Haber Detayı
Polonya, Grönland konusunun NATO içinde ayrışma yaratmaması için çalışacak
Polonya Başbakan Yardımcısı Radoslaw Sikorski, ABD Başkanı Trump'ın Grönland ile ilgili açıklamalarının NATO içindeki birlikteliği tehdit edebileceğini belirtti ve bu ayrışmayı önlemek için gerekli adımları atacaklarını vurguladı.
Polonya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'a yönelik açıklamalarını değerlendirerek, NATO içinde bir ayrışmayı önlemek için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.Polonya'nın PAP haber ajansının haberine göre, Sikorski, ülkesinin ulusal radyosuna verdiği röportajda, ABD Başkanı Trump'ın Grönland'a yönelik söylemleriyle ilgili konuştu.ABD'nin Grönland'da 2.
Dünya Savaşı sırasında 15 bin askerinin konuşlu olduğunu, halihazırda yaklaşık 150 askerinin bulunduğunu belirten Sikorski, isterlerse bu sayıyı artırabileceklerini vurguladı.Sikorski, Rusya ya da Çin'in Grönland'a tehdit oluşturması halinde NATO müttefiklerinin ortak tatbikatlar düzenleyerek bu riski azaltabileceğini ifade etti.NATO'nun ABD olmadan temel askeri kabiliyetlerinden yoksun kalacağına işaret eden Sikorski, "Dolayısıyla böyle bir ayrışmayı önlemek için elimizden gelen her şeyi yapacağız." dedi.Sikorski, ABD'nin Polonya için vazgeçilmez bir müttefik ancak Danimarka'nın da Baltık bölgesinde kritik bir müttefik olduğunu kaydetti.Trump'ın Grönland söylemleriABD Başkanı Trump, bugün yaptığı sosyal medya paylaşımında, ülkesinin Grönland'ı alması halinde NATO'nun daha güçlü ve etkili olacağını öne sürmüştü.Trump, daha önce de Grönland ile ilgili sorulara, "Grönland'ı almazsak, Rusya veya Çin alacak.
Ben başkan olduğum sürece bu olmayacak.
Askeri varlık yeterli değil.
Mülkiyete sahip olmanız gerekiyor." ifadelerini kullanmıştı.Çin ve Rusya'ya ait denizaltı ve diğer savaş gemilerinin Grönland çevresinde varlık gösterdiğini belirten Trump, buna müsaade etmeyeceklerini, "bir şekilde Grönland'ı alacaklarını" söylemişti.Danimarka'ya bağlı özerk bölge olan Grönland ise daha önce ABD tarafından gelen ve egemenliğin devredilmesini de içeren yaklaşımları reddetmişti.