ticaretin finansmanı ile ilgili değerlendirme yapılmamıştır.

Bunlar için ayrı değerlendirme ve analiz gerekir.Son bir yılda en çok hangi borç türü patladı?Hüseyin Ölmez: Bankalar Birliğinin Aralık/ 2025 de yayınladığı Tüketici Kredileri ve Konut Kredileri, Raporuna göre; Eylül 2025 itibariyle; “yaklaşık 21 Milyon” kişinin tüketici kredisi kullandığı; Bunun bir önceki yıla göre, %17 oranında arttığı belirtilmektedir.Aynı dönemde:Taşıt kredileri %34 azalmış,Konut kredileri %34 artmış,İhtiyaç kredileri ise %36 artmıştır.Son bir yılda; Tüketici finansmanında ciddi artış söz konusudur.

Bunun nedenleri;1.

Gelir Yetersizliği ve Hayat Pahalılığı2.

Tüketimin Sosyal Statü haline dönüşerek değişmesi,3.

Krediye, özellikle online kanallardan olmak üzere erişin kolaylaşması;4.

Finansal Tüketicilerin, kendi finansal analizlerini yapmamaları sayılabilir.Kart borcu yapılandırmaları neden kalıcı çözüm olmuyor?Hüseyin Ölmez: Finansal tüketicilerin borçlarının yapılandırılması; borcu faizi ile öteleyerek, daha fazla takside yayarak, kısa dönemli tüketicilerin rahatlamasını sağlar.

Ancak kesin ve sonuç alıcı çözüm değildir.

Olmadığını da yaşayarak tanık oluyoruz.

Yapılandırma dönemi içerisinde; bir nevi borç öteleme işlemi olan yapılandırmada, yapılandırma faizi ile borç artmaktadır.Bunun temel nedeni; tüketim alışkanlıklarını, yaşanan ekonomik duruma uygun yeterince değerlendirmeyen finansal tüketicin, gelirinin satın alma gücünün de eklenmesiyle, yapılanmanın da verdiği psikolojik rahatlıkla kredi kartının kalan limitini de kullanmaya devam etmesi, yapılanan borca yeni borç eklenmesidir.

Borcun yapılanması ile birlikte finansal tüketicinin davranışı yapılandırılamazsa, çözüm mümkün değildir.Finansal Tüketici, kendi finansal analizini yaparken; Gelirinin, kira, eğitim, sağlık ve ailesi için zorunlu giderlerinin karşılayıp, karşılamadığını önce saptamalıdır.

Eğer zorunlu harcamalarından artan meblağ varsa bu meblağ borç ödeme kapasitesidir.

Bir finansal tüketici bireysel finansal analizin en gerçekçi olarak kendisi yapabilir.

Yapılanma/ borç öteleme gelecek gelirlere güvenilerek yapılacağından, gelirinin belli dönem için sabit kalacağını, piyasa koşullarına göre zorunlu harcamalarının artacağını hesaplamalıdır.Diğer bir önemli konu ise, finansal yapılanma, Bankalar ve diğer finansal kuruluşlar için zorunlu olmadığından; borçlu finansal tüketici bankaların, borcu takibi olanlar için de banka avukatlarının insafına terk edilmiştir.

Bunun sonucu olarak, bazı bankalar, kredi kartı borcu için aylık % 3,11 faiz ile yapılanmaya müracaat edenleri, aylık % 6 faizle tüketici kredisine yönlendirdiklerine tanık olduk.

Bu yönlendirmeler; yapılanmadan beklenen sonuca ulaşmayı engelleyecektir.

Borç, yüksek faizle ertelendiğinden daha yüksek faiz, bağlı olarak borç miktarı ile takibe intikal edecektir.Belirtilen borçlar ve takip uygulamaları sosyal sorun haline dönüşmeye başladığından; yasal bir düzenleme ile tüketici davranışlarını da yapılandırmaya yönlendirecek yeni bir yapılanmanın vakit geçirmeden yapılması gerektiği kanısındayım.Bankalar kart limitlerini neye göre artırıyor?Hüseyin Ölmez: Banka ve Kredi kartları Kanunu’nun 9.

