Haber Detayı

Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay'dan 'karne' tepkisi: Eğitim belgeleri iktidar propagandasına dönüştürülmektedir
Eğitim cumhuriyet.com.tr
14/01/2026 15:37 (1 saat önce)

Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay'dan 'karne' tepkisi: Eğitim belgeleri iktidar propagandasına dönüştürülmektedir

Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, karne yerine Öğrenci Gelişim Raporu verilmesine tepki göstererek, Bu uygulama, pedagojik temeli olmayan ideolojik bir dayatmanın ürünüdür. Ortada ne öğrencinin gelişimini bütüncül değerlendiren bir anlayış ne de eğitsel bir kazanım bulunmaktadır. Üstelik Bakanlığın örnek olarak gönderdiği formların arka kapaklarında da açıkça görüldüğü üzere, eğitim belgeleri iktidar propagandasına dönüştürülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu uygulamadan derhal vazgeçmeye ve karne uygulamasını sürdürmeye çağırıyoruz ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığı, 17 Ekim 2025 tarihinde Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapmış olduğu değişiklikle; okul öncesi eğitimde Beceri Edinim Raporu, ilkokullarda ise Gelişim Raporu isimli yeni bir ölçme-değerlendirme uygulamasını hayata geçirdi.

İlkokul öğrencilerine bu eğitim-öğretim yılından itibaren karne yerine Öğrenci Gelişim Raporu verilmeye başlandı.

Yeni uygulama kapsamında öğrencilere dağıtılan raporlarda, daha önce karnelerde yer alan Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafı, Gençliğe Hitabe, İstiklal Marşı ve Türk Bayrağının yerine AK Parti hükümetleri döneminde hayata geçirilen eğitim projeleri ve uygulamalarına yer verilmesi tepki çekti.

Duruma ilişkin yazılı açıklama yapan Eğitim-İş Sendikası Genel Başkanı Kadem Özbay, Öğrenci Gelişim Raporu'nu öğrenciyi etiketleyen, veliyi belirsizliğe sürükleyen ve öğretmeni angaryaya boğan bir rapor olarak nitelendirerek, şu değerlendirmelerde bulundu: UYGULAMA SÜREÇ ODAKLI DEĞİL, SONUÇ ODAKLIDIR Karne yerine 'Gelişim Raporu' uygulaması, öngörüldüğünün aksine öğrenciler üzerinde ciddi bir etiketlenme riski doğurmaktadır.

Örneğin, 2'nci sınıf Türkçe dersinde konuşma kazanımlarından birinin olumsuz işaretlenmesi; veliler açısından pedagojik bir eksiklik olarak değil, çocuğun psikolojik bir sorunu olduğu algısını yaratabilecektir.

Bu durum, öğrencinin gelişimini desteklemek yerine onu damgalayan bir sonuca yol açacaktır.

Gelişim Raporları, ölçme-değerlendirme belgesi olmaktan çok öğretmen, okul ve Bakanlığı ilgilendiren iç denetim evraklarıdır.

Her ders için onlarca kazanımın yer aldığı bu raporların, veli ve öğrenci tarafından anlaşılması mümkün değildir.

Bu nedenle uygulama, muhatapları açısından işlevsizdir ve öğretmenlere dayatılmaktadır.

Uygulama süreç odaklı değil, sonuç odaklıdır.

Raporların dönem ortasında ve sonunda verilmesi, bu belgelerin süreci izlemekten çok sonucu kayıt altına alan formlar olduğunu göstermektedir.

Bazı kazanımların sürekli puanlanması pedagojik açıdan anlamlı değildir.

Öğrencinin sınıf içinde söz alma, konuşma gibi becerileri uzun bir zaman içinde gelişir.

Bu alanların sürekli işaretlenmesi, öğretmeni gerçekçi olmayan değerlendirmelere zorlayacaktır.

Uygulama öğretmen için açık bir angaryadır.

Yalnızca 2'nci sınıf Türkçe dersinde bir öğretmenin, her öğrenci için 87 kazanımı işaretlemesi gerekmektedir. 35 kişilik bir sınıfta bu, 3 bin 45 işaretleme anlamına gelmektedir.

Üçüncü sınıfta bu sayı 9 bin 135’e çıkmaktadır.

Diğer derslerle birlikte düşünüldüğünde bu durum, öğretmenin günler süren bir bürokratik yük altında bırakılması demektir.

Öğretmenin zamanı ve emeği, öğrencinin öğrenmesini desteklemek yerine evrak doldurmaya harcanmaktadır.

Karnelerin aileler açısından çocukların eğitim hayatına dair süreci kayıt altına alan, hafıza niteliği taşıyan belgeler olduğunu dile getiren Özbay, yeni uygulamanın veliler açısından kafa karışıklığı yaratacağını vurguladı.

Özbay, şunları kaydetti: Raporların uzunluğu ve basım maliyeti okullara ek yük getirmektedir.

Bakanlık tarafından karşılanmayacak bu maliyetin okul yönetimleri üzerinden velilere yansıtılması kaçınılmazdır.

Öğretmenler ise asli görevlerinden uzaklaştırılarak adeta bir 'fotokopi–evrak' memuru konumuna itilmektedir.

Karne geleneğinin ortadan kaldırılarak 'Gelişim Raporu' adı altında anlamsız bir veri yığınına dönüştürülmesi, öğrencinin yararına değildir.

Bu uygulama, 'maarif modeli' adı altında sunulan; ancak pedagojik temeli olmayan ideolojik bir dayatmanın ürünüdür.

Ortada ne öğrencinin gelişimini bütüncül değerlendiren bir anlayış ne de eğitsel bir kazanım bulunmaktadır.

Üstelik Bakanlığın örnek olarak gönderdiği formların arka kapaklarında da açıkça görüldüğü üzere, eğitim belgeleri iktidar propagandasına dönüştürülmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu uygulamadan derhal vazgeçmeye ve karne uygulamasını sürdürmeye çağırıyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri