Haber Detayı
Zamansız güzelliğin yeni yüzü: Daisy Edgar- Jones
Estée Lauder, kuşağının en dikkat çekici oyuncularından biri olan Daisy Edgar-Jones ile global marka elçiliği için bir araya geldi. Edgar-Jones, markanın cilt bakımı, makyaj ve parfüm kategorilerini temsil edecek.
Daisy Edgar-Jones’un Estée Lauder ailesine katılması, markanın zarafet, güç ve bireysellik üzerine kurulu güzellik dilini yeni bir kuşakla buluşturuyor.
Oyunculuğundaki doğal derinlik, stilindeki sade ama karakterli yaklaşım ve güzelliği bir ifade biçimi olarak ele alışıyla Edgar-Jones, Estée Lauder’ın zamansız mirasıyla güçlü bir bağ kuruyor.
Bu işbirliği yalnızca bir yüz değil; bir duruş, bir estetik anlayış ve modern feminenliğin güncel yorumu olarak öne çıkıyor.
Oyuncu Daisy Edgar-Jones bakım ve güzellik sırlarını anlattı.Estée Lauder’ın global marka elçisi olarak seçilmek sizin için nasıl bir duygu?Açıkçası bu bir hayalin gerçeğe dönüşmesi gibi.
Annemin Estée Lauder ürünleriyle büyüdüm ve markayı her zaman zamansız güzelliğin bir simgesi olarak gördüm.
Böyle köklü bir mirasın parçası olmak inanılmaz derecede özel hatta biraz da gerçeküstü bir his.Sizi Estée Lauder’la buluşturan ortak ruhu nasıl tanımlarsınız?Markanın özgüveni ve bireyselliği kutlama biçimini her zaman çok takdir ettim.
Estée Lauder’da beni etkileyen güçlü bir zarafet var.
Özellikle sektörde yolunu çizen genç bir kadın olarak bu duruş bana çok ilham veriyor.Estée Lauder denince aklınıza gelen üç kelime nedir?Zamansız, sofistike, zarif.Makyaj sizin için ne ifade ediyor?Dönüştürücü gücünü seviyorum.
İster bir rol için ister arkadaşlarımla dışarı çıkarken olsun, makyaj kendimin farklı bir yönünü ifade etmemi sağlıyor.
Günlük, küçük ama beni kendime döndüren bir ritüel gibi.
Makyaj ve cilt bakımı her zaman yaratıcılık ve kendini ifade etmekle ilişkilendirdim.
Bir oyuncu olarak da karakter yaratımının önemli bir parçası.
Gerçekten bir başkasının yerine geçmenize yardımcı oluyor.Vazgeçemediğiniz tek ürün hangisi?Estée Lauder Advanced Night Repair serumu — kesinlikle.
Uzun çekim günlerinden ya da arkadaşlarla geçen gecelerden sonra adeta hayat kurtarıcı.İlk güzellik alışverişinizi hatırlıyor musunuz?Muhtemelen eczaneden aldığım simli bir dudak parlatıcısıydı.
Yaklaşık 12 yaşındaydım.Güzellikle ilgili hafızanızda yer eden ilk anınızı hatırlıyor musunuz?11–12 yaşlarındayken annemin makyaj malzemelerini keşfetmem.
Biraz allık sürüp “Bu sihirli bir şey” diye düşündüğümü hatırlıyorum.
O günden sonra gizlice onun makyaj malzemelerini okula sürmeye başlamıştım.Cilt bakımına bilinçli olarak ne zaman ilgi duymaya başladınız?Ergenliğin sonlarında, cildim problemli olmaya başladığında daha bilinçli ilgilenmeye başladım.Sabah güzellik rutininiz nasıl?Yüzümü suyla yıkıyorum, ardından birkaç damla Advanced Night Repair kullanıyorum (evet, sabahları da!).
Sonrasında SPF içeren Estée Lauder DayWear nemlendiriciyi uyguluyorum.
Dışarı çıkacaksam Futurist SkinTint ve Futurist Blushmaker sürüyorum; çok doğal ve ışıltılı bir görünüm veriyor.
