Haber Detayı
Bu gıdayı hafife aldık: Kilo geri alımını sürpriz şekilde azaltıyor
Zayıflama iğnelerini kullanıp hızla kilo verdikten sonra birçok kişi aynı sorunla yüzleşiyor: İlacı bırakınca verilen kiloların kısa sürede geri dönmesi. Uzmanlara göre asıl mücadele, sürecin bittiği sanılan noktada başlıyor. Üstelik çözüm; pahalı yöntemlerde ya da karmaşık planlarda değil, sürpriz bir gıdada saklı…
Hızlı kilo kaybı vadeden yöntemler her geçen gün daha fazla ilgi görürken, birçok kişi sürecin görünmeyen yüzüyle sonradan tanışıyor.
Başlangıçta elde edilen sonuçlar umut verse de, asıl sınav çoğu zaman hedefe ulaşıldığı düşünülen noktadan sonra başlıyor.
Uzmanlara göre bu aşamada yapılan küçük hatalar, verilen kiloların kısa sürede geri dönmesine zemin hazırlayabiliyor.
Örneğin zayıflama amacıyla kullanılan GLP-1 reseptör agonisti enjeksiyonlar dünya genelinde hızla yaygınlaşırken, bu ilaçları bırakan kişilerin büyük bir kısmı ciddi bir sorunla karşı karşıya kalıyor: Verilen kiloların hızla geri alınması!
İngiltere’nin önde gelen beslenme uzmanlarından biri ise bu soruna şaşırtıcı derecede basit, erişilebilir ve düşük maliyetli bir çözüm öneriyor.
Surrey Üniversitesi Beslenme Bölümü Doçenti Dr.
Adam Collins, GLP-1 grubu ilaçların her ne kadar “mucize zayıflama iğneleri” olarak lanse edilse de uzun vadede sürdürülebilirlik sorunları barındırdığını vurguluyor.
Uzman isme göre, kullanıcıların bu ilaçları bırakmasının arkasında birçok neden bulunuyor. “İnsanlar GLP-1 ilaçlarını birçok nedenle bırakıyor” diyen Collins, bu nedenleri şu şekilde sıralıyor: yüksek maliyetler, yan etkiler, uzun vadeli kullanım konusundaki belirsizlikler ya da hedeflenen kiloya ulaşıldığı düşüncesi.Ancak asıl sorunun, ilaç bırakıldıktan sonra başladığını belirten Collins, giderek artan sayıda insanın bu enjeksiyonların etkilerinden kurtulmanın ya da bu etkileri beslenme yoluyla dengelemenin yollarını aradığını ifade ediyor.
Dr.
Adam Collins’e göre, neredeyse tüm kilo verme yöntemlerinde ortak bir risk bulunuyor: verilen kilonun geri alınması. “Hemen hemen tüm kilo verme yöntemlerinin temel sorunu, verilen kilonun geri alınmasıdır” diyen Collins, GLP-1 ilaçlarının bu konuda istisna olmadığını hatta bazı açılardan daha riskli olabileceğini belirtiyor.
Uzun vadeli klinik çalışmaların, GLP-1 ilaçlarını bırakan kişilerin, verdikleri kilonun yarısından fazlasını kısa sürede geri aldığını gösterdiğine dikkat çeken Collins, bu durumun nedeninin ilaçların iştah hormonlarıyla olan güçlü etkileşimi olduğunu söylüyor: “Bu toparlanma, GLP-1 ilaçlarının iştah hormonlarıyla etkileşim biçimi nedeniyle, diğer diyet yöntemlerinden bile daha güçlü olabilir.” Uzman isim The Conversation’da kaleme aldığı kapsamlı analizinde, protein açısından zengin olan yumurtanın, GLP-1 tipi kilo verme ilaçlarını bırakma sürecinde ortaya çıkan iştah artışı ve kilo geri kazanımını azaltmada etkili olabileceğini belirtiyor.Dr.
Adam Collins, “İster GLP-1 ilaçlarını kullanmaya devam ediyor olun, ister dozu azaltıyor olun, ister tamamen bırakıyor olun; dikkate almaya değer şaşırtıcı derecede basit bir seçenek var: yumurta” diyor.
Yumurtanın besin değerine dikkat çeken Collins, bu gıdanın doğal olarak son derece besleyici olduğunu, kas gelişimi ve korunması için gerekli olan tüm temel amino asitleri içeren yüksek kaliteli protein sunduğunu belirtiyor.
