Haber Detayı

Uzaylılarla anlaşmanın anahtarı, arılarda mı gizli?
Güncel chip.com.tr
15/01/2026 07:07 (1 saat önce)

Uzaylılarla anlaşmanın anahtarı, arılarda mı gizli?

Bilim insanları, bambaşka bir dünyadan gelen bir türle nasıl konuşacağımızı araştırırken şaşırtıcı bir sonuca ulaştı. Evrimsel olarak bizden çok farklı olan arıların matematik yeteneği, galaksiler arası iletişimin "evrensel dilini" kanıtlıyor olabilir.

Günün birinde derin uzaydan bir sinyal alırsak veya başka bir gezegende akıllı yaşamla karşılaşırsak, onlarla nasıl anlaşacağız?

Aramızda ortak bir kelime, benzer bir kültür ya da aynı biyolojik yapı olmadan kurulacak ilk temas, bilim kurgu filmlerindeki kadar kolay olmayabilir.Avustralyalı bir grup bilim insanı, uzaylılarla iletişim kurmanın anahtarını gökyüzünde değil, burnumuzun dibinde, bahçelerimizdeki minik bal arılarında bulabileceğimizi söylüyor.

Birbirinden tamamen farklı iki canlı türünün ortak bir paydada buluşup buluşamayacağı sorusu, arıların matematik yetenekleri sayesinde yeni bir boyut kazandı.Altı bacağı, beş gözü ve bizden tamamen farklı bir sosyal yapısı olan bal arıları, aslında Dünya’daki “en uzaylı” canlılar arasında yer alıyor.

İnsanlar ve arılar, evrimsel süreçte yaklaşık 600 milyon yıl önce yollarını ayırdı.

Bu devasa zaman dilimi; bambaşka beyin yapıları, fizyolojiler ve yaşam biçimleri ortaya çıkardı.

Ancak Monash Üniversitesi'nden Dr.

Adrian Dyer ve ekibinin yaptığı araştırmalar, bu uçuruma rağmen arıların ve insanların çok temel bir ortak noktada birleştiğini gösteriyor: Matematiksel düşünme yeteneği.Doğanın evrensel dili: sayılarArılar üzerinde yapılan deneyler, bu küçük canlıların sadece çiçeklerin yerini bulmakla kalmadığını, karmaşık aritmetik işlemleri de kavrayabildiğini kanıtlıyor.

Şekerli su ödülüyle yapılan testlerde arılar; toplama ve çıkarma yapabiliyor, sayıları tek veya çift olarak gruplandırabiliyor ve hatta “sıfır” kavramının ne anlama geldiğini anlayabiliyor.

En etkileyici olanı ise, tıpkı bizim rakamları öğrendiğimiz gibi, soyut sembolleri sayılarla ilişkilendirme becerisi sergilemeleri.

Bu keşif, matematiğin sadece insan zihnine özgü bir icat değil, evrensel bir gerçeklik olduğu teorisini güçlendiriyor.Eğer 600 milyon yıl önce ayrılmış ve minicik bir beyne sahip olan bal arısı ile bir insan aynı matematiksel mantığı paylaşabiliyorsa, evrenin başka bir köşesindeki akıllı bir türün de benzer bir sistem kurmuş olması oldukça muhtemel.

Uzaydaki en yakın yıldıza gönderilen bir mesajın cevabını almanın en az 10 yıl süreceği düşünülürse, sıfırdan bir dil öğrenmek imkansız.

Bu yüzden bilim insanları, iletişimde ikili kodlar (binary) ve temel matematiksel semboller üzerinden ilerlemenin en mantıklı yol olduğu fikrinde birleşiyor.Tıpkı 1970'lerde uzaya gönderilen Voyager altın plaklarında olduğu gibi, sayılar ve atom numaraları galaksiler arası ilk “merhaba”nın temelini oluşturacak gibi duruyor.

İlgili Sitenin Haberleri