Dudaklar için ise Pure Color Melt-On Glosstick Melted Melon’a bayılıyorum.Peki gece rutininiz?Cildimi temizledikten sonra Advanced Night Repair ve ardından Revitalizing Supreme+ gibi yoğun bir nemlendiriciyle günü kapatıyorum.Sabah insanı mı, gece kuşu mu?Sabah insanıyım demek isterim… İyi bir kahve ve güzel bir playlistle sabah 8 civarı gerçekten enerjim yükseliyor.Hazırlanırken dinlemeyi sevdiğiniz müzikler neler?Ruh halime göre değişiyor.
Sakin bir sabahsa Billie Holiday, dışarı çıkacaksam Charli XCX ya da Confidence Man.Stiliniz yıllar içinde nasıl değişti?Eskiden daha temkinliydim, şimdi daha fazla risk almaya ve modayla eğlenmeye başladım.
Klasik ama küçük bir sürprizi olan parçaları seviyorum.Stilinizi üç kelimeyle tanımlar mısınız?Feminen, rahat, eğlenceli.Kırmızı halıya hazırlanmanın en iyi yolu sizce nedir?Sizi hem rahat hem de özgüvenli hissettiren iyi bir ekiple.
En önemlisi kendiniz gibi hissettiğiniz bir şey giymek — sadece biraz daha ışıltılı bir versiyonunuz.Bugüne kadar giydiklerinizin içinde en sevdiğiniz kırmızı halı görünümü hangisiydi?Toronto Film Festivali’nde giydiğim açık mavi Gucci elbise.
Çok romantik ve biraz da masalsıydı, bayılmıştım.Bugünkü halinizle ilgili genç Daisy’yi en çok ne şaşırtırdı?İşim için dünyayı dolaşıyor olmam ve dergilerden kestiğim elbiseleri şimdi gerçekten giyiyor olmam.
Bir de kırmızı ruju artık sevmem!Rol modelleriniz kimler?Öncelikle annem.
Ayrıca Tilda Swinton ve Chloé Zhao gibi; sanata yön veren, güçlü ve tamamen kendileri olan kadınlar.Çekim öncesi ritüelleriniz var mı?Büyük bir kahve, hafif esneme hareketleri, ses egzersizleri ve mutlaka müzik.
Genelde projeyle bağlantılı bir şeyler dinlerim.Boş bir günü geçirmenin ideal yolu sizin için nedir?Parkta yürüyüş, arkadaşlarla brunch ve akşam bir film.
Rahat kıyafetler, atıştırmalıklar ve kesinlikle plansız.Gizli bir yeteneğiniz var mı?Çok temel latte art yapabiliyorum.
Kalbe benzeyen köpükler isterseniz, haber verin!Daisy Edgar-Jones kimdir?Daisy Edgar Jones; sinema, televizyon ve tiyatrodaki çok yönlü performanslarıyla eleştirmenlerin beğenisini kazanan bir oyuncu. 2020 yılında, Sally Rooney’nin çok satan romanından uyarlanan ve Emmy’ye aday gösterilen "Normal People" dizisindeki performansıyla geniş kitlelerce tanındı.
Ardından, Where the Crawdads Sing ve Golden Globe adaylığı getiren FX yapımı "Under the Banner of Heaven" dizisinde rol aldı. 2024 yılında Lee Isaac Chung’un yönettiği ve Glen Powell’ın başrolünde yer aldığı, gişe rekorları kıran "Twisters" filminde izleyiciyle buluşan Edgar-Jones, kısa süre önce "On Swift Horses" filminde Jacob Elordi ve Will Poulter ile birlikte rol aldı.Oyuncu, 11 Eylül 2026’da vizyona girecek olan Jane Austen uyarlaması "Sense and Sensibility" filminde Elinor Dashwood karakterine hayat verecek. 2026’da ayrıca Michelle Williams ile birlikte A Place in Hell filminde rol alacak olan Edgar-Jones, şu sıralar Denzel Washington ve Robert Pattinson ile birlikte Netflix yapımı gerilim filmi Here Comes the Flood’un çekimlerine devam ediyor.