Haber Detayı

KOÜ Teknopark'ın gelişim stratejisi: Yatırıma küresel kanat takacak girişimci iklimi oluşturmak
şehir ekonomigazetesi.com
15/01/2026 07:00 (3 saat önce)

KOÜ Teknopark'ın gelişim stratejisi: Yatırıma küresel kanat takacak girişimci iklimi oluşturmak

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Teknopark Genel Müdürü Erçin Dinçer, gelişme stratejisini ‘uluslararasılaşma’, ‘yatırım çeken yatırımlara ev sahipliği’ ve ‘ön kurucular olarak isimlendirilen gençleri teknoloji ligine hazırlama’ sacayağı üzerine kurduklarını söyledi.

LEVENT AKBAY KOÜ Teknopark dönüşerek büyüme stratejisini “Bölgeye yatırımda küresel vizyona sahip girişimci iklimi oluşturmak” olarak belirledi ve “İlk 10’a girmek” olarak belirlediği hedefe ulaşmak için çizilen yol haritasını uygulamaya koydu.

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Teknopark Genel Müdürü Erçin Dinçer, gelişme stratejisini ‘uluslararasılaşma’, ‘yatırım çeken yatırımlara ev sahipliği’ ve ‘ön kurucular olarak isimlendirilen gençleri teknoloji ligine hazırlama’ sacayağı üzerine kurduklarını söyledi.

Kısa dönem hedeflerini;’ İlk 10’a girmek’,’ 400-500 firma ölçeğine çıkmak’ ve ‘ciroda milyar dolar bariyerini aşmak’ olarak sıralayan Erçin Dinçer; Kocaeli’nin bu dinamizmde altyapıya ve uzlaşmaya sahip bir kent olduğunu belirterek: “Bütün teknokentlerle dirsek teması içinde, Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek kalmayacak deneyimleri içselleştirerek, Türkiyelileşme modeli çerçevesinde, hikayesini hep birlikte yazacağımız şekilde, teknoloji trenini yakalayacağımız bir ortamı oluşturmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Erçin Dinçer, girişimci yetiştirmek üzere Kocaeli Üniversitesi’nin 60 bin öğrencilik insan kaynağı havuzundan beslenmeye önem ve öncelik verdiklerini belirterek; “Üniversite ile sanayinin; çalıştıkları üretim alanlarında, araştırma, inovasyon ve yüksek teknoloji için küresel vizyona sahip girişimciler yetişmesine katkıda bulunmak için konumlandık.” dedi.

GEREKLİ ALTYAPIYA EKSİKSİZ SAHİBİZ  Teknoparkta 3 yıllık bir sürede tüm kriterlerde katlanan performanslar sağlamayı hedeflediklerini anlatan Erçin Dinçer; KOÜ Teknopark’ı sıçratacak yatırım projeleri için birebir takipte olduklarını, yerli ve yabancı girişimcilerle inovatif projeler ve eylem planları ürettiklerini söyledi.

Son dönemde projelerin başarısında girişim sermayesi yatırım fonları ile somutlaşan finansman desteğinin de etkili olacağına dikkat çeken Erçin Dinçer, projelerin Ar-Ge faaliyetlerinin ardından ticarileşme ve pazara erişim aşamasında da desteklenmesinin zorlu yolda eksiklik gideren çok önemli bir faktör olduğunu anlattı.

Erçin Dinçer Kocaeli’nin sıfırdan başlatılacak girişimlerin üretilmesi ve geliştirilmesi için gerekli altyapıya eksiksiz sahip olduğunu anlatarak, KOÜ Teknopark paydaşlarının girişim ikliminin genişletilmesine yönelik güçlü iradesi ve konsensüsünden fazlasıyla yararlandıklarını ifade etti.

KOÜ Teknopark Genel Müdürü Erçin Dinçer görüşlerini şöyle özetledi; ÜRETKENLİK KATSAYIMIZI ARTIRMALIYIZ  Zorunlu olarak rekabet gücümüzü artırmamız gerekiyor.

OECD rakamlarına göre KOBİ’lerimizin üretkenlik katsayısı düşük.

Bu teknolojimizin eski olduğunu gösteriyor. 1960’larda Fortune 500’de bulunan şirketlerin ortalama Fortune 500’de bulunma süresi 40 seneymiş.

Demek ki ‘bir şey yapan’ zirveye çıktığında 40 sene zirvede kalıyormuş.

Şu an bu ortalama 10 yılların altına düşmüş durumda.

Bu ne demek?

Yapay zekâ ortamında bir iş yapıyorsun, her şey iyi gidiyor.

Ancak aynı yöntemle devam edilirse, 10 yıl sonra 5 para kazanamayacaksın anlamına geliyor.

Dünya hızla değişiyor.

Para kazanılacak işler değişiyor.

Yöntem değişmedikçe kâr baskısı da sürecek.

Bu nedenle teknolojiye girmek gerekiyor.

Teknolojiye nasıl gireceksin?

Teknopark’a giderek.

O işe yönelik teknoloji geliştirmek için mutlaka firmalar bulunacaktır.

