Haber Detayı

Halep’te Devlet Bahçeli Mazlum Abdi’yi, güvenlik kaynakları Kandil’i suçladı: ‘Çelişkiler var, esas söz sahibi ABD ve İsrail’
Siyaset cumhuriyet.com.tr
15/01/2026 09:44 (2 saat önce)

Halep’te Devlet Bahçeli Mazlum Abdi’yi, güvenlik kaynakları Kandil’i suçladı: ‘Çelişkiler var, esas söz sahibi ABD ve İsrail’

Halep’te Suriye ordusu ile SDG arasında yaşanan çatışmaların nedeni konusunda iktidardan birbirine zıt açıklamalar geliyor. Güvenlik kaynakları, SDG lideri Mazlum Abdi’nin uzlaşmacı bir tavır sergilediğini ifade ederken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Abdi’yi kuklalıkla suçladı. Bu tabloyu Cumhuriyet’e değerlendiren İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı, “Bahçeli’nin sözleri, sanki Abdullah Öcalan Amerika ve İsrail’in güdümünde değilmiş gibi. Bu, gerçeği yansıtmıyor. Esas söz sahibi ABD ve İsrail” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli önceki gün, Halep’teki çatışmalarla ilgili konuşurken, “Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır.

PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir” ifadelerini kullandı.

Geçen hafta sonu ise güvenlik kaynakları, TRT’de de yer alan açıklamada, “SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi (Halep’te) uzlaşıya açık bir tavır sergilemiştir” dedi, Kandil’i suçladı.

Daha sonra metinden “Genel Komutan Mazlum Abdi” sözleri çıkarılsa da SDG ile irtibatın kurulduğu ve çatışmayı Kandil’in istediği ifadeleri korundu.

BÖYLE BİR ÇELİŞKİ OLABİLİR Mİ?

İktidardan gelen birbirine zıt açıklamaları Cumhuriyet’e analiz eden İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr.

Cenk Özatıcı, “Burada aslında çelişkilerle dolu çırpınışlar görüyoruz.

Niye?

Mazlum Abdi dediğimiz kişi İsrail’in uşağı.

Jerusalem Post’a mülakat verdi, İsrail’e yalvardı ‘Bizi destekleyin’ diye.

Peki Mazlum Abdi İsrail’in uşağı da PKK değil mi?

Bese Hozat değil mi?

Öcalan değil mi?

Öcalan'ın kurduğu PKK değil mi?

Yani böyle bir çelişki olabilir mi?

Bahçeli şöyle bir şey oluşturmaya çalışıyor: ‘Sizin kurucu önderiniz Abdullah Öcalan, onun sözünü dinlemezseniz İsrail'in uşağısınız.’ Onun kurduğu terör örgütü zaten İsrail'in uşağı olarak kuruldu, Amerika'nın oradaki amaçlarına hizmet ediyor.

Sanki PKK, Amerika ve İsrail'in güdümünde değil de sadece YPG güdümünde gibi konuşması, çok çelişkili ve gerçeği yansıtmayan açıklamalar” sözlerini sarf etti.

SÖZ SAHİBİ AMERİKA VE İSRAİL Özatıcı, “Peki size göre İmralı-Kandil-SDG hattında söz sahibi kim” sorusuna, “Hiçbiri değil.

Zaten İYİ Parti'nin söylediği de buydu.

Suriye'nin kuzeyinde ABD, YPG'ye büyük bir yatırım yaptı.

Her yıl milyon dolarlar, silahlar, tırlar, helikopterler, tanklar, tüfekler geldi.

YPG buradaki petrolün yüzde 90'ını kontrol ediyor. 25 yıldan beri hücrede olan bir terörist eskisi öyle diyor diye Amerika'nın verdiği silahları bırakmaları mümkün mü?

Hatta Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu da, ‘Öcalan istedi diye YPG, Amerika'nın verdiği silahları teslim eder mi?

Siz gerizekâlı mısınız?’ diye sormuştu.

Bu, aklın, hayalin, mantığın almayacağı bir şeydi” yanıtını verdi.

Özatıcı, sözlerini, “Dolayısıyla PKK da, YPG de -ki bunlar aynı yapıdır- dış kuvvetlerin kontrolündedir.

Bunlar kullanışlı aparatlardır.

Şu anda Amerika ve İsrail’in etkisini görüyoruz.

Bugün İsrail kullanır, yarın Rusya kullanır, öbür gün Çin kullanır, fark etmez.

Ama bunları özgül bir iradesi var ve bu irade sanki tahakkuk ediyor gibi, gerçeği yansıtmayan bir görüş üzerinden devlet politikası olmaz .

Zaten olmadığı da bugün ortaya çıktı ortaya çıktı bugün işte” şeklinde sürdürdü.

FIRAT’IN DOĞUSUNA OPERASYON OLACAĞINI SANMIYORUM Öte yandan Suriye’de Halep sonrası ortaya çıkabilecek senaryolar tartışılıyor.

SDG, kendi kontrol ettiği, Fırat’ın batısında kalan bölgelere “Bayraktar ve TSK SİHA’larınca saldırıldığını” ifade etti.

Suriye ordusu batıyı tamamen kontrol altına alırsa, doğuya yönelip yönelmeyeceği merak ediliyor.

Dr.

Özatıcı, bu konuda, “Yöneleceklerini umuyorum ama bence öyle olmayacak.

Halep'te iki mahallede YPG’nin geri çekilmesi olumlu bir şey fakat zaten Amerika'nın paylaşım planında Fırat'ın doğusu YPG'de, batısı Ahmed Şara’da kalıyor.

Dolayısıyla Halep’ten çıkması bir kazanım değil.

Önemli olan YPG’yi Fırat'ın doğusundan söküp atabilmek.

Çünkü bakın, belki unutulmuştur, Münbiç de YPG'nin kontrolündeydi.

Sonra ne oldu?

Bir anda çıktı gitti.

Çünkü paylaşım planında Münbiç, Fırat'ın batısında kalıyor.

Şu anda, nasıl derler, bir denge sağlanıyor.

Fırat'ın doğusunu YPG, batısını Şara kontrol edecek.

İnce ayarlamalar, rot-balanslar yapılıyor.

Fakat bu demek değil ki YPG tasfiye ediliyor.

Öyle bir şey bence yok.

Bu ancak Türkiye'nin iradesiyle olabilecek bir şey, böyle bir irade de ortada yok” görüşlerini aktardı.

İlgili Sitenin Haberleri