Haber Detayı

TÜRK-İŞ’ten Meclis’e emekli maaşı çağrısı: 20 bin lira yetmiyor
Ekonomi dunya.com
15/01/2026 11:22 (1 saat önce)

TÜRK-İŞ’ten Meclis’e emekli maaşı çağrısı: 20 bin lira yetmiyor

TÜRK-İŞ, en düşük emekli aylıklarının insanca yaşam koşullarını sağlayacak seviyeye yükseltilmesini isterken, diğer emekli gruplarının aylıklarının da adil ve orantılı biçimde artırılması çağrısında bulundu.

TÜRK-İŞ Yönetim Kurulu, en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifine ilişkin TBMM'de grubu bulunan siyasi partilere mektup gönderdi.Mektupta, 1999'da yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun ile emeklilik yaşının yükseltildiği, aylık bağlama oranları ile emekli aylıkları için öngörülen alt sınırın düşürüldüğü anımsatılarak, 2008'de yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile aylık bağlama oranlarının daha da aşağı çekildiği ve emeklilerin büyümeden aldığı payın ciddi biçimde azaltılıp yüzde 30 ile sınırlandırıldığı belirtildi.Bu düzenlemelerin sonucu olarak ortaya çıkan tabloda devlet katkısı çıkarıldığında milyonlarca emeklinin aylığının 10 bin liranın dahi altında kalacağına işaret edilen mektupta, şunlar kaydedildi:"Emekli aylıklarına devlet katkısı yapılması belirli bir koruyucu işlev taşımaktadır.

Ancak bu uygulama, mevcut haliyle emeklilerin insanca yaşam koşullarını sağlamaktan uzaktır ve tek başına yeterli bir çözüm olarak sunulamaz.

Açıkça ifade edilmelidir ki 20 bin lira düzeyindeki emekli aylığı ile bugünün ekonomik koşullarında emeklilerin geçinmesi mümkün değildir.

Yüksek enflasyonun yol açtığı fiyat artışları, yaşam maliyetlerini olağanüstü ölçüde yükseltmiştir.

Nitekim TÜRK-İŞ verilerine göre, Ankara'da dört kişilik bir ailenin yalnızca aylık gıda harcaması 30 bin 143 liraya ulaşmıştır.

Bu tutar yalnızca mutfak masrafını ifade etmekte olup, barınma, enerji, ulaşım, sağlık ve diğer zorunlu giderler buna dahil değildir.

Bu koşullar altında milyonlarca emeklinin 20 bin lira ile yaşamını sürdürmesi beklenemez."Emeklilik sistemi için bütüncül reform çağrısıTÜRK-İŞ'in mektubunda, emeklilik sisteminin bütüncül yaklaşımla yeniden ele alınıp güçlendirilmesinin zorunlu hale geldiği vurgulanarak, "Bu kapsamda, emekli aylıklarının hesaplanmasında esas alınan aylık bağlama oranlarının ve ekonomik büyümeden emeklilere yansıtılan payın günümüz koşullarına uygun biçimde güncellenmesi gerekmektedir.

Emekli aylıklarının enflasyon karşısında korunması, emeklilerin reel gelir kaybına uğramasının önlenmesi açısından temel bir zorunluluktur" ifadeleri kullanıldı.Emekliler arasında gelir adaletsizliği eleştirisiMemur emeklilerinin emekli aylıkları, memurlar için imzalanan toplu sözleşmelerde belirlenen zam oranları esas alınarak artırılırken, işçi emeklilerinin aylıklarının yalnızca TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranlarıyla güncellendiğine dikkati çekilen mektupta, bu durumun, aynı sosyal güvenlik sistemi içerisinde yer alan emekliler arasında açık bir gelir adaletsizliği yarattığı, eşitlik ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı kaydedildi.Yalnızca gerçekleşen enflasyona endeksli artışların, yüksek hayat pahalılığı koşullarında işçi emeklilerinin yaşadığı reel gelir kaybını telafi etmekte yetersiz kaldığına işaret edilen mektupta, işçi emeklilerinin aylıklarının da kamu toplu iş sözleşmesi zam oranları esas alınarak artırılması, emekliler arasında statü temelli değil, adil bir gelir artış sistemi tesis edilmesi istendi.Prim esaslı sistem vurgusuÇalıştığı dönemde sigorta primleri yüksekten ödenenler ile düşük ödenenlere aynı yaklaşılmaması gerektiğinin altı çizilen mektupta, bu durumun hem sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini korumanın hem de sosyal güvenliğin hakkaniyet ilkesini sağlamanın bir gereği olduğu belirtildi.Emekli aylıklarına yönelik yapılacak tüm düzenlemelerde prim ödeme gün sayısı ve prim kazancı ile bağlanan emekli aylığı arasındaki ilişkinin korunmasının temel ilke olarak benimsenmesi gerektiğinin altı çizilen mektupta, "En düşük emekli aylıkları insanca yaşam koşullarını sağlayacak bir düzeye yükseltilirken, diğer emekli gruplarının aylıkları da aynı ölçüde, adil ve orantılı biçimde artırılmalıdır.

Aksi halde kısa vadeli ve parçalı düzenlemelerin, uzun vadede sosyal güvenlik sistemine ve çalışma hayatına telafisi güç zararlar doğuracağı açıktır" ifadelerine yer verildi.

İlgili Sitenin Haberleri