Bir şey alınmasa ve sadece dinlenilse bile ufuk açılacaktır.

VERİMLİLİK  KOBİ’lerimizi geliştirmek zorundayız.

Bu yüzden model fabrika kuruyoruz.

Tek amacımız verimliliği arttırmak.

Biz şu an bulunduğumuz ekonomik büyüklükte, yarıştığımız ekonomik iklimde, maalesef üretimimizdeki verimliliğimiz yetersiz.

Verimlilik ne demek?

Sanayici örneğin 100 dolar ile kaç paralık değer yaratıyor.

Her ülkenin sanayicisinin farklı performansı var.

Bizim sanayicimizin, özellikle KOBİ’lerimizin yarattığı değere bakıp bir yol haritası oluşturmalıyız.

Sonuçta değer artırmak ancak teknolojiyle olacak bir şeydir.

Üretimde bilimi daha yoğun kullanmakla olacak bir şeydir.

Bunun için yolumuz yine teknoparklara çıkacaktır.

ANLAYIŞIN KOPYASI OLMAZ  Birçok teknokent Türkiye’de dirsek teması içinde.

Herkesin birbirinden alacağı, öğreneceği bir şey var.

Teknokentlerin hepsinin fiziki şartları, iklim şartları, ekonomik şartları farklıdır ve kopyalanıp taklit edilemez.

Ancak teknoloji için bir yol yürünecekse kimin ne yaptığını, nasıl yaptığını, nereden yürüdüğünü görmek incelemek, gerekirse kendinize uyarlamak faydalı olur.

Sonuçta her teknokent kendi yolunu çizecektir ancak Amerika’yı yeniden keşfetmeye de gerek yok.

Aslında ne Batılılaşma ne Doğululaşma… Biz Türkiyelileşmeyi başarmalıyız.

Açıkçası biz treni yakalamaya çalışıyoruz.

Bunu kendi hikayemizi yazarak yapmamız lazım.

Mutlaka ilham almamız gerekir ancak kopyalayarak başaramayız.

ULUSLARARASILAŞMA ÖNEMLİ BİR EŞİK  Yönetim anlayışı olarak bizi farklı kılan uluslararasılaşma konusundaki yüksek motivasyonumuz ve eylem planımız olacak.

Önümüzdeki süreçte bu tarafta özellikle daha dinamik olmak için çaba göstereceğiz.

Bu anlayışı bir fırsat olarak değerlendirip büyüme yönünde bir eşik olarak kullanacağız.

Bu süreci gerçekleştirmeyi önemsediğimi ifade edebilirim.

BİREBİR TAKİPLE YARATILAN CAZİBE  AB ülkelerine, ABD’ye temsilciler gönderip, konferanslar, sunumlar düzenliyor, birebir görüşmeler yapıyor, ekosistemimizi tanıtıyoruz.

İlişkiler geliştikçe her türlü altyapı hazırlıklarını tamamlıyor, birebir çözümler üretiyor, gerekirse yabancı sermayenin kamu kesimi ile görüşmelerinde bile aracı oluyoruz.

Çeşitli küresel devlerle temas kuruyoruz.

Bir tanesi dünya ölçeğinde yüzlerce mağazanın optimizasyonunu yapıyor.

Yapay zekâ ile stokların belirlenmesi, müşteri takibi ve diğer ayrıntıları da içeren çok gelişmiş bir IT operasyonu planlıyor.

Sadece muafiyete gelmiyor.

Hizmet alıyor, örneğin yapay zeka optimizasyonu ile ilgili bir sorununu burada çözüyor: Bunun için akademisyenlerle iş birliği ortamı sağlıyoruz.

Yetiştirmek üzere bir stajyer eğitim grubu oluşturuyoruz.

Farklı devresel ihtiyaçlar oluyor, elektronik firmalarıyla eşleştiriyoruz.

Bu şekilde birebir ihtiyaçların karşılandığı ortam oluşturarak teknoparkın cazibesini artırıyoruz.

DÖVİZ TASARRUFU DA BİR AMAÇ  Biz Türkiye’nin ithalat kalemlerini azaltmaya çalışıyoruz.

Bir örnek vermek gerekirse; KOÜ Teknopark’ta elektronik belge yönetimi ile ilgili bir yazılım geliştirildi.

Bu yazılımı geliştirmeden önce işletmelerin kullandığı muadili bir yurt dışı yazılım vardı.

Bu yazılımın lisansına yüz binlerce dolar ödeniyordu.

Bu alana yatırım yapan girişimciler yerlisini geliştirdi ve onda bir fiyatına satmaya başladı.

Türkiye olarak her bir satışta 90 bin dolar para tasarruf ettik.

Burada çok ciddi, çarpanlı bir kazanım var.

Bu kazanımı olabildiğince fazla ürün ve alana yaydığımızda amacımıza ulaşmış olacağız.

TEKNOPARK EKOSİSTEMİ  Teknoparkta firmalar var, öğrenciler var, teknolojik altyapı var, laboratuvar imkanları var, fonlara erişim var….

Bunlar birbirini besliyor.

Bilişim öğrencisi niye geliyor? “Stajımı burada yapabilirim.” diye düşünüyor.

