Haber Detayı
Ardıç'tan iller geriliyor uyarısı: Söylem ve strateji çok bütüncül bir harita yok
Teknoloji alanında çok sayıda söylem ve stratejiye rağmen, karşılaştırılabilir ve bütüncül bir harita eksikliğinin bulunduğuna dikkat çeken Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, teknolojik gelişimde şehirlerarası makasın açıldığını, potansiyeli ve üretimi olan bölgelerin teknolojik eksikliği nedeniyle güç kaybettiğini söyledi.
Ferit PARLAKTürkiye’de ilk kez Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından hazırlanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK’in 2025 yılı sonuçları açıklandı.
Raporu değerlendiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, bu araştırmanın ihtiyaçtan doğduğunu, amacın şehirleri yarıştırmak değil; kapasiteleri ölçmek, başarıyı görünür kılmak, riskleri erkenden teşhis etmek ve Türkiye’nin yüksek katma değerli üretime geçişini hızlandırmak olduğunu vurguladı.“Potansiyelimiz yüksek ama ticarileştiremiyoruz"Türkiye’nin Küresel İnovasyon Endeksine göre 139 ülke arasında 43’üncü, üst-orta gelir grubunda ise Çin ve Malezya’nın ardından 3’üncü sırada olduğunu hatırlatan Ardıç, “Türkiye potansiyeli yüksek bir ülke.
Girişimcilikte, pazar büyüklüğünde ve üretim kapasitesinde güçlüyüz.
Ancak aynı endeksler şunu da açıkça söylüyor: Bilginin ticarileştirilmesi, yüksek katma değerli teknoloji ihracatı ve küresel ölçekte marka çıkarabilme konusunda henüz kat etmemiz gereken uzun bir yol var” şeklinde konuştu.
Ardıç şöyle devam etti“Türkiye küresel teknoloji liginde geride değildir; ama eşiktedir.
Bu eşiği ülkeler değil, şehirler aşacaktır.
Bugünün dünyasında teknolojide rekabet edenler ülkeler değil, şehirler ve şehir ekosistemleridir.
Boston, Seul, Shenzhen, Münih… Bu şehirler bir gecede yükselmedi.
Kendi ekosistemlerini, yatırımla, üretimle, yenilikle, veriyle ve en önemlisi sabırla inşa ederek bugünlere geldiler.
ASO-İLTEK tam da bu nedenle 81 ilimize bakıyor.
Ülkemizi tek bir ortalamaya indirgemeden, her ilimizi ayrı bir teknoloji oyuncusu olarak ele alıyor.”Ankara ilk sıraya yükseldiİllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK’in 2025 yılı sonuçlarına göre teknolojik gelişmişlikte Ankara birinci, İstanbul ise ikinci sıradaki yerini korurken, bu iki şehir diğer illerle aralarında farkı açarak kendi ligini oluşturdu.81 ilin 5 farklı alt endeks ve 37 değişkene göre değerlendirildiği ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Ankara ve İstanbul’u sırasıyla Eskişehir, Kocaeli, İzmir, Kayseri, Bursa ve Sakarya takip etti.Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu ve endeks sonuçlarını değerlendirirken, teknoloji alanında çok sayıda söylem ve stratejiye rağmen, karşılaştırılabilir ve bütüncül bir haritanın eksikliğine dikkat çeken Başkan Ardıç, ASO-İLTEK’in bu ihtiyaçtan doğduğunu ifade etti.Amacın şehirleri yarıştırmak değil; kapasiteleri ölçmek, başarıyı görünür kılmak, riskleri erkenden teşhis etmek ve Türkiye’nin yüksek katma değerli üretime geçişini hızlandırmak olduğunu vurgulayan Başkan Ardıç, bu yıl ilk kez üç yıllık veri setinin analiz edildiğini kaydetti.Ardıç, “Hangi illerin yükseldiğini, hangilerinin yerinde saydığını veya sessizce irtifa kaybettiğini artık somut verilere bakarak net biçimde görebiliyoruz.
Çünkü teknoloji tek seferlik bir sıçrama değildir.
Uzun soluklu bir maratondur.
ASO olarak amacımız; Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu yerel düzeye uzanan ve süreklilik taşıyan kurumsal bir hafızayla izlemek ve yön göstermektir.
Bu nedenle ASO-İLTEK’i bir yayın değil, Türkiye’nin teknoloji navigasyonu olarak görüyoruz” dedi.“Yeni dünyada egemenliği teknoloji sağlıyor”Teknolojinin; ülkelerin kaderini, şehirlerin yönünü ve kurumların ömrünü belirleyen ana eksen olduğunu söyleyen Seyit Ardıç, “Teknoloji artık yalnızca ekonomik bir rekabet alanı olmaktan çıkmış, egemenliğin dili olmuştur.
Amerika’da, Avrupa’da, Çin’de teknoloji stratejik alan ilan edilmiştir.
Yarı iletkenlerden yapay zekâya, savunmadan yeşil teknolojilere kadar teknoloji artık jeopolitik bir meseledir.
