Haber Detayı
Uzmanlara göre, ABD'nin batı yarım küredeki "agresif" yaklaşımı Çin ve Rusya ile rekabetine yansıyabilir
Uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Venezuela müdahalesinin ardından batı yarım kürede "agresif" olarak nitelendirilen yaklaşımının hem Amerika kıtasında hem de Asya'da Çin ve Rusya ile rekabetine yansımaları olacağını değerlendiriyor.
Uzmanlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Venezuela müdahalesinin ardından batı yarım kürede "agresif" olarak nitelendirilen yaklaşımının hem Amerika kıtasında hem de Asya'da Çin ve Rusya ile rekabetine yansımaları olacağını değerlendiriyor.ABD, askeri müdahaleyle Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoymasının ardından batı yarım kürede de Washington'un hakimiyetinin sorgulanmayacağını savunuyor.ABD'nin batı yarım küreye ilişkin "liderlik" politikasında "Monroe Doktrini"ne atıf yapılırken, Trump yönetiminin "Donroe Doktrini" ile bunun ötesine geçtiği ifade ediliyor.AA muhabirine konuşan uzmanlar, Washington'un Amerika kıtasındaki yeni "agresif" yaklaşımının, Çin ve Rusya ile ilişkilere etkisini ele aldı."Tek taraflı güç" mantığı diğer ülkelere örnek olabilirİsveç Uppsala Üniversitesi Barış ve Çatışma Araştırmaları Bölümü Başkanı Prof.
Dr.
Ashok Swain, batı yarım küredeki daha "agresif" yaklaşımının Washington'ı, daha fazla unsurla karşı karşıya bırakacağını, ayrıca kurallar veya diplomasiyle daha az sınırlandırılmış hale getireceğini, bunun ABD'nin Asya politikasına yansımalarının olabileceğini söyledi.Swain, "ABD kendi çevresinde tek taraflı güç kullanmaya istekli olduğunu gösterdiğinde Çin ve Rusya gibi ülkeler aynı mantığın Asya dahil olmak üzere başka yerlerde de geçerli olduğunu varsayacaklardır." ifadelerini kullandı.Pekin'in, Venezuela müdahalesini, "gücün hukuktan daha önemli olduğunun kanıtı" olarak göreceği yorumunu yapan Swain, böylelikle Çin'in de Güney Çin Denizi ve Tayvan'a ilişkin iddialarında kendisini daha haklı hissedebileceği değerlendirmesinde bulundu.Swain, Rusya'nın ise mevcut durumu "Batı'nın kurallar hakkındaki söylemlerinin seçici olduğunun teyidi olarak" okuyacağını aktardı."Bölgesel hoşnutsuzluğu ve istikrarsızlığı körükleyebilir"ABD'nin diğer bölgelerde egemenliğe ve uluslararası hukuka saygıyı zayıflatmasının, Tayvan'ın özel korumayı hak ettiğine ilişkin görüşünü zayıflatacağını savunan Swain, "ABD, özellikle mevcut rekabet ve şüphe ortamında, Güney Amerika'daki Çin ve Rus etkisine karşı daha sert bir yaklaşım benimseyebilir." diye konuştu.Swain, ABD'nin Güney Amerika'da muhtemelen daha güçlü yaptırımlar, siyasi baskı ve Pekin veya Moskova'ya yakın görülen hükümetlere karşı gizli veya dolaylı eylemleri olabileceği değerlendirmesinde bulundu.Ancak böyle bir stratejinin de kolaylıkla ters tepebileceğine işarat eden Swain, "ABD'nin sert bir şekilde dahil olması, Latin Amerika ülkelerini Çin ve Rusya'dan uzaklaştırmak yerine onlara daha da yaklaştırabilir ve aynı zamanda bölgesel hoşnutsuzluğu ve istikrarsızlığı körükleyebilir." dedi.ABD'nin yeni yaklaşımı, Asya'dan geri çekilmeye işaret etmiyorABD'nin batı yarım küredeki yeni politikasına ilişkin konuşan King's College London'da siyaset bilimci Dr.
Walter C.
Ladwig de "Trump yönetiminin ülke ve batı yarım küre güvenliğine vurgusu, ABD'nin güçlü duruşunun öncelikle yurt içinde dirençli olması gerektiği, ancak bundan sonra yurt dışında güvenilirliğini koruyabileceği varsayımına dayanıyor gibi görünüyor." ifadesini kullandı.Ladwig, böyle yorumlandığında, bu yaklaşımın Asya'dan geri çekilmeye işaret etmediği ancak Asya'ya yönelik olarak kaynaklar, güç dizaynı ve ilgide dengelemenin ima edildiğini dile getirdi.Pekin'in bakış açısından bu durumun, ABD stratejik üssünün (batı yarım küre) güçlenmesi veya Çin'in çevresine yakın bölgelerde risk alma isteğinin azalması olarak yorumlanabileceği tahmininde bulunan Ladwig, Rusya için ise asimetrik eylemlerin, ABD'nin odağını yeniden iç ve batı yarım kürede savunmaya çekebilmesi açısından hala önemli olduğunu vurguladı.Ladwig, "Hindistan için sonuçlar büyük ölçüde dolaylı.
Yeni Delhi muhtemelen, Washington'ın dikkatini başka yerlere tahsis ederken Hint-Pasifik'te güvenilir bir bağlılık sürdürüp sürdüremeyeceğini değerlendirecek." ifadelerini kullandı.ABD'nin batı yarım küredeki Çin ve Rus etkisine yönelik muhtemel adımlarıGüney Amerika'daki Çin ve Rusya etkisinin açıkça askeri olmaktan ziyade çoğunlukla ticari ve siyasi olduğunu kaydeden Ladwig, ABD'nin bölgede kritik altyapı projelerinin incelenmesi, hassas teknoloji transferinin kontrolü ve istihbarat iş birliğinin genişletilmesi gibi seçici önlemlere odaklanabileceği yorumunda bulundu.Ladwig, ABD'nin Güney Amerika'daki Çin ve Rus etkisine karşı muhtemel politikasını ilişkin, "(ABD) Yönetim daha sert bir duruş sergilemeye daha açık görünüyor ancak bu mutlaka tek tip bir çatışmacı politika anlamına gelmiyor." dedi.Yeni Delhi merkezli Observer Research Vakfının (ORF) kıdemli üyesi Manoj Joshi ise yeni dönemde ABD'nin, Çin ve Rusya'nın Güney Amerika'daki etkisine karşı daha sert politika benimseyebileceğini aktardı.Joshi, ABD'nin Ulusal Güvenlik Stratejisi'nde kendisini batı yarım kürede "ana güç" olarak gördüğünü ve "dış güçlerin" orada varlık sahibi veya etkileri olmasını istemediğini açıkça belirttiği değerlendirmesinde bulundu.