Haber Detayı

Altın ve gümüşte sert yükseliş alarmı: Uzman A Haber’de köpük algısına dikkat çekti
Viral liste ahaber.com.tr
15/01/2026 12:48 (3 saat önce)

Altın ve gümüşte sert yükseliş alarmı: Uzman A Haber’de köpük algısına dikkat çekti

Ekonomist Üzeyir Doğan, A Haber canlı yayınında altın ve gümüş piyasalarındaki son fiyat hareketlerini değerlendirdi. Değerli metallerdeki hızlı yükselişlerin sağlıklı bir fiyatlama sürecine dayanmadığını vurgulayan Doğan, piyasada oluşan köpük algısına dikkat çekti.

Ekonomist Üzeyir Doğan, küresel risklerin etkisiyle değerli metallerde yaşanan sert yükselişleri değerlendirdi.

Altın ve gümüşte görülen fiyatlamaların son 10-15 yılda nadir yaşandığını belirten uzman, bu hareketlerin diğer piyasalara yansımamasını önemli bir risk işareti olarak yorumladı.

Altın ve gümüş ile ilgili tahminlerini A Haber canlı yayınında aktardı.

İşte o açıklamalar...

DEĞERLİ METALLERDE OLAĞAN DIŞI HAREKETLER Üzeyir Doğan, altın ve gümüşteki hareketlerin son 10-15 yılda nadir görülen ölçekte olduğunu belirtti. 2011'de altının 800 dolardan 2 bin dolara yükseldiğini hatırlatan uzman, 2024'te yeniden güçlü bir fiyatlama yaşandığını söyledi.

Altının ardından gümüş ve diğer metallerde görülen sıralı yükselişlerin momentum etkisi taşıdığını ifade etti.

PİYASALAR AYRIŞTI, RİSK ALGISI EMTİADA YOĞUNLAŞTI Doğan, küresel risklere rağmen faiz, döviz ve hisse senedi piyasalarında benzer bir korku fiyatlaması olmadığını söyledi.

Açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 'Daha sonra altın yükseldikten sonra 'altın çok yükseldi, sıra hangisinde olur?' mantığıyla gümüşte bir hareket gördük.

O yükseldi, 'dönelim platin alalım, paladyum alalım' ya da diğer emtiaları alalım gibi bir yaklaşım oldu.

Ama gerçekten dünyada bu kadar risk var ama bu riski sadece bu enstrümanların fiyatlıyor olması da çok rasyonel bir tutum değil.

Yani biz normalde piyasaları özetlerken deriz ki; piyasa üç sacayağı üzerine kuruludur.

Bir tarafta faizler, yani sabit getirili enstrümanlar; bir tarafta dövizler; bir tarafta da borsalar vardır.

Yani biz emtiayı bunlar arasına koymuyorduk bile bugüne kadar.

Şu an baktığımızda dünyada faiz piyasası bu bahsedilen endişeyi, korkuyu fiyatlamıyor.

Döviz piyasalarında böyle bir çöküş ya da korku fiyatlaması yok.

Hisse senetleri piyasasında da böyle bir çöküş, korku ya da coşku fiyatlaması yok.

Sadece burada ayrışan emtia tarafı.

Böyle olunca biraz tedirgin oluyor insan.

Yani bunun diğer enstrümanlara yansımıyor olması, sadece değerli metallerde böyle hareketler oluşuyor olması ve bunun sırayla gidiyor olması...

Altın gitti çok, dön gümüş al; gümüş gitti çok, dön platin al, paladyum al; onlar da çok gitti, dön bakır al...

Yani bu sadece momentuma dayalı bir hareket algısı oluşturuyor bende.

Bu nedenle de ben açık söylemek gerekirse çok riskli buluyorum hareketleri.

Böyle zamanlarda bu coşkunun nerede duracağını tahmin etmek zor ama ne kadar yukarıda durursa yıkım da o kadar kuvvetli olur.

Bu açıdan dikkatli olmak lazım.' ALTIN VE GÜMÜŞTE 'KÖPÜK' UYARISI Ekonomist Üzeyir Doğan, 2026 içinde altın ve gümüşte bir köpük oluştuğu görüşünde olduğunu açıkladı.

Özellikle Darphane tarafından ihraç edilen altın sertifikalarında olması gereken seviyelerin çok üzerine çıkıldığını, son günlerde ise sert düşüşlerin yaşandığını belirtti.

Altın S1 sertifikasında art arda taban fiyat hareketlerinin bunun göstergesi olduğunu vurguladı.

