Haber Detayı
Kesk'ten Hakim Aslı Kahraman'a Yönelik Silahlı Saldırıya Tepki: "Her Gecikme ve İhmal Yeni Bir Saldırıya Z...
KESK, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde bir hakime yönelik silahlı saldırı sonrasında kadına yönelik şiddetin önlenmesi için acil önlemler alınması ve İstanbul Sözleşmesi'ne dönülmesi gerektiğini belirtti.
(ANKARA)- Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde görevli hakim Aslı Kahraman'ın odasında savcı Muhammet Çağatay Kılıçarslan tarafından silahlı saldırıya uğramasına ilişkin "Her gecikme ve ihmal yeni bir saldırıya zemin hazırlamaktadır.
Bu nedenle bir an önce İstanbul Sözleşmesi'ne dönülmeli, ILO'nun işyerinde şiddeti önlemeye yönelik standartları düzenleyen 190 sayılı Sözleşmesi'ne taraf olunmalıdır" açıklamasını yaptı.KESK, savcı Muhammet Çağatay Kılıçarslan'ın hakim Aslı Kahraman'a silahlı saldırısına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, şunlar kaydedildi: "İşyerlerinde, sokaklarda, evlerde kadına yönelik şiddet sürüyor.
Hükümet ise önlem almıyor, koruyucu ve önleyici tedbirleri hayata geçirmiyor.Bugün de İstanbul Adliyesi'nde görevli bir hakimin, meslektaşının silahlı saldırısına uğradığını öğrendik.
Kadına yönelik şiddet vakalarının hiçbirinin münferit olmadığının, bu cinsiyetçi saldırının sorumluluğunun yalnızca failiyle sınırlı olmadığının altını çiziyoruz.Adaleti sağlamakla ve bu konuda sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlü bir savcının fail olduğu bu üzücü olay; sistemik bir sorunun ve liyakatsizliğin nelere yol açtığını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Önlem alınmadığı, ilgili araç ve mekanizmalar hayata geçirilmediği, cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik politikalar üretilmediği sürece cinsiyetçi saldırıların önünü almanın mümkün olmadığını hatırlatıyoruz.Defalarca uyardığımız gibi: Her gecikme ve ihmal yeni bir saldırıya zemin hazırlamaktadır.
Bu nedenle bir an önce İstanbul Sözleşmesi'ne dönülmeli, ILO'nun işyerinde şiddeti önlemeye yönelik standartları düzenleyen 190 sayılı Sözleşmesi'ne taraf olunmalıdır.Devletin tüm aygıtları ve yargı, kadına yönelik şiddeti önlemek ve ortadan kaldırmakla yükümlüdür.
Yaşam hakkını korumak ve şiddetin her türünü ortadan kaldırmak anayasal bir görevdir. 6284 sayılı Kanun'un gereği derhal ve eksiksiz yerine getirilmelidir.
Koruma kararları kağıt üzerinde kalmamalıdır.
Şiddet failleri hakkında erteleme, indirim ve iyi hal uygulamalarıyla sürdürülen cezasızlık politikasına son verilmelidir."