Haber Detayı
CUMA HUTBESİ KONUSU 16 OCAK 2026 | Bu Hafta Cuma Hutbesi Konusu Ne? Diyanet İşleri Haftanın Hutbe Konusunu Açıkladı!
16 Ocak 2026 Cuma hutbesi konusu merak ediliyor. Cuma hutbesi, İslam toplumlarında cuma namazı öncesinde camilerde okunan ve Müslümanlara dini, ahlaki ve toplumsal konularda rehberlik eden önemli bir vaazdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) döneminden bu yana sürdürülen bu gelenek, cuma namazının ayrılmaz bir parçası olup, hutbe dinlemek farz olan namazın bir şartıdır. Hutbede genellikle Kuran-ı Kerim ayetleri, hadis-i şerifler ve güncel meseleler ışığında Müslümanların dikkat etmesi gereken konulara değinilir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından her hafta belirlenen hutbe konusu, toplumsal bilinç oluşturmayı ve dini değerleri canlı tutmayı amaçlar. Peki, bu hafta cuma hutbesinde neler işlendi? 16 Ocak Cuma hutbesi konusu ne?
16 Ocak 2026 bu haftanın cuma hutbesi konusu araştırılıyor.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan Cuma hutbesi içerikleri, sadece bireysel ibadetleri değil, aynı zamanda toplumsal sorumlulukları da hatırlatır.
Aile yapısı, ahlaki değerler, yardımlaşma, sabır, adalet, kul hakkı gibi konular hutbelerde sıkça işlenir.
Hutbe esnasında konuşmak, gülmek veya dikkat dağıtıcı davranışlarda bulunmak mekruh kabul edilir; bu nedenle hutbeyi huşu içinde dinlemek, cuma namazının ruhuna uygun bir davranıştır.
Cuma hutbesi, Müslümanların haftalık manevi yenilenme sürecinde önemli bir rol oynar ve İslam toplumlarında birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sağlar.
İşte 16 Ocak Cuma hutbesi tam metni...BU HAFTANIN CUMA HUTBESİ KONUSU NE 16 OCAK 2026?Diyanet İşleri 16 Ocak 2026 Cuma hutbesi konusunu açıklandı.BU HAFTANIN CUMA HUTBESİNİ PDF OKUMAK İÇİN TIKLAYIN16 OCAK 2026 CUMA HUTBESİ KONUSUDİN İSTİSMARIMuhterem Müslümanlar!İnsanın yaratılış hikmetlerinden biri, yeryüzünü imar etmektir.
İnsan; sahih dini bilgiye ulaştığı ölçüde hikmet üzere bir hayat inşa eder.
Bu bilgiden uzaklaşıp heva ve hevesin, cehaletin ve hurafelerin peşine düştüğünde ise, imar yerini ifsada, ıslah yerini bozgunculuğa bırakır.Aziz Müminler!Yüce dinimiz İslam, aşırılığı reddetmektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, Ey insanlar!
Dinde aşırılıktan sakının.
Çünkü sizden öncekileri dinde aşırılık helâk etti buyurmaktadır.
İslam, Müslümanların orta yolu tutmalarını, dengeli bir hayat sürmelerini istemektedir.
Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerimde, Siz insanlara şahit olasınız, Peygamber de size şahit olsun diye sizi aşırılıklardan uzak bir ümmet kıldık buyurmaktadır.
Durum böyleyken barış ve esenlik dini İslamın yüce değerlerini istismar edenler, geçmişte olduğu gibi bugün de varlığını sürdürmektedir.
Bu kimselerin asıl gayesi; din kisvesi altında İslam toplumu içinde fitne ve fesat çıkarmak, Müslümanları birbirine düşürmektir.Kıymetli Müslümanlar!Dini istismar edenler, kendilerini dinin tek temsilcisi gibi sunarlar.
İslamı kendi düşüncelerine hapsederler.
Sahih dini bilgiye dayanmayan görüşlerini desteklemek için Kuran-ı Kerimi ve sünnet-i seniyyeyi gerçek anlamından koparıp keyfi yorumlara yönelirler.
Ayrıştırıcı ve dışlayıcı söylemlerini kabul ettirebilmek için hadis-i şerifleri devre dışı bırakmaktan çekinmezler.
Şirk, tekfir ve cihad gibi kavramları, cana kıymaya ve Müslümanları katletmeye aracı kılarlar.
Kendilerini ıslah edici, tevhidin savunucuları olarak tanıtan bu grupların asıl yüzünü Kuran-ı Kerim şöyle haber vermektedir: Onlara Yeryüzünde düzeni bozmayın denildiğinde, Biz yalnızca ıslah edenleriz derler.
Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar.Değerli Müminler!Dinin sahibi Yüce Allahtır.
İslamı en doğru şekilde yaşayan Peygamberimiz Hz.
Muhammed Mustafa (s.a.s)dir.
İslama göre, hiç kimse kendini, Allah ve Resûlünün yerine koyamaz.
Onlar adına hüküm veremez.
Geleneğimizden gelen dini ve tarihi birikimi yok sayamaz.
Hiç kimse, dinin asıl temsilcisi olarak kendini göremez.
Mutlak doğrunun sadece kendisine ait olduğunu iddia edemez.
Şirk ve küfür isnadıyla bir Müslümanı iman dairesinin dışına çıkaramaz.
Onun canına, malına ve namusuna kastedemez.Aziz Müslümanlar!Maalesef, bugün, Müslüman toplumlar, İslamı kendi tekelinde gören, kendinden olmayanı dışlayan tehlikeli bir anlayışla karşı karşıyadır.
Dijital mecralarda Müslüman gençlerin zihinlerini bulandırmaya, barış dini İslamı şiddetle yan yana göstermeye çalışan bu aykırı gruplar, artık küresel bir problem haline gelmiştir.
Birlik ve beraberliğimizi tehdit eden, geleceğimizi karartmak isteyen bu yapılara karşı dikkatli olmalıyız.
Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almalarına özen göstermeliyiz.
Kuran-ı Kerim, sünnet-i seniyye ve medeniyetimizden neşet eden İslami geleneğimize sahip çıkmalıyız.
İslama ve Müslümanlara en büyük zararı verenlerin; dinimizi, değerlerimizi ve kavramlarımızı istismar edenler olduğunu unutmamalıyız.
İLGİLİ HABER TÜRKİYE ARTVİN TOKİ KURA SONUÇLARI 2026: TOKİ Artvin Kura Sonuçları Belli Oldu Mu?
Artvin TOKİ Kura Sonuçları Asil ve Yedek İsim Listesi...