Firma niye geliyor?

Çünkü ortam uluslararası kontaklar sağlıyor.

Ortam akademik danışmanları bize yönlendiriyor.

Ortam ihtiyacım olanı, kendi geliştireceğim farklı teknolojileri geliştirecek firmaları bana buluyor.

Burada teknoloji firmalarına yönelik etkinlikler ayrı bir cazibe yaratıyor.

Metrekare fiyatları yüksek gibi görünse de alınan hizmet ve muafiyetle daha fazlasını edinmek mümkün oluyor.

TEKNOLOJİ TRENİNİ YAKALAYACAĞIZ Erçin Dinçer; Kocaeli’nin bu dinamizmde altyapıya ve uzlaşmaya sahip bir kent olduğunu belirterek “Bütün teknokentlerle dirsek teması içinde, Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek bırakmayacak deneyimleri içselleştirerek, Türkiyelileşme modeli çerçevesinde, hikayesini hep birlikte yazacağımız şekilde, teknoloji trenini yakalayacağımız bir ortamı oluşturmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

DİNÇER: HEDEFİMİZ İLK 10’A GİRMEK KOÜ Teknopark olarak büyüklükte ilk 20 içindeyiz.

Faaliyet gösteren şirketlerin sayısı son 3 yılda 80-90’dan 210’a kadar çıktı.

Yönetim Kurulumuz tarafından çizilen, paydaşlarımızın ortak vizyonuna göre ilk 10’a girmeyi hedefledik.

İlk aşamada 15. sıra, sonra da ilk 10… Bu performansı gösterebilmek için yerine getirilmesi gereken bir çok kriter var.

Teknoparkların performansını gösteren indekste; ihracat rakamı, biten proje sayısı, alınan patent sayısı, alınan lisans sayısı, çalıştırılan personel sayısı, çalıştırılan kadın personel sayısı… Bunların hepsi bir çarpan olarak devreye giriyor.

Bizim anlayışımıza göre sınırlı sayıda büyük firma ve büyük gelirlerle ilk 10’a ulaşmak da yeterli olmaz.

Türkiye’nin en önde gelen şirketleri bu bölgede faaliyet gösteriyor.

Bu şirketlere çalışan tedarikçiler var.

Yeni kurulan teknoloji şirketleri var.

Ar-Ge potansiyeli olarak herhangi bir sınırımız yok. 3 yıllık vizyonda 400-500 şirket bandına oturmayı hedefliyoruz.

Ciromuzun da 100 milyon dolardan 1 milyar doların üzerine çıkmasını hedefliyoruz.

Bu bir limit değil, aşamalardan bir tanesi.

EN BÜYÜK MOTİVASYONUMUZ  Genellikle şirketleri, şirketlerin hareketini konuşuyoruz.

Görünmeyen faaliyetlerimizin başında şirket kurmak isteyen gençlere yönelik olarak; fikirden, ön hazırlıktan, ulusal, uluslararası hibeleri almasından, şirket kuruluşuna kadar ücretsiz olarak verdiğimiz hizmetler geliyor.

Üstelik eğitimde pazarlama, finans, ticarileşme, pazara erişim ve teknoloji de olması gerekiyor.

TÜBİTAK ve GOSB Teknopark’la ortak eğitim yaptık.

Gençlere her kurum kendi birikimini yansıtsın, farklı bir şey anlatsın istiyoruz.

Bu nedenle bence en önemli performans kriteri, bu sene kaç tane gence girişimcilik eğitimi verildiği olmalı.

Kaç tane genç, 3-6 ay teknoparkta çalışıp, bir şirket kurmak üzere ön rapor hazırladı?

Bu, ön kurucular dediğimiz hizmet.

Bu gençlerden kaçı şirketleşmeyi başararak geldi.

Bizim en fazla kıymet verdiğimiz şey bu.

Bizim en büyük motivasyonumuz bu.

KOCAELİ FARKI…  KOU Teknoparkı çok dinamik bir yapıda.

Neden?

Çünkü Kocaeli çok kenetlenmiş bir kent.

Gerçekten burayı yukarı çekmek için bir mutabakat var ve herkes elini taşını altına koyuyor.

Teknopark’ın geliştirilmesi için gerekli irade de var.

Tek bir ruhu yansıtan ekibi de var.

ÜNİVERSİTENİN KATTIĞI AVANTAJ  Kocaeli Üniversitesi’nin büyüklüğünü ve niteliğini teknoparkın gelişmesi için ciddi bir avantaj olarak görüyorum.

Üç 3 tane bilişim bölümü, 4 tane bilişimle ilgili bölümü var.

Çok az üniversitede bu kadar genç bir bilişim öğrencisi birikimi ve yelpazesi var.

Ayrıca mühendislik fakültesi çok gelişmiş.

Bu arada Kocaeli’de sanayi odası ve ticaret odaları ile üniversitenin ortak anlayışla hareket etmeleri, endüstri 4.0’a yönelik sanayiye yönelik daha güçlü bir ekosistem sunuyor.  

İlgili Sitenin Haberleri