Birçok ülke, teknoloji üzerine inşa edilen yeni ekonomi, ticaret, sanayi politikaları formüle etmektedir” ifadelerini kullandı.ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Türkiye’nin tek parça bir teknoloji ülkesi olmadığını, üç farklı teknoloji katmanından oluştuğunu belirten Ardıç, “Birinci katmanda Ankara ve İstanbul vardır ve bu büyük iki ilimiz 2025’te diğer tüm illerden daha net biçimde ayrışmaya başlamış, kendi ligini oluşturmuştur.
Ankara teknoloji üretiminde, İstanbul ise ticarileşmede liderliklerini pekiştirmiştir” değerlendirmesinde bulundu.İkinci katmanda Kocaeli, Eskişehir, Bursa, İzmir ve Kayseri gibi güçlü sanayi altyapısına sahip ancak teknoloji eşiklerinde zorlanan illerin yer aldığını söyleyen Başkan Ardıç, geçen yıl üst ligde yer alan Eskişehir ve Kocaeli’nin bir alt kategoriye düşmüş olmasının dikkat çekici olduğunu belirterek, “Bu tablo, güçlü üretim yapısının tek başına yeterli olmadığını, dijitalleşme ve Ar-Ge’ye hız vermeyen sanayi merkezlerinin güç kaybettiğini gösteriyor” dedi."Teknoloji dönüşümü tabana yayılmalı"Potansiyeli olan fakat bunu harekete geçirmekte zorlanan geniş bir çeper bulunduğunu da belirten Başkan Ardıç, en alt teknoloji kategorisindeki il sayısının 16’dan 18’e çıkmasının teknoloji dönüşümünün tabana yayılmasında sorun olduğuna işaret ettiğini söyledi.Başkan Ardıç, “Bu tablo bize Türkiye’nin teknoloji haritasında Ankara ve İstanbul’un ayrışmaya başladığına, diğer büyük sanayi kentlerinin ise zorlandığına işaret etmektedir.
İller arasındaki farkın ana nedenini; fiber altyapı, geniş bant ve dijital erişim kalitesi oluşturuyor.
Üretimi güçlü ama dijital altyapısı zayıf iller teknolojik gelişmişlikte geri düşüyor” şeklinde konuştu.Ankara’nın; üniversite-kamu-sanayi iş birliği, nitelikli insan kaynağı, teknoparkları, teknoloji geliştirme merkezleri ve savunma ile havacılık başta olmak üzere derin teknoloji üretim kabiliyeti sayesinde, Ar-Ge’yi yenilikçiliğe, yenilikçiliği de ihracata ve katma değere dönüştüren güçlü bir ekosistem olarak Ankara örneğini veren Ardıç, “Ankara’nın toplam ihracatı içinde yüksek teknoloji payının yüzde 13,3 seviyesi ile diğer büyük sanayi illerinin ve Türkiye ortalamasının çok üzerinde gerçekleşmesi de, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biridir” dedi.Başkan Ardıç, savunma sanayiinin yalnızca güvenlik alanı olmadığına, ekonominin yenilik ve teknoloji atılımı için kuvvetli bir kaldıraç görevi üstlendiğine de değindi ve Ankara’nın savunma sanayiindeki birikiminin, elektronik, yazılım, havacılık ve uzay gibi birçok alana yayılan çarpan etkisi ürettiğini söyleyerek, “Savunma sanayiinde elde ettiğimiz yüksek katma değer, doğru stratejiyle teknolojiye dayalı sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olduğunu göstermektedir.
Asıl mesele, bu başarıyı diğer sektörlere yayabilmektir.Türkiye’nin kilogram başına ihracat değeri 1,57 dolar iken, savunma ve havacılık sektöründe bu rakam tam 44 kat yükselerek 65 dolara çıkmaktadır.
Bu nedenle Ankara’da geliştirilen teknoloji yalnızca belirli bir sektörü değil; Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesini bütünüyle ileri taşımaktadır.
Bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için yeni bir perspektife daha ihtiyacımız var.
Teknolojiyi üretmek kadar, insan kaynağını çekmek ve elde tutmak da kritik hale gelmiştir.Endeks sonuçları, Ankara’nın yetenek havuzunu genişletmesi ve yaşam kalitesi unsurlarını güçlendirmesi gerektiğini de açık biçimde işaret etmektedir.
Ankara’nın teknoloji liderliği doğru adımlarla desteklendiğinde, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek en kritik kaldıraçlardan biri olacaktır.”“Dün bizi taşıyan sanayi modeli, yarın için yetersiz”Ardıç, Ankara ve İstanbul’da üretilen teknoloji gücünün Anadolu’ya yayılması gerektiğini vurgulayarak, “ASO-İLTEK’in en kritik uyarılarından biri burada ortaya çıkıyor.
Kocaeli, Eskişehir, Bursa ve İzmir gibi güçlü sanayi merkezlerimiz, dijitalleşme, Ar-Ge ve teknoloji çıktıları aynı anda ilerlemezse, irtifa kaybının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Dün bizi taşıyan sanayi modeli, yarının teknoloji yarışında tek başına yeterli olmayacak.
