Haber Detayı

Gemi, yat ve hizmetleri ihracatı 2025'te yüzde 17,4 arttı
Ekonomi haberler.com
16/01/2026 11:24 (3 saat önce)

Gemi, yat ve hizmetleri ihracatı 2025'te yüzde 17,4 arttı

Gemi, yat ve hizmetleri ihracatı 2025 yılında yüzde 17,4 artışla 2 milyar 243 milyon 952 bin dolara yükselerek tarihinin en yüksek yıllık ihracat seviyesine ulaştı.

Gemi, yat ve hizmetleri ihracatı 2025 yılında yüzde 17,4 artışla 2 milyar 243 milyon 952 bin dolara yükselerek tarihinin en yüksek yıllık ihracat seviyesine ulaştı.Ticaret diplomasisi alanında yapılan faaliyetler ve ihracatçılara verilen destekler, ihracatta geçen yıl yeni rekor getirdi.

Türkiye'nin geçen yıl ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar dolara yükseldi.

Böylece yıllık ihracat 2021'den bu yana aralıksız olarak beşinci yılda da artış trendini sürdürdü.AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, 2025'te bir önceki yıla göre 26 alt sektörden 18'i ihracatını artırırken, 8'inde gerileme yaşandı.İhracat artış oranında yüzde 48,8 ile savunma ve havacılık sanayisi başı çekerken, gemi, yat ve hizmetleri sektörü yüzde 17,4 artışla ikinci, süs bitkileri ve mamulleri sektörü 13,7 yükselişle üçüncü sırada yer aldı.İhracat verilerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Seven, "Sektör olarak 2025 yılında 2 milyar 243 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştık." dedi.Bu rakama savaş gemileri, tersanelerin yürüttüğü döviz kazandırıcı hizmet faaliyetleri ve serbest bölgelerden yapılan ihracatların dahil olmadığını belirten Seven, şunları söyledi: "2025 yılında neredeyse tüm ürün gruplarında ihracat artışı sağladık.

Oransal olarak en yüksek artış feribot ve gezinti tekneleri grubunda gerçekleşti.

Bu kalemde ihracatımız 2024 yılında 104 milyon dolar seviyesindeyken, 2025'te 221 milyon dolara yükseldi.

Bununla birlikte hem yük gemilerinde hem de yat ihracatında 100 milyon doların üzerinde artışlar söz konusu oldu.

Yat ihracatımız son yıllarda istikrarlı bir yükseliş trendi içinde; birkaç yıl önce yıllık yaklaşık 100 milyon dolar seviyelerinde olan yat ihracatımız, 2025 yılında 545 milyon dolara ulaştı."İhracat artışının kaynağına ilişkin yeni siparişler ile önceki dönemlerde portföye alınan projelerin teslimleri arasındaki dağılımı ve 2026 yılı sipariş defteri görünümünü değerlendiren Seven, şu ifadeleri kullandı: "Gemi ve yat inşa süreçleri genellikle 12 ila 36 ay arasında değişen teslim sürelerine sahip.

Bu nedenle yıllık ihracat rakamlarımızın büyük bölümü, geçmiş dönemlerde alınan siparişlerin teslimlerinden oluşuyor. 2026 yılına baktığımızda tersanelerimizin sipariş yoğunluğunun düşük olduğunu ifade etmek gerekir.

İşçilik maliyetlerindeki artışlar uluslararası rekabette elimizi zayıflatmaktadır.

Yıl sonu ihracat performansımız ise mevcut siparişlerin ne kadarının yıl içerisinde teslim edilebileceğiyle doğrudan ilişkili olacak."Siparişlerdeki dönemsel dağılımSeven, sipariş alımlarında dönemsel dağılımın hangi zaman aralıklarında yoğunlaştığı ile ürün ve hizmet bazında öne çıkan kalemlere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Teslimatların ve buna bağlı ihracatın önemli bir bölümü yılın ikinci yarısında gerçekleşti.

Ancak her siparişin teslim süresi farklı olduğu için sipariş alımlarında belirgin bir dönemsel yoğunluktan söz etmek zor.

Türk tersaneleri, "tailor-made" olarak nitelendirebileceğimiz özel maksatlı gemi ve yat tiplerinde ürün ve servis kalitesiyle öne çıkan, marka değeri yüksek bir konumda bulunuyor.

Bu nedenle ürün veya pazar bazında keskin bir ayrım yapmak güç.

Bakım-onarım gibi döviz kazandırıcı faaliyetler ise birliğimizin iştigal alanı ve ihracat istatistikleri kapsamında yer almamaktadır."Döviz kuru, girdi maliyetleri ve finansmana erişimin sektörün rekabet gücü üzerindeki etkileri ile bu alanlarda kamu politikaları ve destek mekanizmalarına ilişkin öncelikli beklentilerine vurgu yapan Seven, bu başlıkların sektörün en temel ve yapısal meseleleri arasında yer aldığını söyledi.Seven, sözlerine şöyle devam etti: "Bu başlıklar altında karşılaştığımız sorunları ve çözüm önerilerimizi ilgili kurumlarla düzenli olarak paylaşıyoruz.

Gemi ve yat sektörünün finansal yapısı, birçok ihracatçı sektörden önemli ölçüde farklılık gösteriyor.

Bu nedenle destek ve teşvik mekanizmalarının sektörün dinamiklerini ve ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde kurgulanması büyük önem taşıyor.

Döviz kuru ile işçilik maliyetlerinin paralel şekilde artmaması, uluslararası rekabet gücümüzü her geçen dönem daha da zayıflatıyor."Yeşil dönüşüm ve çevre regülasyonlarıSeven, yeşil dönüşüm, hibrit ve elektrikli tahrik sistemleri ile çevre regülasyonları çerçevesinde Türk tersanelerinin uyum ve yatırım düzeyi ile bu dönüşümün ihracat performansına yansımalarına vurgu yaptı.Zorlu koşullarda üretim yapmak ve yeniliklere hızlı uyum sağlamanın Türk tersanelerinin tarihsel olarak en güçlü yönlerinden biri olduğuna dikkati çeken Seven, "Bu çerçevede hibrit ve elektrikli tahrik sistemleri ile çevre regülasyonlarına uyum konusunda tersaneler son derece başarılı projelere imza attı.

Farklı gemi ve yat tiplerinde ilk ve en olarak tanımlanabilecek birçok teslim gerçekleştirdik." dedi."Küresel ölçekte yürürlüğe giren çevre regülasyonları, beraberinde ciddi bir dönüşüm ve talep süreci yaratıyor.

Tersanelerimiz üretim kabiliyeti ve teknik yeterlilik açısından bu talebi karşılayabilecek seviyede" ifadelerini kullanan Seven, özellikle finansman alanında yaşanan sıkıntıların birçok siparişin, kendileri kadar deneyimli olmayan rakip ülkelere kaymasına neden olduğunu söyledi.

İlgili Sitenin Haberleri