Maddesine göre; kredi kartlarında ilk yıl için “aylık ortalama net gelirinin” 2 katı, ikinci yıl içinse 4 katını aşamayacak şekilde saptanır ve artırılır.

Bankalar bu limiti saptarken; finansal tüketicin geçmiş borç ödeme performansını da içeren Findeks notuna ve banka ile çalışmalarına da bakarlar.

Müşterinin açık talebi ve onayı olmadan, limit artırma işlemi yapılamaz.

Aylık net ortalama gelirin, müşterinin beyanına göre saptanıp, limitin artırıldığına tanık olmaktayız.Bir tüketici asgari tutarı her ay ödediği hâlde borcu neden azalmaz, hatta artar?Hüseyin Ölmez: Tüketici finansmanında görülen artışın önemli nedenlerinden biri, kendi finansal analizin yapmayan/yapamayan finansal tüketicilerin, asgari ödeme ile borcun sürdürülebilmesi algısına kapılmasıdır; bu algı finansal tüketiciler için, koşarak gittikleri tuzak haline dönüşmüştür.

Halen pek çok Bankanın; kredi puanı orta ve yüksek müşterilerine, “Asgari ödemeyi yap, aylık akdi faizle borcunu ötele” teklifinde bulunduğuna tanık olmaktayız.Günümüz uygulamasında; BDDK'nın Yönergesi gereği; Limiti 50.000 TL'nin altında olan kartlarda, dönem borcunun % 20'si; 50.000 TL'nin üzerinde olan kartlarda dönem borcunun % 40'ı asgari ödemedir.Asgari ödeme, ekstre borcunun tamamını kapatmaz; sadece kartın kapatmaması, gecikme yaşanmaması ve kredi notunun zarar görmemesi için gereken en az tutardır.

Bir başka ifadeyle, asgari ödeme dışında kalan miktarının, aylık akdi faiz ve vergilerle, artarak ötelenmesidir.3 Ocak 2026 itibariyle; 2.936.130.000.000 TL olan kredi kartı borç kalıntısının; ne kadarının asgari ödemeden kaynaklanan miktar olduğu konusunda sağlıklı bir veri paylaşımı yoktur.

Ancak yapılan anket çalışmalarında, % 30 oranında olduğu söylenmektedir.

Bu oran Dünya geneline göre yüksektir.Kredi kartlarında aylık faiz oranları, ekstre borcuna göre hesaplanmaktadır.

Toplam kredi kartı borç bakiyesinde, asgari ödeme yapanların sayısını, kredi kartı ekstre borçları ( 30.000 – 180.000 ) arasında olanlar için aylık akdi faiz % 3,75 olup faizin % 20 si oranında da KKDF ve BSMV eklendiğinde, aylık maliyet 3,75+ 075 = 4,50 olmaktadır.

Toplam kredi borcunun ( kanımca en az) % 30 ı asgari ödeme yaptığını düşünürsek ; 2.936.130.000.000 x 0,30 = 880.839.000 TL ödenip; 2.055.291.000.000 TL borç bir sonraki aya anapara borcu olarak devredilmektedir.

Bu borç için; 2.055.291.000.000 X 0,045 = 92.488.095.000 TL Faiz ve vergi tahakkuk edecektir.

Başka ifadeyle, bu ay sadece asgari ödeme yapanlar, önümüzdeki ay hiç kredi kartı harcaması yapmasalar, borçları % 4,5 oranında artacaktır.

Bu oran yıllık %54 dür.

Pek çok bankanın haksız faiz uygulaması ile bu oranı yükselttiklerine de tanık olmaktayız.Toplam kredi kartı kullanımı içeresinde; uzun zamandır, gelen asgari ödeme bakiye borcu olduğunu biliyoruz.

Bir çeşit borç sarmalına dönüşmüştür.

Benzeri borçlar, bütün Dünyada “Donuk Kredi” niteliğinde görülür ve bu krediler genellikle takibe yakın kredilerdir.Daha önce önerdiğim yapılanmada ivedilikle bu soruna çözüm bulunmalıdır, hem bankacılığımızı hem de finansal tüketicileri dolayısıyla toplumumuz tehdit eder hale gelmiştir.Asgari ödeme yapan bir tüketici fiilen faizli kredi kullanıyor diyebilir miyiz?Hüseyin Ölmez: Yukarıda ayrıntıları ile anlattığım gibi; yüksek faizle kullanılan ve maalesef sonucu hızla takibe giden bir kredidir.

