Haber Detayı
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI
Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.
Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.
Her biri unutulmaz izler bırakarak kayıp gidiyorlar bu dünyadan.
Soğuk bir Ankara gününde bir arkadaşım haber verdi İsmail Demirel’in kaybını.
Çok üzüldüm.
Söyleşi yaptığım eğitim çınarlardan biriydi.
Zaman geçirmeden başsağlığı için oğlu Nuri Kemal Demirel’i aradım.
Acılı bir sesle o anlattı: “Babamın çok seveni varmış.
Cenazesi çok kalabalıktı.
Soğuğa, dar zamana karşın tanıdık, tanımadık birçok kişi koşup geldi.
Cenaze yıkanacağı zaman görevli, bir yakını gelsin deyince benden önce biri atıldı.
Nesi oluyorsun deyince ‘Öğrencisiyim, o benim yalnız öğretmenim değil babamdı, ona çok şey borçluyum’ dedi.
O yıkadı.
Ben de bir şey demedim.” CILAVUZ’A GİDİŞ 97 yaşında yitirdiğimiz İsmail Demirel, 1929’da Artvin Şavşat Düzenli köyünde doğmuş.
Köyünde okul olmadığı için beş km uzaktaki Yavuzköy’e karda kışta gidip gelerek 1938’de bitirmiş ilkokulu.
İsmail, ilkokulu bitirdikten bir yıl sonra abisi köyüne eğitmen olarak gelmiş.
Abisi, bir gün İsmail’e şöyle demiş: “İsmail, Kars Cılavuz’da parasız yatılı Köy Enstitüsü açıldı.
Burada 5 yıl okuyanlar öğretmen oluyorlar.
Seni oraya götüreceğim.” Öğretmen olacağım diye çok sevinmiş İsmail.
Zaman geçirmeden abisiyle Şavşat’a giderek başvuru için gerekli işlemleri yaptırıp Cılavuz’un yolunu tutmuşlar.
Yayan yapıldak yola düşmüşler.
Ardahan Kars arasında Sakaltutan bölgesinde Rusların yaptığı Malakan Han’da hasırların üzerinde yatmışlar.
İki gün sonra sonra Cılavuz’a ulaşmışlar.
Eğitimbaşı Remzi Çakır, İsmail’e birtakım sorular sormuş.
İlkokulu nerede okudun, niçin öğretmen olmak istiyorsun gibi sorular… İsmail bunları kendine göre yanıtlamış. 1943’te girdiği enstitüyü 1948’de bitirmiş.
Enstitü müdürü Halit Ağanoğlu’nun ve öğretmenlerinin onlara ana-baba, arkadaş gibi davranmalarını hiç unutamamış.
O da öğrencilerine aynı sevecenlikle yaklaşmış.
Artvin’in, Kars’ın, Ardahan’ın köylerinde 32 yıl çalışmış.
Son olarak 17 yıl görev yaptığı Ardahan’daki yatılı bölge okulundan emekli olmuş.
Cenazesinde o okulda okuttuğu öğrenciler varmış. “Yıkanmasına ben eşlik edeyim, o benim hem öğretmenim, hem babamdı” diyen de Ardahan Yatılı Okul’da okuttuğu öğrencisiymiş.
KAYMAKAMLA ANISI İsmail Demirel’e söyleşimiz sırasında bir anısını anlatmasını istedim.
Gözlerime baktı.
O kadar çok ki, birini anlatayım dedi: “1948’de Artvin’in Yusufeli İlçesi Hemrut (Deriçi) Köyü İlkokulu’na başöğretmen olarak atandım.
Okulla ilgili kaymakamlığa gitmem gerekti.
Yağışlı ve çamurlu bir gündü.
Hükümet konağında kaymakamın kapısına vurdum, tam içeri gireceğim, bir de baktım odanın ortasında halı var.
O yıllar çoğumuzun evinde halı yoktu.
Resmi dairelerde halı serildiğini de bilmiyordum.
Tam ayakkabılarımı çıkarmaya çalışırken kaymakam beyin sesini duydum. ‘Hocam ayakkabılarını çıkarma, öylece gel!’ İçeri girince çok utandığımı anlayıp beni teselli etti.” LAİK CUMHURİYET YAŞAYACAK İsmail öğretmenle söyleşiyi beş yıl önce yapmıştık. “En son ne söylemek istersiniz?” diye sorunca şunları söylemişti: “Ben Şavşat’ın Düzenli köyünden çıkarak Kars Cılavuz Köy Enstitüsü’nde okudum.
Bugün doksan yaşımı geçtim.
Çok şükür o günlerden bugüne geldik.
Tabii ki o günlerden bugünlere gelmemizin en büyük nedeni Atatürk’ün attığı sağlam temeller ve Köy Enstitüleridir.
Bu sağlam temelleri zaman zaman içeriden ve dışarıdan yıkmaya çalıştılar.
Ama o temeller o kadar sağlam ki dünya durdukça kimse yıkamaz.” İsmail Demirel ve onun gibi yetişenlerin ektiği tohumlar, demokratik, sosyal, hukuk devletine dayalı Cumhuriyetin en büyük güvencesidir.
İsmail Demirel öğretmenimizin kişiliğinde sonsuzluğa uğurladığımız bütün Köy Enstitülü öğretmenlerimizi saygıyla anıyor, yaşayanlara, sağlıklı, mutlu yıllar diliyoruz.
MUSTAFA GAZALCI 16., 22.
DÖNEM DENİZLİ MV., EĞİTİMCİ