ALTIN YATIRIMCISININ SAYISI TESPİT EDİLEBİLİYOR MU?

Altının toplumun çok büyük bir kesimini doğrudan veya dolaylı etkilediğini vurgulayan Doğan, yatırımcı sayısının milyonlarla ifade edilebileceğini söyledi. 'Çünkü Türk halkının en çok sevdiği yatırım araçlarından biri altın.

Bir; borsadaki bu sertifikaları alabiliyorsunuz.

Burada sayı belki çok yüksek değildir.

Ama her banka hesabından gram altın olarak altın da alabiliyorsunuz.

Burası da çok yaygın kullanılıyor.

Yani kaç kişinin hesabı var?

Baktığımız zaman Türkiye'de belki 50 milyon, 60 milyon kişinin tekil bazda hesabı var çocukları falan dışarıda tutacak olursak.

Bunların bir kısmının oradan altın aldığını biliyoruz.' dedi.

TÜRKiYE'DE BÜYÜK KESİMİN TASARRUF ARACI ALTIN 'Hiç finansal sistemle doğrudan bağı olmayan, belki sadece bankayı maaş çekmek için kullanan kesimin de tasarruf aracı altın.

Yani bir şekilde altınla işi oluyor.

Hiç olmazsa düğüne gidiyor, bir yerlere gidiyor vesaire, bir şekilde altına temas ediyor.

Ya da gelecekte gideceği düğünleri hesap ediyor; oğlunun, çocuğunun, kızının düğününe hazırlık yapıyor.

O nedenle toplumun aslında çok büyük bir kesimini altın ilgilendiriyor.

Dediğim gibi bu rakam belki 20 milyon, 30 milyon, 40 milyon...

Yani bir şekilde doğrudan ya da dolaylı yoldan, sürekli olarak ya da sürekli olmasa da dönemsel olarak bir şekilde hepimizin altınla işi oluyor.

O nedenle altın fiyatlarını hepimiz takip ediyoruz.

Yani bugün sokağa çıksak örneğin 'borsa kaç?' desek toplumda buna belki doğru cevap verebilecek kişi sayısı 100 bin, 200 bin, 250 bindir.

Bu kadar kişiyi ilgilendiriyor borsa endeksinin ne kadar olduğu.

Ama 'çeyrek altın kaç?' dediğinizde toplumun yarısından şu anki rakama yakın şeyi alırsınız, yani karşılığı alırsınız.

Yani orada böyle bir etkileşim söz konusu. ' YANLIŞ ÜRÜN, YANLIŞ FİYAT RİSKİ Uzman, altın piyasasında yatırımcıların ürün ve fiyatlama bilgisi konusunda ciddi kopukluk yaşadığını vurguladı. 'İşte biz bunu Altın S1 sertifikasında gördük ya da fiziki altın alımlarında gördük.' dedi.

Açıklamasının devamında şu değerlendirmelerde bulundu: 'Yani örneğin bir bankanın online uygulamasına girdiğinizde şu an telefonunuzdan altın aldığınızda, bugün teorik fiyatı altının gramı 6393 lira.

Dün de benzer fiyatlardaydı ve ben dün banka hesaplarına girdim baktım; 6500 lira civarında bir fiyata bu altının gramını alabiliyorsunuz.

Bankadan aldınız, bankada kaydi olarak altın gramınız var.

Altın yükseldi, altın düştü bunu alabiliyorsunuz.

Borsada bazı altına dayalı altın sertifikaları var, bunlar da altınla çok uyumlu hareket ediyor.

Altın ne kadar düştüyse, çıktıysa o kadar.

Ama bakıyorsunuz fiziki altında ciddi bir marj var.

Bununla birlikte işte Darphane altın sertifikası olması gereken fiyatın bir dönem %83 üstüne çıkmıştı 7 gün önce.

Şu an o fark azaldı ama hala yüksek bir fark var.

Yani geldiğimiz noktada burada ne aldığını da yatırımcının, nereden aldığını, bunu satmak istediğinde kaça satabileceğini de bu piyasada iyi biliyor olması lazım.

Aksi takdirde dediğim gibi ürünü yanlış yerden ve yanlış fiyattan alırsanız daha sonra bunu satarken beklediğiniz kârı elde edemeyebilirsiniz hatta ciddi zararlar elde edebilirsiniz.' Uyarı: Bu haberde yer alan değerlendirmeler yatırım tavsiyesi değildir.

İlgili Sitenin Haberleri