Haber Detayı
Kamu emekçilerinden Rize'de protesto: 'Kimse emekli olmak istemiyor'
Türkiye Kamu-Sen üyeleri, hükümetin maaş ve vergi politikalarını protesto etti. Konfederasyonun Rize İl Temsilcisi Fatih Karaaslan, İlave ek ödemelerin emekli maaşına yansıtılmaması sistemi daha da adaletsiz hâle getirdi. Bugün en düşük memur emeklisi maaşı asgari ücretin bile altına düşmüş durumda dedi.
Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendika üyelerinin katılımıyla Atatürk Meydanı'nda yapılan eylemde konuşan Türkiye Kamu-Sen Rize İl Temsilcisi Fatih Karaaslan, son yıllardaki maaş artışlarının alım gücünü artırmadığını, aksine ücretlerin reel olarak eridiğini vurguladı.
Rize İl Temsilcisi Fatih Karaaslan, İlave ek ödemelerin emekli maaşına yansıtılmaması sistemi daha da adaletsiz hâle getirdi.
Bugün en düşük memur emeklisi maaşı asgari ücretin bile altına düşmüş durumda dedi.
Karaaslan, 2025 yılı enflasyonunun resmî verilere göre yüzde 30,89 olarak gerçekleştiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: Memur maaşlarına yapılan artış ise yüzde 22,5’te kalmıştır.
Sonuç açıktır; enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir.
Bu durum artık istisna değil, kalıcı bir tablo hâline geldi. 2025 yılında maaş 18,53 puan enflasyonun gerisinde kaldı.2026 yılında yapılan artışlara rağmen rakamlar gerçek hayat şartlarını karşılamaktan uzaktır.
En düşük memur maaşı yaklaşık 58 bin 200 liraya, ortalama memur maaşı ise 64 bin 100 liraya yükselmiştir.
Yoksulluk sınırı 100 bin lira civarındayken bu maaşlarla memurların altı ay geçinmesi bekleniyor.
Bu mümkün değil. ''CİDDİ UÇURUMLAR OLUŞTU'' Emekli aylıklarının açlık sınırının altında kaldığına işaret eden Karaaslan, 2008 sonrası emeklilik sisteminde yapılan düzenlemelerin görev dönemi ile emeklilik geliri arasındaki bağı kopardığını vurguladı.
Karaaslan, şöyle devam etti: İlave ek ödemelerin emekli maaşına yansıtılmaması sistemi daha da adaletsiz hâle getirdi.
Bugün en düşük memur emeklisi maaşı asgari ücretin bile altına düşmüş durumda.
Kimse emekli olmak istemiyor.
Gelirlerin büyük bölümü dolaylı vergilerden karşılanıyor ve yük dar gelirlinin sırtına bindiriliyor.
Gelir vergisi dilimleri memur maaş artışlarının gerisinde kaldı, ücretliler için gelir vergisi oranının yüzde 15’te sabitlenmesi gerekir.
Kamuda ücret adaletsizliği derinleşti, aynı işi yapan çalışanlar arasında statü farklarından kaynaklı ciddi ücret uçurumları oluştu.
Bu durum da çalışma barışını zedelemiştir.
Yardımcı hizmetler sınıfı, idareciler, akademisyenler, öğretmenler ve uzman personelin mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi lazım.