Haber Detayı

Kanser hastası çift kendi evine taşınamıyor: Kiracıdan 'benim de bir hayatım var' yanıtı
Günün i̇çinden nefes.com.tr
14/01/2026 11:46 (2 saat önce)

Kanser hastası çift kendi evine taşınamıyor: Kiracıdan 'benim de bir hayatım var' yanıtı

Antalya’da kanser hastası ve yüzde 90’ın üzerinde engelli raporu bulunan çift, asansörlü evlerine taşınmak isterken kiracıyla yaşadıkları anlaşmazlık nedeniyle 2 yıldır hukuk mücadelesi veriyor.

Antalya'da yaşayan emekli Hilmi-Nuray Günay çifti, 2020 yılında Muratpaşa ilçesi Yeşilbahçe Mahallesi'nden aldıkları evlerini kiraya verdi.Taraflar arasında 2 yıllık kira sözleşmesi imzalanırken, kiracının talebi sonrası sözleşme 1 yıl daha uzatıldı.Uzatılan sürenin sona ermesinin ardından Günay çifti, sağlık durumları nedeniyle kendi evlerine taşınmak istedi.

İddiaya göre; kiracıları R.Ö., önce çıkmak için süre istedi ardından evi boşaltmak istemediğini söyleyerek, kira artırımı talebinde bulundu.Çift, sağlık sorunlarının ilerlemesiyle asansörlü evlerine taşınmaları gerektiğini belirtti.

Günay çifti ile kiracıları anlaşamayınca süreç yargıya taşındı.

Taraflar arasındaki hukuki süreç, 2 yıldır devam ediyor.'MERDİVEN ÇIKMAK BENİM İÇİN ÇOK GÜÇ'Sağlık sorunları nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini belirten Hilmi Günay, "2024 yılında yapılan muayeneler sonucunda kanser olduğum ortaya çıktı.

Kemoterapi ve radyoterapi tedavileri gördüm, ameliyat oldum.

Ameliyat sonrası halen yürümekte zorlanıyorum, merdiven çıkmak benim için çok güç.

Eşim de ciddi sağlık sorunları yaşıyor.

İkimiz de engelliyiz.

Benim engel oranım yüzde 92, eşimin yüzde 96.

Yaklaşık 6 yıl önce Yeşilbahçe Mahallesi'nde evimizi satın aldık.

Maddi durumumuz bozulunca evi kiraya verdik.

İlk olarak 2 yıllık kira sözleşmesi yaptık, daha sonra kiracının talebiyle 1 yıl daha uzattık. 2024 yılında sağlık sorunlarım nedeniyle kiracıya durumumu anlattım ve ameliyat olacağımı, kendi ihtiyacım için evi boşaltmasını rica ettim.

Kiracı başlangıçta 'Boşaltabilirim' dedi ancak boşaltmadı" dedi.'OĞLUMUN EVİNE TAŞINMAK ZORUNDA KALDIM'Yıllardır çocuklarının yanında yaşadıklarını ifade eden Hilmi Günay, "Ameliyat sonrası kendi evimde kalamadığım için oğlumun evine taşınmak zorunda kaldım ve halen oradayım.

Bazen çok zorlandığımızda, tansiyon ve sağlık sorunları nedeniyle kısa süreli aile apartmanımıza gidip, birkaç gün kalıyor sonra tekrar oğlumun yanına dönüyoruz.

Şu anda bulunduğumuz evde asansör yok ve doğal gaz da bulunmuyor.

Oysa kiraya verdiğimiz ev, asansörlü ve doğal gazı var.

Sağlık durumum ve eşimin durumu nedeniyle asansörlü evde yaşamamız gerekiyor.

Yaklaşık 2 yıla yakın süredir bu nedenle kiracımız ile dava süreci devam ediyor.

Benim amacım, kesinlikle kira artırmak ya da kiracıyı bu sebeple çıkarmak değil.

Zaten kira artışı talep etmiyorum, yalnızca devletin belirlediği yasal artış oranı uygulanmaktadır" diye konuştu.'TEK İSTEĞİMİZ, EVİMİZİN BOŞALTILMASI'Yaşının ilerlediğini belirten Günay, "Tek talebim, konut ihtiyacım nedeniyle evime taşınabilmek.

Sağlık durumumuz ortada.

Hayatımızın kalan kısmını kendi evimizde, insanca ve sağlık koşullarımıza uygun şekilde geçirmek istiyoruz.

Tek isteğimiz, evimizin boşaltılması ve artık kendi evimizde oturabilmemiz" dedi.'1,5 AY BOYUNCA AYAĞIMIN ÜZERİNE BASAMADIM'Pandemi döneminde böbreklerinden rahatsızlandığını belirten ve yıllardır diyaliz tedavisi gördüğünü anlatan Nuray Günay ise "Bu durum yaklaşık 5 yıldır devam ediyor.

