Haber Detayı
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'dan, Maliye Bakanlığı Önünde Açıklama: "Ücrette Denge İçin Kamuda Ücret...
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Maliye Bakanlığı önünde "Kamuda Ücret Reformu İstiyoruz" eyleminde yaptığı konuşmada, "Ücrette denge, gelirde adalet, kamuda çalışma barışını sağlayacak huzur istiyoruz. 1. dereceye 3600 ek gösterge vaadi artık hayata geçirilmelidir. Gelir Vergisi yüzde 15’e sabitlenmelidir. 22 bin 150 TL'ye ulaşan seyyanen ödeme, emeklilere de yansıtılmalıdır. Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı, teknik personelin beklentileri karşılanmalıdır. YHS artık tarih olmalı, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’na dahil olmalıdır. Akademik zam ötelenmemeli. İdari personel, şef, şube müdürü ve diğer personelin beklentilerini karşılaşmak için ücret reformu istiyoruz." dedi.
(ANKARA) - Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Maliye Bakanlığı önünde "Kamuda Ücret Reformu İstiyoruz" eyleminde yaptığı konuşmada, "Ücrette denge, gelirde adalet, kamuda çalışma barışını sağlayacak huzur istiyoruz. 1. dereceye 3600 ek gösterge vaadi artık hayata geçirilmelidir.
Gelir Vergisi yüzde 15'e sabitlenmelidir. 22 bin 150 TL'ye ulaşan seyyanen ödeme, emeklilere de yansıtılmalıdır.
Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı, teknik personelin beklentileri karşılanmalıdır.
YHS artık tarih olmalı, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı'na dahil olmalıdır.
Akademik zam ötelenmemeli.
İdari personel, şef, şube müdürü ve diğer personelin beklentilerini karşılaşmak için ücret reformu istiyoruz." dedi.
Memur-Sen, 2026 yılının ilk maaş gününde Türkiye'nin tüm illerinde eylem için caddelere ve sokaklara çıktı.
Ankara'daki eylemin durağı ise Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın önü oldu.
Yüzlerce Memur-Sen üyesi sloganlar atarak kamu çalışanlarının yaşadıkları sorunları bakanlığa duyurmaya çalıştı.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bakanlık önünde yaptığı açıklamada aynı işi yapan kamu çalışanları arasındaki ücret adaletsizliğini, alım gücü kaybını ve toplu sözleşme sistemindeki tıkanıklığı dile getirdi.
Hükümet ve hakem kurulunun duyarsız olduğunu kaydeden Yalçın, ücret reformu, seyyanen zamların emeklilere de yansıtılması ve 4688 sayılı kanunun değiştirilmesi için çağrı yaptı.
Memur-Sen'in talepleri karşılanana kadar eylemlerinin süreceğini açıklayan Yalçın şöyle konuştu: "2026 yılının ilk maaşını kamu görevlilerimiz bugün aldı.
Zamlı maaşların bile; aynı işi yapan farklı statülerdeki personelin ücretinden düşük olduğunu herkes bir kez daha gördü.
Sosyal maliyet büyüyor; Kamudaki huzursuzluk daha da artıyor, gelir dağılımı bozuluyor, kamuda çalışanlar arasındaki makas gün geçtikçe açılıyor.
Böylesi bir haksızlığa karşı susmak değil sesimiz duyurmak için; hesabın sorumlusunun önündeyiz bugün.
Aynı işi yapanlar arasındaki ücret uçurumuna Maliye nasıl göz yumuyor?
Memurun ve emeklinin sesini hükümet nasıl duymuyor?
Maliyeciler bütçeyi denkleştirdiler fakat memurun sosyal maliyetini hesaba katmadılar.
Sosyal maliyeti önlemek, bütçeyi denkleştirmekten hem daha kolay hem de daha adaletliydi.
Fakat işveren de hakem de zor olanı seçti.
Masada söyledik, hakemde söyledik, eylemlerimizde, basın açıklamamızda her platformda söyledik.
Şimdi bir kez daha söylüyoruz, kurumlarda huzur kalmadı.
Maliyenin bir tarafı öz bir tarafı üvey gören sistemi çalışma barışını bozdu, sistemi tıkadı.
Dahası insanları çileden çıkarma noktasına getirdi."Hakem bu zamana kadar gerçeklere gözlerini, memurların beklentilerine ise kulaklarını kapattı"Yasa, masanın yükünü taşımıyor, kanun çözmeye, masa kazanım üretmeye imkan vermiyor.
Kamu görevlileri, nefes alacak sendikal alan ise soluk bulacak yeni çıkışlar arıyor. 8 toplu sözleşmenin 4'ü uzlaşmazlıkla sonuçlandı.
Kararların yarısını masa, yarısını da hakem üzerinden çözdük. 16 yıllık sürecin 8 yılında toplu sözleşmeye tamam diyebildik.
Son 2 sözleşme uyuşmazlıkla sonuçlandı. 'Ne sorun var ki' duyarsızlığı değil, 'Gelin görüşelim' duyarlılığı istiyoruz. 8 toplu sözleşmede tutanak tutulmadığını da hakeme elimiz boş gönderildiğini de hedeflenen enflasyon kadar bile zam verilmediğini de, masada kazandığımız maddelerin sahada uygulanmadığını da gördük.
Hakem bunlardan bir tanesine bile 'böyle iş mi olur arkadaş' diyemedi.
Toplu sözleşmenin hukuku korunmadı.
Tarafların iradesine ve mücadelesine saygı duyulmadı.Hakem dediğin teraziyi elinde tutar, dengeyi gözetir, ekonomiyi dikkate alır, hakkaniyetle yaklaşır.
Hakem bu zamana kadar gerçeklere gözlerini, memurların beklentilerine ise kulaklarını kapattı.
Doğruyu söyleyemedi, gerçekleri sorgulayamadı.
Kısacası hakem, maliyenin sesinden, Hazinenin talimatından başka bir şey duymadı, görmedi.
Hakem bir eliyle teraziyi tuttu, diğer eliyle de terazinin bir kefesine bastırarak adaletsizliğin aracına dönüştü.
Fakat memurların da Memur-Sen'in de, hakemin işlevsizliğine, yasanın yetersizliğine, kamu işvereninin duyarsızlığına artık tahammülü yoktur. "Gelirde adaletsizlik, vergide dengesizlik, giderlerde belirsizlik büyüyerek devam ediyor"Bu yıl bizim 2 hedefimiz, işveren ve hükümetin ise 2 sorumluluğu var: Birincisi kamu personel sistemini baştan sona gözden geçirmek ve ücret adaletini sağlayacak şekilde yeniden yapılandırmaktır.
İkincisi 4688 sayılı kanundaki eksiklikleri, adaletsizlikleri ve yetersizlikleri artık memurların ve temsilcilerinin gündeminden çıkarmak.
Bütün bu hususlara ilave olarak; gelirde adaletsizlik, vergide dengesizlik, giderlerde belirsizlik büyüyerek devam ediyor.
Enflasyonun yüzde 50 olduğu bir zeminde, 2025 yılı için yüzde 5 enflasyon bekleniyordu.
Biz o dönem açıkça söyledik; enflasyon hızla yükselir ama beklendiği gibi düşmez dedik. 2023 yılında sözümüz dinlenmedi; 2 yıl memurlarımız enflasyona, yüksek zamlara, gelir kayıplarına ve gelir dağılımı adaletsizliğine mahkum edildi.
Soruyorum size, bu yanlış ülkemize, milletimize, kamu görevlilerine ne getirdi?
Memurların alım gücü baskılandı da enflasyon tek haneye mi düştü?
Gelir dağılımında adalet mi sağlandı?
Altın, dolar, kur fırladı; et, süt, yumurta fiyatları uçtu; Kiralar maaşların yüzde 50'den fazlasını alıp gidiyor.
Maaşların zorunlu giderlere oranı yüzde 60, yüzde 65'ti, şimdi yüzde 100'ünü geçti.
Gelir vergisi matrahlarının çarpıklığı da ayrı bir sorun.
Gelirimiz artmadığı gibi gelirimizi baskılayan giderlerin de bilerek artırılmasına göz yumuluyor.
Gelir vergisi sistemi; adaleti sağlamıyor, memurun emeğini sömürüyor."4688 Sayılı Kanun'un evrensel ilke ve normlara uyumlu hale getirilmesini istiyoruz"Geleceğin hayalini kurmak, bugünü yaşamaktan geçer; geleceğin hayalini kuramıyorsanız, bugünü yaşayamıyorsunuzdur.
Kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz; bugünü yaşayamıyorsa, bugünün şartlarına uyum sağlayamıyorsa, geleceğin hayalini nasıl kuracaklar?
Eskiden birkaç yıl dişimi sıkarsam araba alırım, 10-15 yıl dişimi sıksam bir ev alırım diyorduk; Şimdi hayali bile kurulamadığı için; İnsanlar tasarruf yapamıyor, enflasyon düşmüyor, ekonomi politikaları tutmuyor.
Tutmayan politikaların faturası memura, hesabı ise emekliye, emekçiye kesiliyor.
İşveren de, hakem de, maliyenin bürokratları da toplu sözleşme sistemindeki çarpıklık yüzünden kamudaki çalışanlardan birine beklentiyi diğerine gerçekleri baz alarak zam yapıyor. 8.
Dönem Toplu Sözleşme kayıpların telafi edildiği, çalışma barışının sağlandığı bir sözleşme olmalıydı.
Aksine tekrar kayıplarımızı görmeyen bir sözleşme olarak sonuçlandı.
Biz bugün burada temelde 3 şey istiyoruz.
Ücrette denge, gelirde adalet, kamuda çalışma barışını sağlayacak huzur istiyoruz.
Ücrette denge için kamuda ücret reformu istiyoruz.
Gelirde denge sağlanması için kayıpların telafi edildiği ve emekliye de yansıyacak şekilde seyyanen zam verilsin diyoruz.
Emeklilere verilmeyen seyyanen zammın da biran evvel hayata geçmesini istiyoruz.
Kamuda huzurun sağlanması için 4688 Sayılı Kanun'un evrensel ilke ve normlara uyumlu hale getirilmesini istiyoruz. "Maliye Bakanlığı sesimizi duyana kadar bu devam edecek"Memur ülkenin yükü değil, gücüdür.
Devletin iş gören elidir.
Memur bu durumu hak etmiyor.
Ülkenin her bir karış toprağında hizmet üreten, devletin eli kolu olan memur sesini yükseltiyor, 'bizi duyun' diyor. 3 temel beklentimize ilave olarak; 1. dereceye 3600 ek gösterge vaadi artık hayata geçirilmelidir.
Gelir Vergisi yüzde 15'e sabitlenmelidir. 22 bin 150 TL'ye ulaşan seyyanen ödeme, emeklilere de yansıtılmalıdır.
Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı, teknik personelin beklentileri karşılanmalıdır.
YHS artık tarih olmalı, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı'na dahil olmalıdır.
Akademik zam ötelenmemeli.
İdari personel, şef, şube müdürü ve diğer personelin beklentilerini karşılaşmak için ücret reformu istiyoruz.
Makas açılmadan adım atılmasını istiyoruz.
Eylemliliğimiz, tepkimiz ve mücadelemiz hakkımız verilinceye, 4688 sayılı kanun değişinceye kadar devam edeceğini bir kez daha ifade ediyorum.
Yaşasın hak, yaşasın emek, yaşasın mücadele, yaşasın adalet.
Maliye Bakanlığı sesimizi duyana kadar bu devam edecek."