Bu bir mevcut sanayi yapısı veya politikası eleştirisi değildir.
Sanayimizi daha güçlü bir geleceğe hazırlama çağrısıdır” değerlendirmesini yaptı.Umut veren örnek şehir: KayseriUmut veren örneklerin de bulunduğunu ve Kayseri’nin bunlardan biri olduğunu belirten Ardıç, “Kayseri’nin patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki performansı, Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı vermektedir.
Doğru ekosistem kurduğunda Anadolu’nun yüksek teknoloji ligine çıkabileceğini göstermektedir.Araştırma sonuçları politika yapıcılara da, iş dünyasına da ve üniversitelere de mesajlar veriyor… Araştırma sonuçlarının herkese bulunduğu yerden daha ileriye gitme mesajı verdiğini söyleyen Ardıç, “Politika yapıcılara da, iş dünyasına da ve üniversitelere de mesajlar var.Tek tip teşvik anlayışı artık yeterli değildir.
İl bazında, veri temelli ve hedefli sanayi politikalarına ihtiyacımız var.
Geleneksel üretim hâlâ değerli ama dijitalleşme ve yenilikle desteklemezsek rekabetçi olamayız.
Üniversitelerin bilgi üretmesi çok kıymetlidir.
Ama o bilgi şehirle ve sanayiyle buluşmadıkça beklenen dönüşüm gerçekleşmez” şeklinde konuştu.
Türkiye’nin sorununun teknoloji eksikliği değil, teknolojide eşik atlayamamak olduğunu vurgulayan Ardıç, “Teknolojik dönüşüm bir merdivendir.Doğru basamağa basmazsanız düşersiniz.
Raporumuz, bu merdivenin hangi basamaklarının sağlam, hangilerinin onarım istediğini gösteriyor.
Ankara Sanayi Odası olarak biz; ülkemizin teknoloji yolculuğunun, sadece yeni girişimlerle değil, mevcut sanayinin dönüşümüyle hedefine varacağına inanıyoruz” açıklaması yaptı.AA derecesi alan il sayısı 4’ten 2’ye düştüAraştırma Sektörel Yapı, Araştırma ve Yenilikçilik Kapasitesi, Dijital Altyapı, Teknoloji Çıktıları, Yaşam Kalitesi ve İşgücü alt endeksleri olmak üzere 5 boyutta ve 37 değişkenli teknolojik gelişmişliğin analizinin yapıldığı ASO-İLTEK, Türkiye’nin teknoloji röntgenini çekiyor.Araştırma sonuçlarında 81 il teknolojik gelişmişliğine göre sıralanırken, 8 derecede değerlendiriliyor.Endeksin 2025 sonuçlarında ilk 2 sırayı AA derecesi ile Ankara ve İstanbul aldı.
Geçen yıl 4 ilin bulunduğu AA derecesindeki il sayısı bu yıl 2’ye düştü.
Sanayi şehirleri olan üçüncü sıradaki Eskişehir ve dördüncü Kocaeli, bu yıl BA derecesine geriledi.
Bu illeri sırasıyla BB derecesindeki İzmir, Kayseri, Bursa ve CB derecesindeki Sakarya takip etti. 55 il derecesini korudu. 14 il yüksek performansla derecesini yükseltirken, 12 ilin derecesi ise düştü.Son 2 yılda Araştırma ve Yenilikçilik Kapasitesi ve Teknoloji Çıktıları alt endekslerinde yükselen Kayseri, genel endekste 2 basamak yukarıya çıktı.
Kayseri’nin patent ve tasarım sayısındaki performansı Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı olarak dikkat çekti.Niğde’nin 34, Iğdır’ın 30 basamak yükselmesi de endeksin dikkat çeken sonuçları arasında yer aldı.
Zayıf performans sergileyen 12 ilin teknolojik gelişmişlik düzeyi düştü.
FF derecesinde yer alan il sayısı da 16’dan 18’e çıktı.
Bu sonuç, iller arasında teknolojik eşitsizliğinin derinleştiğini, bazı illerin dipte kalma riskinin yükseldiğini gösterdi.Şehirlere göre butik politikalara ihtiyaç varRaporda, teknolojik gelişmişlik seviyesini yükselmek için politika önerilerine de yer verildi.
İllere özgü butik politikalara dikkat çekilerek; Kocaeli, Bursa, Eskişehir gibi sanayi şehirlerine özel, OSB odaklı dijitalleşme ve yeşil dönüşüm programları uygulanması, Antalya ve Muğla’da küresel yetenekleri çekecek Teknoloji Serbest Bölgeleri oluşturulması, savunma sanayii teknoloji birikimini diğer sektörlere aktaracak kurumsal bir yapı oluşturulması, Kayseri, Adana, Kahramanmaraş ve Gaziantep gibi üretim gücü yüksel illerde teknoloji arayüzlerinin etkinliğinin artırılması gerektiği belirtildi.