Zaman zaman komaya girme noktasına gelecek kadar ağır sağlık sorunları yaşadım.

Geçen yıl ayrıca göğüs kanseri teşhisi konuldu.

Ameliyat oldum ve radyoterapi tedavisi aldım.

Tedavi sürecinde yaklaşık 1,5 ay ayağımın üzerine basamadım, koltuk değnekleriyle ve insanların yardımıyla hareket edebildim.

Şu anda da yürüme güçlüğü çekiyorum.

Bu sağlık durumlarım nedeniyle asansörlü bir evde yaşamam zorunlu hale geldi" diye konuştu.'İHTARNAME GÖNDERMEK ZORUNDA KALDIK'Kiracıları ile anlaşamayınca hukuki süreç başlatmak zorunda kaldıklarını belirten Günay, "Evimizi alabilmek için 5 yıllık kredi çektim.

Kredi borcumu ödeyebilmek için maaşımı bu borca ayırdım.

Yemedim, içmedim, tüm imkanlarımı zorlayarak borçlarımı ödedim.

Amacım; borcu bitirip, kendi evimde oturabilmekti.

Satın aldıktan sonra evin ilk sahibi kısa süreliğine oturdu, daha sonra evi boşalttı.

Maddi imkansızlıklar nedeniyle kiraya verdim.

Kiracıyı seçerken maaşı düzenli, sorun çıkarmayacağını düşünerek bir pilota kiraladık.

Sözleşmesi bitince çıkmasını istedik. 'Bu sürede kendime ev alacağım' dedi.

İyi niyetle oturmasını kabul ettik.

Üçüncü yılın sonunda artık evime taşınmak istediğimi bildirdim.

Çeşitli sebeplerle haziran ayına kadar süre verdik, yine sonuç alamadık.

İhtarname göndermek zorunda kaldık ve hukuki süreci başlattık" dedi.'MERDİVENLERİ ÇIKAMIYORUM'Nuray Günay, "Kiracıya hem benim hem de eşimin ciddi sağlık sorunları olduğunu, eşimin bağırsak ameliyatı geçirdiğini, asansörsüz ve kalorifersiz evde yaşayamadığımızı açıkça anlattık.

Buna rağmen bana 'Kiraya git' gibi son derece kırıcı ve kabul edilemez bir ifade kullanıldı.

Mahkeme süreci de aylarca uzadı.

Oysa benim zamanım yok.

Adım atmakta zorlanıyorum, yürüme engelli raporum var.

Sadece bir klima ile kışı geçirmeye çalışıyorum.

Merdivenleri çıkamıyorum, en basit ihtiyaçlarım için başkalarının yardımına muhtaç durumdayım.

Bu şekilde sürünerek yaşamak zorunda kalmak beni hem fiziksel hem psikolojik olarak tüketti.

Kalan ömrümü insan onuruna yakışır, sağlık koşullarıma uygun şekilde geçirmek istiyorum.

Ne kadar yaşayacağım belli değil. 3 gün bile olsa kendi evimde, biraz olsun rahat etmek istiyorum.

Yetkililerden ve adaletten hakkımın korunmasını talep ediyorum" diye konuştu.KİRACI: BENİM DE BİR HAYATIM VARGünay çiftinin kiracısı R.Ö. ise "Evi ilk kiraladığımda tadilat yapacağımı belirterek, 25 bin lira harcama yaptım.

O zamanın fiyatıyla kiramın 10 katı bir harcamaydı.

İlk olarak 2020 yılı Mayıs ayında ev sahipleri beni arayarak, evi kendilerinin kullanmak istediklerini söyleyip, evden çıkmamı talep ettiler.

Ben de sonbahara kadar beklemelerini rica ettim.

O dönemde kiram 2 bin 500 liraydı ve çevreye göre düşük kaldığını düşünerek, kiranın artırılmasını teklif ettim.

Eylül ayında yeniden evden çıkmam istendi.

Ben de 'Sorun kira ise artırayım, oturmaya devam edeyim' dedim.

Yıllık peşin ödeme yapmayı teklif ederek, aylık 8 bin lira üzerinden anlaşmak istedim, kabul ettiler.

Birkaç ay sonra tekrar arayıp, 'Kiranı geri verelim, biz eve taşınacağız' dediler.

Ben de kiranın peşin ödendiğini söyleyerek, bunu kabul etmedim.

Aramızda böyle sürtüşme yaşandı.

Ancak bu noktadan sonra konu inatlaşmaya dönüştü.

Ben de yasal haklarımı kullanacağımı söyledim.

Bu süreçte 4 kez kapıma geldiler.

Çelişkili beyanlar nedeniyle artık bu gerekçelere inanmıyorum.

Benim de bir hayatım var.

İyi niyet göstererek, kira artışını teklif ettim ve ev sahiplerine yardımcı oldum" dedi.

İlgili Sitenin Haberleri