Bunun yanı sıra yumurtanın D vitamini başta olmak üzere çok sayıda mikro besin maddesi içerdiğini hatırlatıyor. “Ayrıca yumurta, en sürdürülebilir hayvansal protein kaynaklarından biri ve aynı zamanda en uygun fiyatlı seçenekler arasında yer alıyor” diye ekliyor.
Dr.
Adam Collins’e göre yumurtayı bu bağlamda önemli kılan en temel özelliklerden biri, iştah üzerindeki güçlü etkisi.
Bilimsel araştırmaların, yumurta tüketiminin aşırı kilolu veya obez bireyler de dahil olmak üzere, insanların daha uzun süre tok hissetmesine yardımcı olduğunu defalarca ortaya koyduğunu belirten Collins, bunun sonucunda sonraki öğünlerde daha az kalori alındığını ifade ediyor.
Bu etkinin arkasındaki biyolojik mekanizmaya da değinen Collins, yumurtada bulunan proteinin, vücudun kendi GLP-1 hormonunun salınımını tetiklediğini ve aynı zamanda açlık hormonu olarak bilinen ghrelin seviyelerini baskıladığını söylüyor.
Bu nedenle ünlü doktor, “Bu anlamda yumurtalar bir ilaçtan ziyade doğal bir GLP-1 agonisti gibi davranıyor” diyerek yumurtanın kilo kontrolündeki potansiyel rolünü özetliyor.
GLP-1 enjeksiyonlarıyla kilo veren kişilerde sıkça görülen sorunlardan biri de yalnızca yağ değil, aynı zamanda kas kütlesinin de kaybedilmesi.
Bu durum, yetersiz protein alımıyla doğrudan ilişkilendiriliyor.
Dr.
Collins, araştırmaların vücut ağırlığının kilogramı başına yaklaşık 1 gram veya daha fazla protein alımının, kas kütlesinin korunmasıyla güçlü biçimde ilişkili olduğunu gösterdiğini belirtiyor: “Yumurta, özellikle büyük öğünlerin cazip gelmediği dönemlerde, bu protein hedeflerine ulaşmak için pratik ve porsiyon kontrolü sağlayan bir yol sunar.” Ortalama bir bireyin yılda yaklaşık 200 yumurta tükettiği belirtiliyor.
Bu miktar, yaklaşık olarak iki günde bir yumurtaya denk geliyor.
Bu rakama, yemeklerde ve fırınlama işlemlerinde kullanılan yumurtalar da dahil.
Ancak yumurta, popülerliğine rağmen yıllar boyunca çeşitli tartışmaların odağında yer aldı.
Yüksek kolesterol içeriği nedeniyle kalp hastalığı riskini artırdığı, kalp ritmini olumsuz etkilediği ve geçmişte salmonella riski taşıdığı yönündeki iddialar sıkça gündeme geldi.
Buna karşın Harvard Health tarafından paylaşılan güncel değerlendirmeler, çoğu insan için günde bir yumurta tüketmenin güvenli olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre asıl önemli olan, yumurtanın yanında tüketilen diğer gıdalar.
Dr.
Adam Collins, yumurtanın etkilerinin doğru besin kombinasyonlarıyla daha da artırılabileceğini belirtiyor. “Yumurta, tam tahıllı ekmek gibi lif açısından zengin gıdalarla birleştirildiğinde etki daha da artar” diyen Collins, bu kombinasyonun GLP-1 salınımını daha fazla artırdığını ve ek sağlık faydaları sunduğunu ifade ediyor.
Yumurtanın yalnızca protein kaynağı olmadığını vurgulayan Collins, özellikle D vitamini açısından önemine dikkat çekiyor.
İngiltere nüfusunun büyük bir bölümünün, özellikle kış aylarında, düşük D vitamini alımı riski altında olduğunu belirtiyor.D vitamini, vücudun güneş ışığı yoluyla ürettiği ancak besinlerle de alınabilen temel bir vitamin.
Eksikliği; bağışıklık sorunları, kemik sağlığında bozulma ve hatta mevsimsel duygusal bozukluk gibi problemlerle ilişkilendiriliyor.
Collins ayrıca, 2025 tarihli bir çalışmaya atıfta bulunarak, kilo verme ilaçları kullanan bireylerde yalnızca D vitamini değil; kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum ve A, C, E, K vitaminleri gibi birçok besin öğesinde de eksiklikler görülebildiğini söylüyor.
Özellikle obez bireylerde E vitamini, selenyum ve çinko gibi mikro besin eksikliklerinin zaten yaygın olduğuna dikkat çekiliyor.Daily Mail’in “Egg-zempic!
How eating eggs can help you quit weight loss jabs, by a top professor of nutrition” başlıklı haberinden derlenmiştir.