Kart borcu maaşının ne kadar üzerine çıktıysa kişi için ödenemez hale gelir.Finansal tüketicin aylık harcanabilir net gelirinin, zorunlu ihtiyaçlarını karşılamada piyasa koşullarına göre her ay satın alma gücünün düştüğü de dikkate alınarak; Net gelirinden zorunlu giderlerini karşılayacağı miktar azaldıkça, zorunlu ihtiyaçlardan vazgeçemeyeceği için, kredi kartı ödemeleri aksamaya başlayacaktır.

Asgari ödeme yapan bir finansal tüketicin, daha önce açıkladığımız gibi yıllık ek % 54 faiz yükü ile karşılaşacağından, zorunlu ihtiyacını karşılama maliyetleri de artacaktır.

Somut bir örnek verirsek; kredi kartı ile 10 TK .lık ekmek alan finansal tüketiciye, ekmeğin maliyeti 15,40 TL olacaktır.Düzenlemeler ile ilgili kamu otoritesinden beklenti önerilerimi daha önce söyledim, ama ilk önlem; finansal tüketicinin kendi finansal analizini, kendine karşı dürüstçe yapmasıdır.

Bunu ancak kendisi yapabilir.Kredi kartı borcu olanlara tavsiyeniz nedir?Hüseyin Ölmez: Bu söyleşide çok sık kullandığım ve her gün, geniş bir toplum kesimi için daha da ağırlaşan borç sorunun çözümünün ilk adımı, finansal tüketicinin kendi finansal analizini, kendisine karşı dürüst yapmasıdır.

Ata sözümüzde belirtildiği üzere “Ayağını Yorganına Göre Uzatmasıdır.Tüketicinin Finansal analizi sadece rakam değildir, Bunlardan birbirine bağlı ikisini aşağıda anlatacağım;• Kredi kartı kullanım alışkanlığı, Asgari ödeme rahatlığı (Tuzağa koşmak) : Pek çok tüketicide, kredi kartı ile ödeme yapmak; kolayına gelmekte; asgari ödeme veya faizli taksit nedeniyle, gereksiz harcamalar yapmaktadır.

Hiçbir tüketiciye, yeme; ısınma; eğitim harcaması gibi konularda harcama yapma diyecek hadsizliği yapamayız, ama gereksinmesi olmadığı halde, sadece vitrinde görüp, eşya satın almasında, kendisini disipline etme önerisinde bulunmaktayız.

Kısaca, eski tüketim alışkanlıklarını gözden geçirmelidir. • Finansal okuryazarlık düzeyi; bireyin parasını bilinçli, planlı ve doğru şekilde yönetebilme becerisidir.

Yani gelirini nasıl kullanacağını bilmek, harcamalarını kontrol edebilmek, tasarruf yapabilmek ve finansal kararlarının sonuçlarını anlayabilmektir.

Bunu daha önce çok kez, bireyin kendi finansal analizini, kendisine karşı dürüstçe yapması olarak da defalarca vurguladım.Özetle; Finansal tüketici günümüz koşullarını da dikkate alarak; eski tüketim alışkanlıklarını gözden geçirmeli; kendi finansal analizini yapıp, kendi önlemlerini almalı; kamu otoritesinden destek beklemelidir.

Kamu otoritesi; yeni ve sonuç alıcı bir yapılanmayı yasal düzenleme ile yapmalı; bu düzenleme; finansal tüketicinin alışkanlıklarını da yapılandırmaya yönlendirmelidir. 3276680 -> Miras paylaşırken bu hatayı yapan kaybeder!

Mert Yalçın uyardı: 3 aylık kritik süre bugün...3276137 -> Emekli bayram ikramiyesi için net rakam verdi!

Muhammet Bayram'dan emekli, dul ve yetim a...

İlgili Sitenin Haberleri